Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), Yemen'de devam eden çatışmalar nedeniyle son aylarda 71 binden fazla çocuğun yerinden edildiğini ve ülkedeki yetersiz beslenme krizinin derinleştiğini bildirdi. UNICEF'in son haftalarda taradığı yaklaşık 2 bin 900 çocuğun dörtte birinden fazlasında akut yetersiz beslenme tespit edildi. Bu veriler, Yemen'deki insani felaketin çocuklar üzerindeki yıkıcı etkisini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Yemen'deki İnsani Krizin Arka Planı
Yemen, 2014 yılından bu yana Husiler ile Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon destekli hükümet güçleri arasında devam eden çatışmalara sahne oluyor. Savaş, ülkenin altyapısını büyük ölçüde tahrip etti; sağlık sistemi, su kaynakları ve gıda tedarik zincirleri çökmüş durumda. UNICEF'in açıklamasına göre, son haftalarda yapılan taramalarda incelenen 2 bin 900 çocuktan 750'den fazlası akut yetersiz beslenme ile karşı karşıya. Bu oran, ülke genelinde milyonlarca çocuğun acil yardıma ihtiyaç duyduğunu gösteriyor.
Yerinden edilme, özellikle kuzeydeki çatışma bölgelerinde yoğunlaşıyor. Aileler, evlerini terk ederek daha güvenli olduğunu düşündükleri bölgelere sığınıyor ancak bu bölgelerde de temiz su, gıda ve sağlık hizmetlerine erişim son derece kısıtlı. UNICEF, yerinden edilen çocukların büyük bir kısmının kamplarda veya geçici barınaklarda yaşam mücadelesi verdiğini, buralarda salgın hastalık riskinin yüksek olduğunu vurguluyor.
Yetersiz beslenme, sadece açlık anlamına gelmiyor; bağışıklık sistemini zayıflatarak çocukları kolera, kızamık ve solunum yolu enfeksiyonları gibi hastalıklara karşı savunmasız bırakıyor. UNICEF, akut yetersiz beslenen çocukların hayatta kalması için acil terapötik gıda ve tıbbi müdahaleye ihtiyaç duyduğunu belirtiyor. Ancak çatışma koşulları ve finansman yetersizliği, yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasını zorlaştırıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yemen'deki insani kriz, sadece ülke içinde değil, bölge genelinde istikrarsızlığı artırıyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi körfez ülkeleri, çatışmanın tarafları arasında yer alırken, İran da Husilere verdiği destekle krizin bir parçası olarak görülüyor. Bu durum, Yemen'i bölgesel bir vekalet savaşının merkezine dönüştürmüş durumda. Krizin uzaması, Kızıldeniz'deki güvenlik risklerini de artırıyor; Husilerin deniz ticaretine yönelik saldırıları, küresel deniz taşımacılığını tehdit ediyor.
Birleşmiş Milletler, Yemen için düzenlediği yardım konferanslarında her yıl milyarlarca dolar toplamaya çalışsa da, bağışlar ihtiyacın altında kalıyor. 2023 yılında yapılan çağrıda istenen 4,3 milyar doların sadece yarısından azı toplanabildi. Bu finansman açığı, UNICEF gibi kuruluşların sahadaki operasyonlarını kısıtlamasına neden oluyor. Ayrıca, çatışma taraflarının yardım konvoylarına izin vermemesi veya güvenlik endişeleri, insani erişimi engelliyor.
Uluslararası toplum, Yemen'deki çocukların durumuna dikkat çekmek için çeşitli girişimlerde bulunsa da, kalıcı bir çözüm için siyasi diyalog ve ateşkes sağlanamadı. UNICEF'in raporu, savaşın en savunmasız kurbanlarının çocuklar olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Yetersiz beslenme ve yerinden edilme, çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimini olumsuz etkileyerek, gelecek nesillerin potansiyelini yok ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yemen'deki insani kriz, Türkiye'nin bölgesel istikrar ve insani diplomasi açısından önemli gördüğü bir konu. Türkiye, Yemen'deki çatışmanın siyasi çözümünü desteklerken, insani yardım faaliyetlerine de katkı sağlıyor. Kızıldeniz'de artan güvenlik riskleri, Türkiye'nin deniz ticaret yollarının güvenliği açısından endişe verici. Ayrıca, Yemen'den kaynaklanan istikrarsızlık, bölgesel göç hareketlerini tetikleyerek Türkiye'yi dolaylı yoldan etkileyebilir. Türkiye, BM öncülüğündeki barış çabalarına destek vererek, bölgede istikrarın sağlanmasına katkı sunmayı hedefliyor.