Birleşmiş Milletler, Gazze Şeridi'nde yerinden edilmiş yaklaşık 950 bin kişinin sel riski orta ve yüksek düzeyde olan bölgelerde yaşadığını, bunların 400 binden fazlasının yüksek risk altında bulunduğunu açıkladı. BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) Salı günü yaptığı açıklamada, mevcut malzemelerin ihtiyaçların ancak bir kısmını karşılayabileceğini belirterek, kış aylarının yaklaşmasıyla birlikte durumun daha da kötüleşebileceği uyarısında bulundu.
İnsani krizin boyutları
Gazze'de aylardır süren çatışmalar nedeniyle nüfusun büyük bir kısmı evlerini terk etmek zorunda kaldı. BM verilerine göre, yerinden edilmiş 950 bin kişi, sel riski taşıyan bölgelerde, çoğunlukla çadır kentlerde veya hasarlı binalarda barınmaya çalışıyor. Bu bölgelerde altyapının büyük ölçüde tahrip olması, yağışlı havalarda su baskınlarını kaçınılmaz hale getiriyor. OCHA, sel riskinin özellikle dere yatakları ve düşük kotlu alanlarda yoğunlaştığını, buralarda yaşayan insanların tahliye edilebileceği güvenli bölgelerin bulunmadığını vurguladı.
Kış aylarında sıcaklıkların düşmesi ve yağışların artması, barınma koşullarını daha da zorlaştıracak. Yerinden edilmiş aileler, soğuktan korunmak için yeterli battaniye, giysi ve ısıtıcıya sahip değil. Ayrıca, hasarlı kanalizasyon sistemleri nedeniyle su kirliliği ve salgın hastalık riski de artıyor. BM, acil yardım çağrısında bulunarak, üye ülkelerden ek kaynak sağlamalarını istedi.
Uluslararası yardım çabaları ve engeller
BM ve ortakları, Gazze'ye insani yardım ulaştırmak için çaba sarf ediyor, ancak devam eden çatışmalar ve erişim kısıtlamaları nedeniyle yardımların dağıtımı büyük ölçüde aksıyor. Özellikle kuzey Gazze'ye erişim neredeyse imkânsız hale gelmiş durumda. OCHA, mevcut stokların sınırlı olduğunu ve önümüzdeki haftalarda daha fazla yağış beklenirken, çadır, branda, battaniye gibi temel malzemelerin tükenmek üzere olduğunu bildirdi. Uluslararası toplum, İsrail'in yardım girişlerini hızlandırması ve güvenli geçiş koridorları sağlaması için baskı yapıyor. Ancak siyasi belirsizlikler, insani yardım kuruluşlarının planlama yapmasını zorlaştırıyor.
Mısır ve Katar gibi arabulucu ülkeler, ateşkes müzakerelerinde ilerleme kaydedilmesi için çalışırken, insani yardım kuruluşları kış gelmeden önce malzemelerin ulaştırılması gerektiği konusunda uyarıyor. BM yetkilileri, aksi takdirde önlenebilir ölümlerin ve hastalıkların yaşanabileceğini belirtiyor. Bölgedeki sağlık tesisleri de büyük ölçüde hasar görmüş durumda ve salgın hastalıklarla başa çıkabilecek kapasiteden yoksun.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gazze'deki insani kriz, Türkiye'nin Orta Doğu politikasında öncelikli bir yer tutuyor. Türkiye, hem ikili hem de çok taraflı platformlarda Gazze'ye insani yardım ulaştırılması ve ateşkes sağlanması için aktif diplomasi yürütüyor. Kış koşullarının ağırlaştırdığı sel riski, Türkiye'nin bölgeye yönelik yardım çabalarını daha da kritik hale getiriyor. Ayrıca, Türkiye'nin insani yardım koridorlarının açılması ve yardımların kesintisiz ulaştırılması yönündeki çağrıları, uluslararası toplum nezdinde itibarını güçlendirebilir. Bununla birlikte, artan insani ihtiyaçlar, Türkiye'nin ekonomik ve lojistik kapasitesi üzerinde ek yük oluşturabilir. Bölgesel istikrarsızlık, Türkiye'nin güvenlik ve enerji politikalarını da dolaylı olarak etkileyebilir.