Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, barış gücü misyonlarında görev yapan askerlere yönelik saldırıların faillerinin adalet önüne çıkarılmasını garanti altına almak üzere yeni önlemler içeren bir kararı oybirliğiyle kabul etti. Karar, özellikle son yıllarda artan barış gücü personeli hedefli saldırılara karşı uluslararası toplumun caydırıcılık kapasitesini güçlendirmeyi amaçlıyor. BM barış gücü misyonları, dünya genelinde çatışma bölgelerinde istikrarın sağlanması ve sivil koruma açısından kritik bir rol oynarken, bu operasyonlarda görev yapan askerlere yönelik şiddet olayları hem misyonların etkinliğini tehdit ediyor hem de insani hukukun ihlalini oluşturuyor.
Kararın içeriği ve kapsamı
Konsey tarafından 27 Şubat 2025 tarihinde kabul edilen karar, barış gücü personeline karşı işlenen suçların soruşturulması ve kovuşturulması süreçlerinde BM üye devletlerine daha fazla sorumluluk yüklüyor. Karar, saldırı faillerinin tespiti, delil toplanması ve ulusal veya uluslararası mahkemelerde yargılanmasına yönelik iş birliği mekanizmalarını güçlendirmeyi hedefliyor. Ayrıca, BM Genel Sekreteri'nin bu konuda düzenli rapor hazırlaması ve konseyi bilgilendirmesi öngörülüyor. Konsey, barış gücü misyonlarının güvenliğini artırmak için teknolojik araçların kullanımını da teşvik ediyor.
Karar, özellikle Afrika'da faaliyet gösteren BM misyonlarına yönelik saldırıların ardından geldi. 2023'te Mali'de 10 barış gücü askerinin öldürülmesi, 2024'te ise Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde 6 askerin hayatını kaybetmesi, uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştı. BM verilerine göre, 2013-2024 döneminde 350'den fazla barış gücü personeli hayatını kaybetti. Karar, bu tür saldırıların savaş suçu veya insanlığa karşı suç kapsamına alınması yönündeki çağrıları da içeriyor. Ancak, kararın uygulanması üye devletlerin siyasi iradesine bağlı kalacak. Uzmanlar, bazı ülkelerin yargı sistemlerindeki zayıflıkların ve siyasi engellerin kovuşturmalar önünde ciddi engel teşkil ettiğine dikkat çekiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Karar, sadece barış gücü personelinin korunması açısından değil, aynı zamanda çatışma bölgelerinde hesap verebilirliğin sağlanması bakımından da sembolik bir öneme sahip. Afrika Birliği, kararı memnuniyetle karşılarken, uluslararası ceza yargısının bu tür suçlar için etkin şekilde devreye sokulması gerektiğini vurguladı. Özellikle Sahel bölgesinde artan cihatçı saldırılar, barış gücü misyonlarını daha kırılgan hale getiriyor. Çin ve Rusya gibi bazı GK üyeleri ise kararın ülke egemenliğine müdahale olarak yorumlanmaması gerektiği konusunda uyarılarda bulundu. Karar, aynı zamanda Avrupa Birliği ve diğer bölgesel örgütlerin de barış gücü operasyonlarına desteğini sürdürmesi yönünde bir işaret olarak değerlendiriliyor. Küresel ölçekte, bu kararın uygulanması, çok taraflı iş birliğinin etkinliğinin testi niteliğinde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, BM barış gücü misyonlarına tarihsel olarak aktif katkı sağlayan ülkeler arasında yer alıyor. Özellikle Kosova, Bosna Hersek, Lübnan ve Güney Sudan'da görev yapan Türk barış gücü askerleri, bu kararın doğrudan muhatabı konumunda. Kararın güçlü bir şekilde uygulanması, Türk askerlerinin güvenliğini artıracak ve olası saldırılara karşı caydırıcılık sağlayacaktır. Ayrıca, Türkiye'nin BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliği döneminde barış gücü personelinin korunması konusundaki duyarlılığı biliniyor. Bu karar, Türkiye'nin çok taraflı diplomatik platformlarda sürdürdüğü etkili rolü de pekiştiriyor. Bölgesel olarak, özellikle Afrika'da artan terör tehditleri karşısında BM misyonlarının güvenliği Türkiye'nin kıtadaki diplomatik ve ekonomik çıkarları açısından da önem taşıyor.