ABD Senatosu, Başkan Donald Trump’ın İran’a karşı askeri güç kullanma yetkisini sınırlayan bir kararı kabul ederek, yönetime nadir görülen iki partili bir uyarı mesajı gönderdi. 13 Şubat 2020’de alınan bu karar, Trump’ın Ocak ayında İranlı general Kasım Süleymani’yi öldürmesinin ardından gerginliğin tırmandığı bir dönemde geldi. Temsilciler Meclisi’nin de benzer bir kararı kabul etmesinin ardından, Senato’nun bu adımı, Kongre’nin savaş yetkilerini koruma ve başkanlık makamının tek taraflı askeri harekatlarını denetleme isteğini yansıtıyor. Karar, Trump’ın veto tehdidine rağmen, özellikle kendi partisi olan Cumhuriyetçilerden de destek alarak dikkat çekti.
Gelişmenin arka planı
Senato’daki oylama, özellikle Trump’ın 3 Ocak 2020’de Irak’ta düzenlediği drone saldırısıyla İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü komutanı Kasım Süleymani’yi öldürmesinin ardından gelen diplomatik ve askeri krizin bir parçası. Süleymani’nin öldürülmesi, İran’ı misillemeye itmiş ve iki ülke savaşın eşiğine gelmişti. Trump yönetimi, bu eylemin ‘yaklaşan saldırıları önlemek’ için gerekli olduğunu savunurken, Kongre üyeleri başkanın Anayasa’nın savaş ilan etme yetkisini gasp ettiğini iddia etti. Karar, 55-45 oyla kabul edilirken, sekiz Cumhuriyetçi senatör de lehte oy kullandı. Bu, Trump döneminde Senato’nun dış politika konusunda başkana bu kadar net bir muhalefet gösterdiği nadir anlardan biri.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu karar, ABD-Iran gerginliğinin sadece iki ülke arasında değil, tüm Orta Doğu’yu etkileyen bir boyuta ulaştığını gösteriyor. Süleymani’nin öldürülmesi, İran’ın nüfuz alanını daraltırken, Irak’ta ABD askerlerinin bulunduğu üslerin hedef alınmasına yol açtı. Ayrıca, İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırması nükleer anlaşmanın çöküşünü hızlandırdı. Senato kararı, başkanın yetkilerini sınırlamanın ötesinde, ABD’nin bölgede askeri angajman konusunda derin bir bölünme yaşadığını ortaya koyuyor. Avrupa müttefikleri ve NATO, ABD’nin İran’a yönelik politikasını endişeyle izlerken, bu adım Kongre’nin savaş kararı alma sürecindeki rolünü yeniden hatırlatıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem ABD ile ittifak hem de İran ile komşuluk ilişkileri arasında hassas bir denge kurmaya çalışıyor. ABD Kongresi’nin bu kararı, Trump’ın İran’a yönelik saldırgan politikalarını yumuşatma potansiyeli taşısa da, doğrudan Türkiye’yi doğrudan etkilemeyecektir. Ancak, bölgede tansiyonun düşmesi, Türkiye’nin enerji güvenliği (İran doğal gazı ithalatı) ve Suriye-Irak’ta istikrar açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Ayrıca, Kongre’nin başkanlık yetkilerini denetlemesi, ileride benzer durumlarda Türkiye’nin de içinde bulunduğu bölgesel krizlerde ABD’nin daha öngörülebilir bir tutum sergilemesine katkı sağlayabilir.