ABD Başkanı Donald Trump'ın ekibi, İran ile yeni bir tarım anlaşması imzalandığını duyurarak bu anlaşmanın Amerikalı çiftçilere milyarlarca dolarlık bir pazar açacağını iddia etti. Ancak Tahran yönetimi, iddiaları yalanladı ve herhangi bir tarım ürünü alımının sadece piyasa koşullarına göre yapılacağını vurguladı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, yaptığı açıklamada, “Tarımsal alımlarımızda belirleyici faktörler fiyat ve kalitedir. Washington'un dayatmaları söz konusu değildir” ifadelerini kullandı. Gelişme, iki ülke arasında yıllardır süren gerginliğin ardından yeni bir diplomatik tartışmayı alevlendirdi.
Anlaşma iddiası ve tarafların tutumu
Trump yönetiminden üst düzey bir yetkili, isminin açıklanmaması koşuluyla yaptığı bilgilendirmede, İran'ın büyük miktarda mısır, soya fasulyesi ve buğday satın almayı kabul ettiğini öne sürdü. Yetkiliye göre bu anlaşma, ABD'li çiftçiler için adeta bir “mali kurtuluş” anlamına geliyor. Ancak İran tarafı, bu iddiayı kesin bir dille reddetti. Bekayi, “Amerika'nın iç siyasetindeki çiftçi lobisine yönelik bu tür açıklamaları alışılmadık değil. İran, ulusal çıkarları doğrultusunda ve ticari esaslara göre hareket eder” dedi.
İran, Trump döneminde uygulanan ağır yaptırımlar nedeniyle ekonomik olarak zor durumda. Ülke, özellikle gıda güvenliği konusunda kendine yeterliliği artırmaya çalışırken, dış alımlarda alternatif kaynaklara yöneliyor. Rusya, Hindistan ve Brezilya gibi ülkelerden tarım ürünü tedarik eden Tahran, ABD ile doğrudan ticarette temkinli davranıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'nin İran'a yönelik tarım ürünü ihracatı iddiası, iki ülke arasındaki dolaylı müzakerelerin yeniden gündeme geldiği bir döneme denk geliyor. Trump yönetimi, İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetleri nedeniyle Tahran'a baskıyı sürdürürken, tarım gibi “insani” alanlarda bir yumuşama sinyali vermeye çalışıyor. Ancak İran, bu tür adımları “ekonomik savaşın bir parçası” olarak görüyor ve bağımsız ticaret politikasını sürdüreceğini belirtiyor.
Uzmanlar, bu gelişmenin küresel tarım piyasalarında kısa vadeli dalgalanmalara yol açabileceğini, ancak İran'ın Çin ve Rusya ile artan ticari ilişkileri göz önüne alındığında, ABD'nin İran pazarına girmesinin zor olduğunu ifade ediyor. Ayrıca, Trump yönetiminin iç kamuoyunda çiftçilere verdiği desteği göstermek için bu tür iddiaları sıkça kullandığı biliniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran'ın en büyük ticaret ortaklarından biri olarak bu gelişmeyi yakından izlemelidir. ABD ile İran arasındaki olası bir tarım anlaşması, Türkiye'nin İran pazarındaki rekabet gücünü etkileyebilir. Özellikle buğday ve mısır gibi ürünlerde Türk çiftçileri, ABD'nin sübvansiyonlu fiyatları karşısında zorlanabilir. Ayrıca, Trump yönetiminin bu hamlesi, İran'a yönelik yaptırımların devam ederken “insani ticaret” kapısını aralaması açısından dikkat çekicidir. Türkiye, bölgesel enerji ve ticaret koridorlarında İran'ın izlediği bağımsız politikayı desteklerken, ABD'nin bu tür adımlarının bölgesel dengeyi nasıl etkileyeceğini değerlendirmelidir.