Birleşmiş Milletler Barış Gücü (UNIFIL), NPR muhabirine İsrail hatlarının gerisinde nadir bir gözlem imkânı tanıdı. ABD'nin arabuluculuğuyla varılan ateşkese rağmen İsrail, Güney Lübnan'daki işgalini genişletmeye devam ediyor. NPR ekibi, BM barış gücü askerleriyle birlikte İsrail'in kontrolündeki bölgelere girdi. Gözlemler, İsrail ordusunun çekilmediğini, aksine mevzilerini güçlendirdiğini ortaya koyuyor. UNIFIL, 1978'den beri bölgede görev yapıyor ve İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmalarda tampon rol üstleniyor.
Ateşkese Rağmen İşgal Sürüyor
ABD'nin arabuluculuğuyla 2024 yılı sonunda varılan ateşkes anlaşması, İsrail'in Lübnan'dan çekilmesini ve Hizbullah'ın sınır bölgesinden uzaklaşmasını öngörüyordu. Ancak sahada durum farklı. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), Güney Lübnan'ın geniş bir kesiminde varlığını sürdürüyor ve yeni mevziler kazıyor. NPR ekibinin tanık olduğu üzere, İsrail askerleri stratejik tepelerde ve köylerde konuşlanmış durumda. UNIFIL araçları, İsrail kontrol noktalarından geçerken titiz aramalara tabi tutuluyor. Barış gücü askerleri, İsrail ordusunun bölgedeki hareketliliğinin arttığını ve sivil altyapıya zarar verildiğini aktarıyor. Lübnan ordusu ise ateşkes hükümlerine uygun olarak güneye konuşlanma hazırlıklarını sürdürüyor ancak İsrail'in çekilmemesi nedeniyle ilerleyemiyor.
Ateşkes anlaşması, 60 günlük bir çekilme takvimi içeriyordu. Bu süre aşılmış olmasına rağmen İsrail, bazı bölgelerden çekilmiş olsa da kritik noktalarda kalmaya devam ediyor. İsrail yetkilileri, Hizbullah'ın yeniden silahlanmasını engellemek için bu varlığın gerekli olduğunu savunuyor. Ancak uluslararası hukukçular, işgalin devamının BM Güvenlik Konseyi'nin 1701 sayılı kararına aykırı olduğunu belirtiyor. UNIFIL'in görev süresi 2025 yılında sona eriyor ve misyonun geleceği belirsizliğini koruyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsrail'in Güney Lübnan'daki işgali, Orta Doğu'da tansiyonu yükseltiyor. Hizbullah, ateşkese uyduğunu açıklasa da İsrail'in ihlalleri karşısında sessiz kalmayacağı sinyalini verdi. İran, Hizbullah'ın arkasındaki ana güç olarak, İsrail'in Lübnan'daki varlığını kendi güvenliğine tehdit olarak görüyor. ABD ise İsrail'e verdiği desteği sürdürürken, ateşkesin kalıcılığı için diplomatik çaba harcıyor. BM Genel Sekreteri, taraflara itidal çağrısı yaparak, UNIFIL'e yönelik saldırıların kabul edilemez olduğunu vurguladı. Avrupa Birliği, Lübnan'a insani yardım ve Lübnan ordusuna destek konusunda istekliliğini yineledi. Bölgede kalıcı barış için İsrail'in tamamen çekilmesi ve Lübnan ordusunun güneye yerleşmesi şart. Ancak şu anki tablo, çatışmanın yeniden alevlenme riskini taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'in Lübnan'daki işgalini sürdürmesi, Türkiye'nin Orta Doğu politikasında önemli yansımalar yaratıyor. Türkiye, İsrail'in bölgedeki genişlemeci politikalarını uzun süredir eleştiriyor ve Filistin ile Lübnan halkının yanında duruyor. Bu işgal, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki güvenlik dengelerini de etkiliyor; zira İsrail'in Lübnan'daki varlığı, Türkiye'nin deniz yetki alanları ve enerji projeleri açısından risk oluşturuyor. Ayrıca mülteci akını ve istikrarsızlık, Türkiye'nin güney sınırlarını dolaylı yoldan tehdit ediyor. Türkiye, BM çatısı altında kalıcı bir çözüm için diplomatik girişimlerini sürdürmeli ve bölgesel aktörlerle işbirliğini artırmalı.