Birleşmiş Milletler (BM), Afganistan'da Taliban yönetiminin kız çocuklarının eğitimine getirdiği yasaklar nedeniyle 3,8 milyon kız çocuğunun okula gidemediğini ve bunun 'kayıp bir nesle' yol açtığını bildirdi. BM üst düzey yetkilisi, Güvenlik Konseyi'ne yaptığı açıklamada, her yıl yaklaşık 250 bin kız çocuğunun ortaöğretim yollarından kalıcı olarak dışlandığını ifade etti.
Taliban'ın eğitim yasağı ve insani kriz
Taliban'ın Ağustos 2021'de iktidara gelmesinin ardından kız çocuklarının altıncı sınıftan sonra okula gitmesi yasaklandı. Üniversite eğitimi de kız öğrencilere kapatıldı. BM raporlarına göre, Afganistan'da okul çağındaki kız çocuklarının yüzde 70'inden fazlası eğitim alamıyor. Bu durum, ülkede zaten kırılgan olan insani durumu daha da kötüleştiriyor. Açlık, yoksulluk ve kadın hakları ihlalleri giderek artarken, eğitimden mahrum kalan kız çocukları erken yaşta evlilik, zorla çalıştırma ve şiddet gibi risklerle karşı karşıya kalıyor.
BM Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) verilerine göre, Afganistan'da 2023 yılı itibarıyla 3,8 milyon kız çocuğu okul dışında kaldı. Bunların 1,5 milyonu ilkokul çağında, 2,3 milyonu ise ortaokul ve lise çağında. Taliban yönetimi, kız çocuklarının eğitimine ilişkin yasağı, dini değerler ve kültürel normlar gerekçesiyle savunuyor. Ancak uluslararası toplum, bu yasağın Afganistan'ın geleceği üzerinde yıkıcı etkiler yaratacağı konusunda uyarıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Afganistan'daki kız çocuklarının eğitimsizliği, sadece ülke içinde değil, bölgesel ve küresel düzeyde de ciddi sonuçlar doğuruyor. Eğitim alamayan bir nesil, işsizlik, yoksulluk ve radikalleşme riskini artırıyor. Bu durum, Afganistan'da istikrarın sağlanmasını ve bölgesel güvenliği tehdit ediyor. Komşu ülkeler Pakistan ve İran, Afgan mülteci akınıyla karşı karşıya. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), 2023 yılında yaklaşık 1,5 milyon Afgan'ın ülkeyi terk ettiğini bildirdi. Eğitimsiz kız çocuklarının ileride marjinalleşmesi, aşırılık yanlısı grupların hedefi haline gelmelerine yol açabiliyor. Uluslararası toplum, Taliban'ın kadın ve kız çocuklarına yönelik politikalarını kınamaya devam ederken, somut adımlar atılamaması eleştiriliyor. BM Güvenlik Konseyi'nde yapılan son toplantıda, birçok üye ülke Taliban'a yönelik yaptırımların artırılması çağrısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afganistan'da tarihsel ve kültürel bağları nedeniyle önemli bir aktör konumunda. Kız çocuklarının eğitimsizliği, Türkiye'yi doğrudan etkileyen mülteci krizini derinleştirebilir. Türkiye halihazırda 3 milyondan fazla Suriyeli mülteciye ev sahipliği yaparken, Afganistan'dan olası yeni bir göç dalgası Türkiye'nin göç politikasını zorlayabilir. Ayrıca, Türkiye'nin bölgedeki insani yardım ve kalkınma projeleri, kız çocuklarının eğitime erişimi gibi konuları kapsıyor. Bu kriz, Türkiye'nin Taliban'la ilişkilerinde bir denge kurmasını gerektiriyor: bir yandan insani yardım sağlarken, diğer yandan kız çocuklarının eğitimi konusunda uluslararası baskıyı sürdürmek zorunda.