BlackRock'un sistematik çoklu strateji fonunun portföy yöneticisi Jeffrey Rosenberg, haziran ayına ilişkin tarım dışı istihdam verilerinin Federal Rezerv (Fed) Başkanı Kevin Warsh'a faiz oranları konusunda sabırlı olma esnekliği sağladığını ve aynı zamanda tahvil piyasasına olumlu yansıdığını söyledi. Rosenberg, Bloomberg Surveillance programına verdiği mülakatta, işgücü piyasasının soğuma sinyalleri verdiğini ancak resesyon endişelerini tetikleyecek kadar zayıf olmadığını, bunun da Fed'in faiz indirimi için acele etmesine gerek olmadığı anlamına geldiğini ifade etti. Verilerin, ekonominin yumuşak iniş yapma potansiyelini desteklediğini belirten Rosenberg, bunun tahviller için olumlu bir ortam yarattığını vurguladı.
İstihdam Verilerinin Detayları ve Piyasa Tepkisi
ABD Çalışma Bakanlığı'nın açıkladığı haziran ayı tarım dışı istihdam verileri, beklentilerin hafif üzerinde 209 bin kişilik artış gösterirken, işsizlik oranı yüzde 3,6'ya geriledi. Ortalama saatlik kazançlardaki yıllık artış ise yüzde 4,4 ile beklentilerin biraz altında kaldı. Bu veriler, işgücü piyasasının hala sıkı olduğunu ancak enflasyonist baskıların hafiflediğini işaret etti. Piyasalar verilere ilk tepkide tahvil faizlerinde düşüş yaşarken, S&P 500 endeksi günü yüzde 0,2 artıda tamamladı. Rosenberg, ücret artışlarındaki ılımlılaşmanın hizmet enflasyonundaki düşüşü destekleyeceğini ve bunun da Fed'in politika faizini mevcut seviyesinde tutmasına olanak tanıyacağını söyledi. BlackRock'un fon yöneticisi, piyasanın Fed'in eylül ayında faiz indireceği yönündeki beklentilerinin erken olduğunu, merkez bankasının en azından yıl sonuna kadar bekle-gör pozisyonunu koruyacağını öngördü.
Küresel Tahvil Piyasalarına Etkisi
ABD istihdam verilerinin ardından küresel tahvil piyasalarında da hareketlilik yaşandı. Avrupa ve Asya tahvil faizleri ABD Hazine tahvillerindeki düşüşe paralel olarak geriledi. Rosenberg, bu durumun gelişmekte olan ülke tahvilleri için de olumlu bir ortam yarattığını, ancak yatırımcıların Fed'in gelecek adımlarına odaklanmaya devam edeceklerini belirtti. ABD doları, istihdam verilerinin ardından majör para birimleri karşısında değer kaybederken, bu durum gelişmekte olan ülke para birimlerine kısa vadede destek sağladı. Ancak BlackRock stratejisti, doların gücünü koruyacağını ve Fed faiz indirimine başlayana kadar gelişmekte olan ülke varlıklarında kalıcı bir yükseliş beklemediğini sözlerine ekledi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fed'in faiz konusunda sabırlı kalması, gelişmekte olan ülkeler için olduğu gibi Türkiye için de karmaşık bir tablo çiziyor. Kısa vadede ABD faizlerinin yüksek kalması, Türkiye'nin dış finansman maliyetlerini artırırken, TL üzerindeki baskıyı da sürdürebilir. Ancak enflasyonla mücadele eden Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Fed'in sıkı duruşunu kendi faiz politikasını şekillendirirken dikkate almak zorunda. ABD'de ücret enflasyonundaki yavaşlama, küresel talebin soğuduğuna işaret ediyor; bu da Türkiye'nin ihracat gelirleri üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir. Öte yandan, gelişmekte olan ülkelere yönelik portföy akımlarının artması Türkiye'ye sermaye girişini destekleyebilir. TCMB'nin makroihtiyati tedbirlerle bu tür dalgalanmalara karşı hazırlıklı olması gerekiyor.