Demir cevheri fiyatları, BHP Group'un Port Hedland terminalinde planlanan grev ve Fortescue Metals Group (FMG) ile müzakerelerdeki tıkanma nedeniyle arz endişeleriyle Mayıs ayı başından bu yana en büyük haftalık kazanca hazırlanıyor. Salı günü Singapur'da %1,5 artışla 108,85 dolara yükselen vadeli işlemler, haftalık bazda yaklaşık %4'lük bir artışa işaret ediyor. Bu yükseliş, temel talep faktörlerinin (Çin'deki zayıf emlak sektörü ve çelik üretimindeki yavaşlama gibi) baskı yaratmaya devam etmesine rağmen gerçekleşiyor.
Grev Tehdidi ve Arz Kısıtlamaları
BHP'nin Port Hedland terminalindeki işçiler, ücret ve çalışma koşulları konusunda anlaşmazlık nedeniyle 24 saatlik bir grev oylaması yapacak. Port Hedland, Avustralya'nın en büyük demir cevheri ihracat limanı olup, BHP'nin küresel sevkiyatının önemli bir kısmı buradan yapılıyor. Herhangi bir kesinti, özellikle Çin'e yapılan sevkiyatlarda ciddi gecikmelere yol açabilir. Analistler, grevin gerçekleşmesi durumunda kısa vadede fiyatların 110 doların üzerine çıkabileceğini öngörüyor.
FMG cephesinde ise şirket, Batı Avustralya'daki operasyonlarında işçi sendikalarıyla anlaşma sağlayamadı. FMG, daha önce işçi temsilcileriyle yaptığı görüşmelerin çıkmaza girdiğini duyurmuştu. Bu durum, dev madencilik şirketinin üretim hedeflerini etkileyebilir.
Küresel Boyut ve Piyasa Etkileri
Avustralya, dünya demir cevheri arzının yaklaşık %40'ını karşılıyor. En büyük alıcı ise Çin. Çin'de emlak sektöründeki kriz ve çelik üretimindeki yavaşlama nedeniyle talep zayıflamış olsa da, arz tarafındaki herhangi bir daralma fiyatları yukarı çekiyor. Bu haftaki yükseliş, yatırımcıların arz kesintilerine karşı hassasiyetini gösteriyor. Ayrıca, Brezilya'daki Vale'nin üretim sorunları da piyasada ek bir baskı yaratıyor. Küresel çelik üreticileri, hammadde maliyetlerindeki artışın karlılığı tehdit etmesinden endişe ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, demir cevheri ithalatında büyük ölçüde dışa bağımlıdır. Bu fiyat artışları, Türk çelik sektörünün maliyetlerini yükseltebilir ve ihracat rekabetçiliğini olumsuz etkileyebilir. Özellikle inşaat ve otomotiv gibi çelik yoğun sektörlerde girdi maliyetlerinin artması, enflasyonist baskıları körükleyebilir. Türkiye'nin demir cevheri alımını çeşitlendirme çabaları (örneğin Afrika ve Orta Asya'daki yeni kaynaklar) bu tür arz şoklarına karşı bir tampon oluşturabilir, ancak kısa vadede fiyat dalgalanmalarına karşı savunmasızdır.