ABD Başkanı Donald Trump'ın Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr. ile ilişkisinin 'yok denecek kadar az' olduğu ve üst düzey yönetim yetkililerinin Kennedy'nin bir sonraki 'kovulan' isim olabileceğini öne sürdüğü bildiriliyor. Aylardır süren söylentilere göre Trump, Kennedy'nin performansından ve yönetim içindeki uyumsuzluğundan rahatsız. Kennedy'nin aşı karşıtı tutumu ve sağlık politikalarındaki radikal çıkışları, Trump'ın yeniden seçim kampanyası öncesinde yönetimde 'sorunlu' bir figür haline gelmesine neden oldu.
Gelişmenin arka planı
Robert F. Kennedy Jr., 2024 seçimlerinde bağımsız aday olarak yarıştıktan sonra Trump'a katılmış ve Sağlık Bakanı olarak atanmıştı. Ancak Kennedy'nin aşı karşıtlığı ve sağlık alanındaki tartışmalı görüşleri, özellikle Cumhuriyetçi tabanda ve sağlık sektöründe tepki çekiyor. İç kaynaklara göre Trump, Kennedy'nin bakanlık görevini 'politik bir kumar' olarak görüyor; Kennedy'nin bağımsız adaylık sürecinde Trump'a oy kaybettirdiği düşünülüyor. Beyaz Saray'da Kennedy ile doğrudan iletişim kuran üst düzey yetkililerin sayısının giderek azaldığı ve birçok toplantıya çağrılmadığı belirtiliyor.
Kennedy ise son haftalarda kamuoyu önünde daha az görünür hale geldi; basın toplantıları ve resmi açıklamaları seyrekleşti. Sağlık Bakanlığı'nda Kennedy'nin ekibinin, başkanlık ofisiyle koordinasyon eksikliği yaşadığı ve birçok politika kararının Kennedy'ye danışılmadan alındığı iddia ediliyor. Trump'ın yakın çevresinden bir yetkili, 'Başkan, Kennedy'nin sadakatinden emin değil; onun aslında hâlâ bağımsız bir aday gibi davrandığını düşünüyor' ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve küresel boyut
Kennedy'nin olası görevden alınması, ABD sağlık politikalarında belirsizlik yaratabilir. Kennedy'nin aşı karşıtı söylemleri, ABD'de aşılanma oranlarını düşürmüş ve kızamık, boğmaca gibi hastalıkların yeniden yayılmasına yol açmıştı. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve diğer uluslararası sağlık kuruluşları, Kennedy'nin politikalarını eleştirmişti. Kennedy gönderilirse, yeni bakanın Trump'ın sağlık reformlarını nasıl şekillendireceği merak ediliyor. Ayrıca bu karar, Trump'ın kendi partisi içindeki muhafazakâr kanadı memnun edebilir; ancak bağımsız seçmenler nezdinde Trump'ın kararsız görünmesine neden olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, ABD sağlık politikalarındaki değişimler küresel sağlık yönetişimini etkileyebilir. Kennedy'nin aşı karşıtı yaklaşımı, Türkiye'deki aşı karşıtlığı hareketlerini cesaretlendirmiş olabilir; görevden alınması Türkiye'deki sağlık otoritelerinin elini güçlendirebilir. Ayrıca, Trump yönetimindeki iç istikrarsızlık, ABD'nin uluslararası anlaşmalardaki taahhütlerini zayıflatabilir. Türkiye, ABD ile sağlık alanındaki işbirliklerinde daha öngörülebilir bir muhatap bulma şansı yakalayabilir.