WASHINGTON — Beyaz Saray'ın, federal seçim güvenliği ajansını devre dışı bırakmak ve oylama makinelerinde acil durum yetkilerini kullanarak değişiklik yapmak için aylarca plan yaptığı, konuya yakın dört kaynak tarafından doğrulandı. Bu çabalar, Başkan Donald Trump'ın Perşembe günü söz konusu ajansın liderlerini görevden almasıyla sonuçlandı. Kaynaklar, Beyaz Saray'ın Seçim Yardım Komisyonu'nu (EAC) baypas etmek için yasal boşluklar aradığını ve ulusal güvenlik gerekçesiyle oylama sistemlerine doğrudan müdahale etmeyi değerlendirdiğini belirtti.
Gelişmenin arka planı
Trump yönetimi, 2020 başkanlık seçimlerinin ardından seçim güvenliği konusunda artan endişelerle birlikte, federal düzeyde daha sıkı kontroller talep ediyordu. Ancak EAC, bağımsız bir kurum olarak çalıştığı için Beyaz Saray'ın doğrudan talimat vermesi mümkün değildi. Bu nedenle yönetim, acil durum yetkilerini kullanarak oylama makinelerine yazılım güncellemeleri zorunlu kılmayı veya belirli üreticilerin sistemlerini yasaklamayı düşündü. Kaynaklar, bu planların Adalet Bakanlığı ve Beyaz Saray Hukuk Müşavirliği tarafından incelendiğini ancak yasal engellerle karşılaşıldığını aktardı. Son olarak Trump, EAC başkanını ve iki üyeyi "görevlerini ihmal" gerekçesiyle azletti.
Demokrat Parti ve sivil toplum örgütleri, bu hamleyi "demokratik sürece müdahale" olarak nitelendirirken, Cumhuriyetçiler seçim güvenliğinin artırılması gerektiğini savunuyor. Uzmanlar, Beyaz Saray'ın bu girişiminin anayasal yetki sınırlarını zorladığını ve yargı denetimine takılabileceğini belirtiyor.
Bölgesel veya küresel boyut
ABD'deki bu gelişme, dünya genelinde seçim güvenliği tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Özellikle Avrupa Birliği ve Kanada gibi ülkeler, seçim sistemlerinin siyasi müdahalelere karşı korunması için yeni yasalar çıkarmayı değerlendiriyor. Öte yandan, Rusya ve Çin gibi ülkelerin ABD'deki bu karışıklığı kendi lehlerine kullanabilecekleri endişesi dile getiriliyor. Uluslararası Seçim Sistemleri Vakfı, bu tür müdahalelerin seçim güvenilirliğini zedelediğini ve küresel demokrasi standartlarına zarar verdiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, seçim güvenliği konusunda kendi ulusal düzenlemelerine sahip olsa da, ABD'deki bu gelişme küresel demokrasi tartışmalarını etkileme potansiyeli taşıyor. Türkiye'nin ABD ile ilişkileri bağlamında, seçim güvenliği konusunun iki ülke arasında bir gerginlik unsuru olması beklenmez. Ancak, ABD'nin iç siyasi krizleri, Türkiye'nin uluslararası alanda manevra alanını dolaylı olarak etkileyebilir. Özellikle NATO ve ticaret gibi konularda istikrarlı bir ABD yönetimi Türkiye için önemlidir. Bu gelişme, Türkiye'nin kendi seçim sistemlerini dış müdahalelere karşı güçlendirme çabalarını haklı çıkarabilir.