İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, uluslararası yaptırım listesinde yer alan bir Yahudi yerleşim örgütüne 4 milyon İsrail şekeli (yaklaşık 1,1 milyon dolar) aktarılmasını onayladı. Pazar günü yayımlanan bakanlık belgelerine göre, fonlar ihale muafiyeti yoluyla Ahvat Gilad adlı örgüte aktarılacak. Bu örgüt, Batı Şeria'daki yasa dışı yerleşim faaliyetleriyle biliniyor ve geçen ay ABD ile İngiltere tarafından uygulanan yaptırımların hedefi olmuştu. Proje, işgal altındaki topraklarda yeni bir yerleşim birimi inşasını öngörüyor.
Gelişmenin Arka Planı
Itamar Ben-Gvir, İsrail siyasetinin en tartışmalı isimlerinden biri olarak biliniyor. Yahudi üstünlüğünü savunan ve Filistinlilere yönelik sert söylemleriyle tanınan Ben-Gvir, Ulusal Güvenlik Bakanlığı görevini yürütüyor. Bakanlık, polis teşkilatından sınır güvenliğine kadar geniş bir yetki alanına sahip. Ancak son kararı, bakanlığın yetkilerini uluslararası hukuku hiçe sayarak kullandığı yönünde eleştirilere yol açtı.
Ahvat Gilad örgütü, 2000'li yılların başında kuruldu ve Batı Şeria'daki birçok yasa dışı yerleşim karakolunun kurulmasında rol oynadı. Örgüt, İsrail hükümeti tarafından resmen tanınmamasına rağmen, zaman zaman devlet fonlarından yararlandığı iddialarıyla gündeme geldi. Geçen ay ABD Dışişleri Bakanlığı, örgütü 'şiddet eylemleri ve yerleşim faaliyetleri' nedeniyle yaptırım listesine almıştı. İngiltere de benzer bir adım atmıştı.
İsrail'deki muhalefet partileri, bu fon aktarımını 'hukukun üstünlüğüne darbe' olarak nitelendirdi. İşçi Partisi Milletvekili Gilad Kariv, 'Bir bakanın, ülkesinin uluslararası taahhütlerini hiçe sayarak yaptırım altındaki bir örgüte kamu fonu aktarması kabul edilemez' dedi. Ben-Gvir ise kararını savunarak, 'Yahudi halkının tarihi topraklarındaki egemenliğini güçlendiriyoruz' ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişme, uluslararası toplumun İsrail'in yerleşim politikalarına yönelik tepkilerini yeniden alevlendirdi. Birleşmiş Milletler, Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu defalarca vurgulamıştı. ABD ve İngiltere'nin yaptırım kararları, Biden yönetiminin İsrail-Filistin çatışmasında daha dengeli bir tutum izleme çabası olarak yorumlanmıştı. Ancak Ben-Gvir'in bu adımı, bu çabaları baltalıyor.
Filistin yönetimi, konuyla ilgili sert bir açıklama yaparak 'İsrail'in uluslararası hukuku hiçe saydığını' belirtti. Filistin Dışişleri Bakanlığı konuyla ilgili bir kınama mesajı yayımladı. Hamas ise, 'Bu fon, işgalin derinleşmesi anlamına geliyor' dedi.
Bölgesel olarak, bu durum İsrail-ABD ilişkilerinde yeni bir gerilime yol açabilir. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, konuyla ilgili 'Yaptırım kararlarımızın ciddiye alınmasını bekliyoruz' uyarısında bulundu. Avrupa Birliği de konuyu yakından izlediğini duyurdu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin meselesine verdiği desteği ve İsrail'le ilişkilerindeki hassas dengeyi etkileyebilir. Türkiye, Birleşmiş Milletler'de Filistin devletinin tanınması için verdiği mücadelede bu tür yerleşim faaliyetlerini kınamaktadır. Ben-Gvir'in adımı, İsrail'deki aşırı sağın güçlenmesi olarak Türk dış politikası açısından endişe vericidir. Ayrıca, Doğu Akdeniz'deki enerji işbirliği ve normalleşme sürecini olumsuz etkileyebilecek gelişmelerden biridir. Türkiye, bu tür tek taraflı eylemlerin bölgesel istikrarı bozduğu yönündeki tutumunu sürdürecektir.