İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Kudüs Bölge Mahkemesi'nin geçici ihtiyati tedbir kararına rağmen, Filistinli tutukluların kaldığı Ketziot Cezaevi'nin bir bölümünü çevreleyen timsah hendeklerini gezdi. Ziyarete Çevre Koruma Bakanı Idit Silman da eşlik etti. Mahkeme, 2 Şubat'ta verdiği kararla Ben-Gvir'in cezaevine girişini geçici olarak yasaklamıştı.
Gelişmenin arka planı
Ketziot Cezaevi, İsrail'in güneyindeki Negev Çölü'nde yer alıyor ve yaklaşık 500 Filistinli mahkumun tutulduğu bir tesis olarak biliniyor. Ben-Gvir, geçtiğimiz haftalarda cezaevindeki koşulları “çok iyimser” olarak nitelendirerek, mahkumlara yönelik sert önlemler alınması gerektiğini savunmuştu. Bu kapsamda, cezaevinin etrafına timsah hendekleri kazılması fikrini gündeme getirmişti. Ancak bu öneri, insan hakları örgütleri ve uluslararası toplum tarafından sert şekilde eleştirilmişti.
Ben-Gvir'in ziyareti, İsrail iç siyasetinde de büyük yankı uyandırdı. Muhalefet liderleri, bakanın mahkeme kararına uymamasını “hukukun üstünlüğüne karşı bir meydan okuma” olarak değerlendirdi. Başbakan Binyamin Netanyahu'nun koalisyon hükümetindeki aşırı sağcı ortakları ise Ben-Gvir'i destekleyen açıklamalar yaptı. Bu durum, İsrail'de hükümet ile yargı arasındaki gerilimi daha da artırdı.
Bölgesel ve küresel boyut
Ben-Gvir'in bu hamlesi, İsrail-Filistin çatışmasının seyrini etkileyebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Filistinli yetkililer, timsah hendeklerinin uluslararası insancıl hukuka aykırı olduğunu ve mahkumlara yönelik insanlık dışı muamele anlamına geldiğini belirtti. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği de İsrail'e çağrıda bulunarak, bu tür uygulamaların ateşkes ve barış sürecine zarar verebileceği uyarısında bulundu.
Bölgedeki diğer aktörler de gelişmeyi yakından takip ediyor. Mısır ve Ürdün gibi İsrail'le barış anlaşması imzalamış ülkeler, bu tür eylemlerin bölgesel güvenliği olumsuz etkileyebileceği endişesini dile getirdi. Ayrıca, İran ve Hizbullah gibi aktörlerin de bu durumu kendi propagandalarında kullanabileceği belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği desteği güçlendirme fırsatı sunuyor. Ankara, daha önce de İsrail'in Filistinlilere yönelik uygulamalarını eleştirmiş ve insan hakları ihlallerine dikkat çekmişti. Ben-Gvir'in bu tür bir eylemi, uluslararası kamuoyunda İsrail'in itibarını daha da zedeleyebilir; bu da Türkiye'nin bölgesel liderlik iddiasını destekleyen bir faktör olabilir. Ancak Türkiye'nin İsrail ile son dönemde normalleşme adımları attığı düşünüldüğünde, bu konuda dengeli bir politika izlemesi beklenir. Bölgesel istikrar açısından, bu tür provokatif eylemlerin artması, Türkiye'nin de dahil olduğu doğu Akdeniz'deki güç dengelerini olumsuz etkileyebilir.