Kuzey İrlanda'nın başkenti Belfast'ta, göçmen karşıtı protestoların dördüncü gecesinde polis, kalabalığı dağıtmak için tazyikli su kullanmak zorunda kaldı. Çarşamba günü başlayan olaylar, ülkede artan göçmen karşıtlığı ve sosyal gerilimlerin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Yaşanan çatışmalarda şu ana kadar 19 polis memuru yaralanırken, iki kişi de gözaltına alındı. Polis Sözcüsü, olayların kontrolden çıkmaması için tüm yasal önlemleri aldıklarını belirtti.
Gelişmenin Arka Planı: Bir Bıçaklı Saldırının Yansımaları
Protestolar, 10 gün önce Belfast'ın Stranmillis bölgesinde yaşanan bir bıçaklı saldırının ardından başladı. Saldırıda ağır yaralanan 15 yaşındaki bir kız çocuğunun ailesi, yayımladıkları yazılı açıklamada herkesi sükunete davet etti. Aile, "Şiddet asla bir çözüm değildir. Yaşananların hiçbir mazur gösterilecek yanı yoktur. Lütfen göçmenleri hedef alan bu eylemlere son verin" ifadelerini kullandı. Polis, saldırganın daha önce farklı suçlardan kaydı bulunan 21 yaşındaki bir İngiliz vatandaşı olduğunu açıkladı. Ancak sosyal medyada, saldırganın göçmen kökenli olduğuna dair asılsız bilgiler yayıldı; bu da öfkeli kalabalıkların sokağa dökülmesine neden oldu.
Protestoların ilk günlerinde sadece belediye binası önünde toplanan gruplar, daha sonra şehrin Müslüman mahallesine yürümeye başladı. Cuma gecesi, göstericiler bir camiye saldırmaya çalışırken polis barikatlarıyla karşılaştı. Emniyet yetkilileri, olayların etnik ve dini ayrımcılık boyutuna ulaştığını kabul etti. Kuzey İrlanda Polis Şefi Yardımcısı Jonathan Roberts, "Bu artık bir protesto değil, organize bir şiddet eylemi haline geldi. Hedef alınan insanların can güvenliğini sağlamak için gereken her şeyi yapacağız" dedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Avrupa'da Yükselen Göçmen Karşıtlığı
Belfast'taki olaylar, Avrupa genelinde yükselen göçmen karşıtı ve İslamofobik akımlarla aynı döneme denk geliyor. İngiltere, Fransa ve Almanya'da son aylarda benzer eylemler yaşanırken, Kuzey İrlanda'nın kendine özgü etnik ve dini yapısı (Katolik-Protestan ayrışması) gerilimi daha da karmaşık hale getiriyor. Uzmanlar, Brexit sonrası artan yabancı düşmanlığı ve ekonomik belirsizliklerin bu tür olayları tetiklediğine dikkat çekiyor. Öte yandan, Kuzey İrlanda'nın barış süreci sonrası hassas dengeleri göz önüne alındığında, yetkililer olayların yayılmasından endişeli.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Belfast'taki göçmen karşıtı şiddet, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkileri ve düzensiz göç konusundaki hassasiyetini bir kez daha gündeme getiriyor. Türkiye, Suriye’den gelen mülteci akınıyla mücadele ederken, Avrupa'da artan yabancı düşmanlığı Türk vatandaşlarını da doğrudan etkileyebilir. Avrupa ülkelerindeki aşırı sağ partilerin yükselişi, Türkiye'nin AB ile göç anlaşması müzakerelerinde elini zorlaştırabilir. Ayrıca, bu tür olaylar Türkiye'nin Avrupa'daki imajını ve iki toplum arasındaki diyaloğu olumsuz etkileyebilir. Ankara, benzer hadiselerde her zaman itidal ve diyalog çağrısı yaparak insan haklarını vurgulamaktadır.