GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Avrupa

Belfast'ta Göçmen Karşıtı Şiddet: 'Sorunlar'ın Derin Yarası

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
Belfast'ta Göçmen Karşıtı Şiddet: 'Sorunlar'ın Derin Yarası
🇫🇷
📡 Batı Medyası
Kaynak perspektifi: Fransız Devlet Yayıncısı
🇫🇷 Fransız Devlet Yayıncısı
Çeviri Kaynağı
France 24 — Bu haber, France 24'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

Kuzey İrlanda'nın başkenti Belfast'ta günlerdir devam eden göçmen karşıtı şiddet olayları, bölgede 30 yıl süren ve 'Sorunlar' (The Troubles) olarak bilinen mezhepsel çatışma döneminin yaralarının ne kadar derin olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Yerel halk ve akademisyenler, bu şiddetin, on yıllar önce resmen sona ermiş olsa da etkilerinin günlük yaşamın her alanında hissedildiğini belirtiyor. Olaylar, özellikle göçmen topluluklarını hedef alan saldırılarla başladı ve hızla tırmanarak geniş çaplı polis müdahalesine yol açtı.

Göçmen Karşıtı Şiddetin Arka Planı

Belfast'ın batı yakasında başlayan protestolar, başlangıçta yeni bir sığınmacı merkezinin açılmasına tepki olarak ortaya çıktı. Ancak kısa sürede kontrolsüz bir hal alan gösteriler, araçların yakılması, polise molotofkokteyli atılması ve göçmenlere ait iş yerlerinin tahrip edilmesiyle sonuçlandı. Kuzey İrlanda Polis Teşkilatı (PSNI), olayların 'mezhepsel gerilimlerin yeniden su yüzüne çıkması' olarak nitelendirdi ve 50'den fazla polis memurunun yaralandığını açıkladı.

Akademisyenlere göre, 1998 tarihli Hayırlı Cuma Anlaşması ile resmen sona eren 'Sorunlar' dönemi, Katolik milliyetçiler ile Protestan birlikçiler arasında 3.600'den fazla kişinin ölümüne neden olmuştu. Queen's Üniversitesi'nden siyaset bilimci Dr. Emma Patterson, "Toplum hâlâ bu çatışmanın gölgesinde yaşıyor. Göçmen karşıtlığı, aslında altta yatan ekonomik kaygılar ve kimlik krizinin bir yansıması. İnsanlar yeni bir 'öteki' yaratarak geçmişteki kutuplaşmayı yeniden üretiyor" dedi.

Saldırıların hedefi haline gelen göçmen toplulukları, yaşadıkları korku ve güvensizliği dile getiriyor. Suriyeli mülteci Ahmed el-Hasan, "Sokakta yürümek bile tehlikeli. Bir anda kendinizi saldırıya uğramış buluyorsunuz. Burada hoş karşılanmadığımızı hissediyoruz" ifadelerini kullandı. Olaylar, aynı zamanda Belfast'ın sembolik noktalarında, 'barış duvarları' olarak bilinen fiziksel bariyerlerin yakınında yoğunlaştı. Bu duvarlar, onlarca yıl önce Katolik ve Protestan mahallelerini ayırmak için inşa edilmişti ve birçoğu hâlâ varlığını sürdürüyor.

Bölgesel ve Küresel Boyut: Brexit'in Faturası mı?

Analistler, Belfast'taki şiddet olaylarının, Brexit sonrası Kuzey İrlanda'nın statüsündeki belirsizlikle doğrudan bağlantılı olduğunu vurguluyor. Brexit referandumunun ardından imzalanan Kuzey İrlanda Protokolü, bölgenin Birleşik Krallık içinde kalmasına rağmen AB tek pazarında kalmasını sağlamış, ancak bu durum İngiliz birlikçiler arasında büyük hoşnutsuzluk yaratmıştı. Özellikle Protestan toplum, protokolün Birleşik Krallık ile olan bağlarını zayıflattığını ve kendilerini 'ikinci sınıf vatandaş' konumuna düşürdüğünü düşünüyor.

Bu siyasi kırılganlık, göçmen karşıtı söylemlerin de zemini haline geldi. Aşırı sağ gruplar, sosyal medyada yürüttükleri kampanyalarla, "Kuzey İrlanda'nın kimliğine sahip çıkılması" gerektiği mesajını yayarak korku ve nefreti körüklüyor. Avrupa genelinde yükselen göçmen karşıtlığı, Kuzey İrlanda'nın kendine özgü tarihsel bağlamıyla birleşince daha da patlayıcı hale geliyor. İrlanda Cumhuriyeti Başbakanı Micheál Martin, olayları "kabul edilemez" olarak nitelendirirken, Birleşik Krallık Başbakanı Rishi Sunak yaptığı açıklamada "şiddetin her türlüsünü kınadığını" ve güvenlik güçlerine destek verilmesi talimatını verdiğini duyurdu.

Olayların küresel yansımaları da oluyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), Kuzey İrlanda'daki göçmenlerin korunması çağrısında bulunurken, Avrupa Birliği yetkilileri endişelerini dile getirdi. Gözlemciler, bu durumun 1998 barış sürecinin ne kadar kırılgan olduğunu ve ekonomik eşitsizlikler, konut krizi ve artan yaşam maliyeti gibi kronik sorunların mezhepsel çatışmaların yeniden alevlenmesine zemin hazırlayabileceğini belirtiyor.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Belfast'taki göçmen karşıtı şiddet olayları, Türkiye için önemli dersler barındırıyor. Türkiye, son yıllarda Suriyeli mülteciler başta olmak üzere büyük bir göç dalgasıyla karşı karşıya kalırken, toplumsal uyum konusunda benzer zorluklar yaşamıştır. Kuzey İrlanda örneği, göç politikalarının yalnızca güvenlik boyutuyla değil, aynı zamanda toplumsal kutuplaşmayı derinleştirmeyecek şekilde yürütülmesi gerektiğini göstermektedir. Ayrıca, Brexit sonrası yaşanan bu tür krizler, AB ile ilişkilerini sürdüren Türkiye'nin, bölgesel istikrarsızlıkların küresel göç hareketlerini nasıl etkileyebileceğini anlaması açısından önemlidir. Türk dış politikası, bu tür gelişmeleri dikkatle izleyerek hem kendi sınır güvenliğini sağlama hem de insani yükümlülükleri yerine getirme dengesini kurmak zorundadır.

Etiketler:
BelfastKuzey İrlandagöçmen karşıtlığıThe TroublesBrexitşiddetAvrupa

İlgili Haberler

📰
Avrupa

Kanada’dan 30 Gün İçinde Denizaltı Kararı Bekleniyor

8 dk önce

Alman general: Rusya, nükleer tehdidi uzaya taşıyabilir
Avrupa

Alman general: Rusya, nükleer tehdidi uzaya taşıyabilir

26 dk önce

ABD Dünya Kupası'nda Paraguay'a Fark Attı
Avrupa

ABD Dünya Kupası'nda Paraguay'a Fark Attı

1 sa önce

Kral III. Charles'ın resmi doğum günü törenle kutlandı
Avrupa

Kral III. Charles'ın resmi doğum günü törenle kutlandı

1 sa önce