Belçika'nın doğusunda, Almanya sınırına yakın bölgede bulunan ve ülkenin en büyük doğa rezervi olan High Fens (Hoge Venen) bölgesinde çıkan orman yangını, rüzgarın da etkisiyle büyüyerek iki katına çıktı. Yetkililer, alevlerin Almanya sınırına kadar yaklaşması üzerine Belçika tarafındaki iki köyde yaşayan yüzlerce kişiyi tahliye etti. Yangının kontrol altına alınması için yoğun çaba sarf edilirken, bölge halkına evlerine dönmemeleri uyarısı yapıldı. Belçika Acil Durum Koordinasyon Merkezi'nin verdiği bilgiye göre, yangın şu ana kadar yaklaşık 100 hektarlık alanı küle çevirdi ve rüzgarın yön değiştirmesi nedeniyle tahliye bölgesi genişletildi.
Gelişmenin Arka Planı
High Fens, Belçika'nın Valon Bölgesi'nde, Almanya'nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaleti sınırında yer alan ve yaklaşık 4.500 hektarlık bir alanı kaplayan, turbalık ve ormanlık alanlardan oluşan eşsiz bir doğa rezervidir. UNESCO tarafından biyosfer rezervi ilan edilen bölge, nadir bitki türlerine ve yaban hayatına ev sahipliği yapmaktadır. Ancak son haftalarda etkili olan kuraklık ve yüksek sıcaklıklar, bölgeyi yangına karşı son derece savunmasız hale getirdi. Belçika Kraliyet Meteoroloji Enstitüsü, bölgede son 30 günde ölçülen yağış miktarının 15 milimetrenin altında kaldığını, bunun son 100 yılın en düşük seviyesi olduğunu açıkladı.
Yangın, dün öğleden sonra yerel saatle 14.30 sıralarında rezervin kuzey kesiminde başladı. İtfaiye ekipleri, yangına ilk müdahaleyi yaparak alevlerin yerleşim yerlerine sıçramasını önlemeye çalıştı. Ancak saatte 40 kilometreye ulaşan rüzgar, alevleri hızla güneye, Almanya sınırına doğru taşıdı. Belçika Sivil Savunma Teşkilatı, yangının kontrol altına alınması için iki helikopter ve bir uçakla havadan müdahalede bulunurken, karadan da 100'den fazla itfaiyeci görev yapıyor. Alevler, sınıra sadece 1,5 kilometre mesafeye kadar yaklaştı.
Tahliye edilen köylerden biri olan Mont Rigi'de yaşayan 63 yaşındaki bir sakin, yaptığı açıklamada, 'Duman her yeri kapladı, gökyüzü karardı. Polis kapı kapı dolaşarak herkesi tahliye etti. Şu anda bir akrabamın evindeyim, neler olacağını bilmiyoruz' dedi. Belçika Kraliyet Doğa Koruma Derneği yetkilileri, rezervin büyük bir bölümünün zarar gördüğünü ve ekosistemin onlarca yıl sürecek bir iyileşme sürecine girdiğini belirtti. Dernek sözcüsü, 'Bu bir felaket. Nadir bitki türleri ve hayvan popülasyonları ciddi şekilde etkilendi. Yangının kontrol altına alınmasına rağmen, doğal dengenin yeniden kurulması çok uzun zaman alacak' ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İklim değişikliğinin etkisiyle Avrupa genelinde orman yangınlarının sayısı ve şiddeti her geçen yıl artıyor. Geçtiğimiz yaz aylarında İspanya, Portekiz, Fransa ve Yunanistan'da çıkan yangınlarda binlerce hektar ormanlık alan kül olmuş, onlarca kişi hayatını kaybetmişti. Belçika gibi ılıman iklime sahip bir ülkede bile bu tür büyük yangınların görülmesi, iklim krizinin etkilerinin ne kadar yaygınlaştığını gözler önüne seriyor.
Uzmanlar, kuraklık ve yüksek sıcaklıkların Avrupa'da yeni normal haline geldiğini, bu durumun orman yangınlarını daha sık ve daha yıkıcı hale getirdiğini vurguluyor. Avrupa Birliği'nin Copernicus İklim Değişikliği Servisi verilerine göre, 2024 yılı, kayıtlara geçen en sıcak yıllardan biri olma yolunda ilerliyor. Belçika'da yaşanan bu yangın, ülkenin afet yönetimi kapasitesini de test ediyor. Belçika Dışişleri Bakanlığı, yangının sınır komşusu Almanya ile koordineli bir şekilde kontrol altına alınmaya çalışıldığını, her iki ülkenin itfaiye ekiplerinin ortak müdahale gerçekleştirdiğini açıkladı. Bu tür sınır ötesi işbirliği, iklim kaynaklı afetlerle mücadelede Avrupa dayanışmasının bir örneği olarak değerlendiriliyor.
Yangının çevre üzerindeki etkileri bununla sınırlı kalmayacak. High Fens bölgesi, Avrupa'nın en büyük turbalık alanlarından birine ev sahipliği yapıyor. Turbalık alanlar, atmosferdeki karbonu depolama konusunda ormanlardan bile daha etkilidir. Ancak yangın sırasında bu turbalıklar yandığında, yıllarca depolanan karbon açığa çıkıyor. Uzmanlar, bu yangının atmosfere büyük miktarda karbon salımına neden olduğunu ve bunun iklim değişikliğini hızlandırdığını belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Belçika'daki bu yangın, iklim değişikliğinin yalnızca Akdeniz ülkelerini değil, tüm Avrupa'yı tehdit ettiğini gösteriyor. Türkiye, özellikle son yıllarda orman yangınlarıyla mücadelede önemli deneyim kazanmış bir ülke olarak, yangın söndürme ve erken uyarı sistemleri konusundaki bilgisini paylaşabilir. Ayrıca, bu tür afetler, AB ile Türkiye arasındaki sivil koruma mekanizmalarının güçlendirilmesi için bir fırsat olabilir. Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadele politikaları kapsamında orman yangınlarına karşı daha dirençli bir altyapı kurması gerekliliğini de bir kez daha hatırlatmaktadır. Bu olay, uluslararası işbirliğinin ve ortak afet yönetimi stratejilerinin önemini vurguluyor.