Bayer AG, Çin'den ithal edilen glifosata karşı ABD'de tarife uygulanması talebinin ardından, ABD'deki glifosat işini yeni kurulan Ruveon adlı şirkete devretti. Alman kimya ve ilaç devi, bu adımla hem ticaret savaşlarının etkisini azaltmayı hem de ABD pazarındaki konumunu yeniden yapılandırmayı hedefliyor. Karar, özellikle tarım sektöründe yaygın kullanılan bu yabani ot ilacının tedarik zincirinde önemli bir değişime işaret ediyor.
Gelişmenin arka planı
Bayer, 2018 yılında Monsanto'yu satın alarak glifosat bazlı Roundup markasının sahibi olmuştu. Ancak şirket, ABD'de Roundup'ın kansere yol açtığı iddiasıyla binlerce dava ile karşı karşıya kaldı. Bu hukuki süreç, Bayer'in glifosat işini yeniden değerlendirmesine yol açtı. Şirket, 2023 yılında ABD'deki tüketici Roundup ürünlerini piyasadan çekmeyi planladığını duyurmuş, ancak profesyonel tarım kullanımına devam edeceğini belirtmişti.
Son gelişmeyle birlikte Bayer, ABD'deki glifosat üretimini ve satışını Ruveon'a devretti. Ruveon, bu alanda faaliyet göstermek üzere yeni kurulmuş bir şirket. Bayer'in Çin'den ithal edilen glifosata karşı ABD Ticaret Temsilciliği'ne (USTR) yaptığı tarife başvurusu ise dikkat çekiyor. Şirket, Çin'in glifosat üretiminde haksız sübvansiyonlar ve damping uyguladığını iddia ederek, ABD'nin bu ithalata ek vergi getirmesini talep ediyor. Bu talep, ABD ve Çin arasındaki ticaret gerilimlerinin bir yansıması olarak görülüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Glifosat, dünyada en yaygın kullanılan herbisit olup, tarımsal üretimde kritik bir rol oynuyor. Çin, küresel glifosat üretiminin yaklaşık yüzde 70'ini elinde bulunduruyor. ABD ise en büyük pazarlardan biri. Bayer'in Ruveon'a devri ve tarife talebi, ABD'nin Çin'e olan bağımlılığını azaltma çabalarının bir parçası olarak yorumlanabilir. Bu hamle, aynı zamanda Biden yönetiminin kritik tedarik zincirlerini çeşitlendirme politikasıyla da uyumlu.
Uzmanlara göre, eğer ABD Çin'den gelen glifosata tarife uygularsa, bu küresel tarım ticaretinde fiyat artışlarına ve arz daralmasına yol açabilir. Özellikle ABD'li çiftçiler, daha pahalı yerel üretime yönelmek zorunda kalabilir. Öte yandan, Çin'in misilleme yapması halinde ticaret savaşları daha da derinleşebilir. Bayer'in bu stratejik adımı, hem hukuki riskleri yönetme hem de jeopolitik belirsizliklere karşı pozisyon alma amacı taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, glifosat kullanımında ABD ve Çin kadar büyük bir pazar olmasa da, tarım sektöründe bu herbisit yaygın olarak kullanılıyor. Türkiye'nin glifosat ihtiyacının büyük bölümü ithalatla karşılanıyor ve Çin önemli bir tedarikçi konumunda. ABD-Çin ticaret savaşlarının glifosat fiyatlarına etkisi, Türkiye'deki tarımsal girdi maliyetlerini artırabilir. Ayrıca, Bayer'in Ruveon'a devri, Türkiye'de de benzer bir yapılanmaya yol açabilir mi sorusu akıllara geliyor. Türkiye'nin bu gelişmeyi yakından izlemesi ve tedarik zincirini çeşitlendirme stratejileri geliştirmesi faydalı olacaktır.