Uluslararası Para Fonu (IMF), Orta Doğu'da artan jeopolitik gerilimlerin etkisiyle İsrail ekonomisine yönelik 2024 yılı büyüme tahminini aşağı yönlü revize etti. Dünya Ekonomik Görünüm Raporu'nda yapılan güncellemeye göre, İsrail GSYİH büyüme beklentisi yüzde 3,1'den yüzde 2,7'ye çekildi. Bu revizyon, bölgedeki çatışma risklerinin ve belirsizliklerin İsrail ekonomisi üzerindeki olumsuz etkilerini yansıtıyor. IMF yetkilileri, özellikle İran ve Hizbullah ile artan tansiyonun yatırım ortamını ve tüketici güvenini olumsuz etkilediğini belirtti.
Gelişmenin arka planı
IMF'nin revizyonu, Gazze savaşının başlangıcından bu yana İsrail ekonomisinde gözlemlenen yavaşlamayı teyit ediyor. Savaşın başladığı Ekim 2023'ten bu yana İsrail, hem askeri harcamalardaki artış hem de ticaret ve turizm gelirlerindeki düşüşle karşı karşıya. Özellikle inşaat sektörü, Filistinli işçilerin kısıtlanması nedeniyle daralırken, teknoloji ve ihracat odaklı sektörlerde de belirsizlik hakim. İsrail Merkez Bankası geçtiğimiz haftalarda faiz oranlarını sabit tutma kararı alırken, bütçe açığının GSYİH'nın yüzde 6,6'sına ulaşması bekleniyor.
Karar, IMF'nin Nisan ayında yayımladığı tahminlerin ardından geldi. O dönemde fon, İsrail için yüzde 3,1 büyüme öngörmüş ancak jeopolitik risklere dikkat çekmişti. Haziran ayındaki güncelleme, savaşın ekonomik maliyetinin daha önce tahmin edilenden daha yüksek olabileceğini işaret ediyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ekonomik zorluklara rağmen ülkenin güvenlik önceliklerini koruyacağını vurgularken, muhalefet partileri hükümeti ekonomik yönetim konusunda eleştiriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
IMF'nin revizyonu, Orta Doğu'da artan gerilimlerin sadece İsrail'i değil, bölge ekonomilerini de etkilediğini gösteriyor. İran, Lübnan, Suriye ve Yemen'deki çatışmaların yayılma riski, enerji fiyatlarında dalgalanmaya ve ticaret yollarında kesintilere yol açabiliyor. Özellikle İsrail-İran arasındaki doğrudan çatışma olasılığı, Küresel petrol piyasalarında endişe yaratıyor. Brent petrol fiyatları, son haftalarda jeopolitik risk primine bağlı olarak yükseliş eğilimi gösteriyor.
Bölgesel istikrarsızlık, yabancı yatırımcıların Orta Doğu'ya olan ilgisini de azaltıyor. Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) verilerine göre, bölgeye doğrudan yabancı yatırım akışı 2023'ün son çeyreğinde bir önceki yıla göre yüzde 20 azaldı. IMF, Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesi için 2024 büyüme tahminini yüzde 2,7'de tutarken, risklerin aşağı yönlü olduğunu belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
IMF'nin İsrail büyüme tahminini düşürmesi, Türkiye için dolaylı ancak önemli çıkarımlar barındırıyor. İsrail, Türkiye'nin Orta Doğu'daki önemli ticaret ortaklarından biri. 2023'te iki ülke arasındaki ticaret hacmi yaklaşık 7 milyar dolar seviyesindeydi. İsrail ekonomisindeki yavaşlama, Türk ihracatçıları için talep daralması anlamına gelebilir. Ayrıca, bölgesel gerilimlerin enerji fiyatlarına etkisi, Türkiye'nin cari açığı üzerinde baskı yaratabilir. Diplomatik olarak, Ankara'nın İsrail-Filistin çatışmasındaki arabuluculuk çabaları, taraflar arasındaki güven eksikliği nedeniyle zorluklarla karşılaşabilir. Türkiye, bölgesel istikrarın sağlanması için diplomatik girişimlerini sürdürürken, ekonomik kırılganlıkları da göz önünde bulundurmak zorunda.