Birleşik Krallık, Avustralya ve Kanada, İsrail'in 2024 yılında Gazze'de bir insani yardım konvoyuna düzenlenen ve Dünya Merkezi Mutfağı (WCK) çalışanlarının ölümüyle sonuçlanan ölümcül saldırıyı soruşturmama kararını 'utanç verici' olarak nitelendirdi. Üç ülkenin dışişleri bakanları, İsrail hükümetinin konuya ilişkin soruşturma açmama kararını kınayan ortak bir açıklama yayımladı. Açıklamada, uluslararası insani hukuka saygı gösterilmesinin önemi vurgulanırken, İsrail'in bu kararının ciddi bir sorumluluk reddi olduğu belirtildi. Olay, 2024 yılında Gazze Şeridi'nde yaşanan çatışmalar sırasında meydana gelmiş ve uluslararası toplumda büyük yankı uyandırmıştı.
Gelişmenin Arka Planı
Dünya Merkezi Mutfağı (World Central Kitchen - WCK), kurucusu ünlü şef José Andrés tarafından 2010 yılında kurulan ve dünya genelinde doğal afetler ve çatışma bölgelerinde gıda yardımı sağlayan bir yardım kuruluşudur. 2024 yılında, Gazze'deki insani krizin derinleştiği bir dönemde, WCK ekibi bölgeye yardım ulaştırmak için çalışıyordu. 1 Nisan 2024 tarihinde, Gazze'deki yardım konvoyuna düzenlenen hava saldırısında yedi WCK çalışanı hayatını kaybetti. Ölenler arasında Avustralya, Polonya, Birleşik Krallık ve Filistin vatandaşları da bulunuyordu.
İsrail, saldırının 'tragik bir hata' olduğunu ve olayın kapsamlı bir şekilde araştırılacağını açıklamıştı. Ancak, İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) tarafından yürütülen ön incelemenin ardından, hükümet soruşturma açmama kararı aldı. Bu karar, uluslararası toplumda büyük tepki çekti. Özellikle, yardım kuruluşları ve Batılı ülkeler, İsrail'in bu tutumunu kabul edilemez bularak, bağımsız bir soruşturma yürütülmesi çağrısında bulundu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu olay, İsrail ile uluslararası toplum arasındaki gerilimi daha da artırdı. Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri, İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarında uluslararası insani hukuku ihlal ettiği yönündeki endişelerini daha önce de dile getirmişti. Bu saldırı ve ardından gelen soruşturma kararı, İsrail'in hesap verebilirliği konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı, Avustralya Dışişleri Bakanı ve Kanada Dışişleri Bakanı'nın ortak açıklamasında, 'Saldırıda hayatını kaybedenlerin ailelerine ve Dünya Merkezi Mutfağı topluluğuna taziyelerimizi iletiyoruz. İsrail'in soruşturma açmama kararı, uluslararası insani hukuka saygı gösterilmesi gerektiği ilkesine zarar vermektedir. Bu kararı utanç verici buluyoruz' ifadelerine yer verildi.
İsrail ise, olayın ardından yaptığı savunmada, saldırının yanlış istihbarata dayandığını ve sivil kayıpları önlemek için ellerinden geleni yaptıklarını öne sürdü. Ancak, uluslararası toplum bu açıklamaları yetersiz buldu. Özellikle, İsrail'in Gazze'deki operasyonlarını sürdürdüğü bir dönemde, böyle bir olayın soruşturulmaması, uluslararası toplumun güvenini daha da zedeledi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, uzun süredir Gazze'deki insani krize dikkat çekmekte ve İsrail'in uluslararası hukuka aykırı eylemlerini kınamaktadır. Bu olay, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği desteği ve İsrail'in uluslararası toplumdaki yalnızlaşmasını pekiştirmektedir. Türkiye, benzer şekilde, yardım kuruluşlarının güvenliğinin sağlanması ve insani yardım koridorlarının açılması yönündeki çağrılarını sürdürmektedir. Bu gelişme, Türk dış politikasının insani diplomasi vurgusunu güçlendirmekte ve bölgedeki istikrarsızlığın çözümü için uluslararası işbirliğinin önemini bir kez daha ortaya koymaktadır.