ABD, Geçici Korumalı Statü (TPS) iptal edilen 160'tan fazla Haitili göçmeni taşıyan ilk sınır dışı uçağını Haiti'nin kuzeyindeki Cap-Haïtien kentine gönderdi. ICE'in kiraladığı uçak, Yüksek Mahkeme'nin Başkan Donald Trump'ın göçmenlik yetkilerini genişleten kararının ardından bugün indi. Bu, Trump yönetiminin Haiti'ye yönelik sınır dışı politikasında yeni bir aşamayı işaret ederken, ülkede devam eden şiddet ve istikrarsızlık nedeniyle insan hakları örgütleri karara tepki gösteriyor.
Gelişmenin Arka Planı
Yüksek Mahkeme, geçen hafta Trump yönetiminin TPS statüsünü kaldırma yetkisini onaylayan kararını açıkladı. Bu karar, 2025'te başlatılan ve Haiti dahil birçok ülkeden göçmenleri kapsayan TPS iptallerinin önünü açtı. TPS, doğal afet veya silahlı çatışma gibi geçici koşullar nedeniyle ülkelerine dönemeyen göçmenlere verilen bir koruma statüsüdür. Haiti, 2010 depreminden bu yana TPS kapsamındaydı; ancak Trump yönetimi, ülkedeki koşulların düzeldiğini savunarak bu statüyü kaldırma kararı aldı. ICE tarafından yapılan açıklamada, uçağın 160'tan fazla Haitili yetişkini taşıdığı ve Cap-Haïtien Uluslararası Havalimanı'na indiği belirtildi. Benzer uçuşların önümüzdeki haftalarda da devam edeceği bildirildi.
Haiti hükümeti, sınır dışı edilen vatandaşlarını kabul etmek zorunda olduklarını ancak ülkedeki altyapı eksikliği ve artan şiddet nedeniyle bu durumun ek bir yük oluşturduğunu ifade etti. Birleşmiş Milletler Mülteci Ajansı (UNHCR), sınır dışı işlemlerinin uluslararası hukuka uygun olması gerektiğini vurguladı ve Haiti'nin güvenlik durumu nedeniyle geri gönderme yasağı ilkesine dikkat çekti. Öte yandan, ABD'li yetkililer, kararın yasalara uygun olduğunu ve ülkeye yasadışı göçü caydırmayı amaçladığını savunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu sınır dışı uçuşu, ABD'nin göç politikalarındaki sertleşmenin yanı sıra Karayipler'deki göç dinamiklerini de etkiliyor. Haiti, son yıllarda çete şiddeti, siyasi kriz ve ekonomik çöküşle mücadele ederken, binlerce Haitili komşu ülkelere ve ABD'ye göç etti. ABD'nin bu adımı, bölgedeki diğer ülkelere de sinyal gönderiyor; örneğin Dominik Cumhuriyeti ve Bahamalar gibi ülkeler benzer sınır dışı politikalarını sıkılaştırabilir. Uzmanlar, bu durumun Haiti'deki insani krizi derinleştirebileceği ve bölgesel istikrarı tehdit edebileceği konusunda uyarıyor.
Küresel ölçekte ise bu karar, Trump yönetiminin göçmen karşıtı politikalarının bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri, zorla geri göndermelerin uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtiyor. Avrupa Birliği ve bazı Latin Amerika ülkeleri de sınır dışı uçuşlarına ilişkin endişelerini dile getirdi. Ancak ABD yönetimi, egemenlik haklarına vurgu yaparak eleştirilere yanıt veriyor. Bu gelişme, göçmen krizi yönetimi konusunda uluslararası toplumda derin bir ayrışmaya işaret ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, göçmen politikaları ve sınır dışı uygulamaları konusunda benzer tartışmalar yaşayan bir ülke olarak bu gelişmeyi yakından izliyor. ABD'nin TPS iptalleri, uluslararası göç rejimindeki kırılganlığı gösteriyor. Türkiye, Suriyeli mültecilere yönelik geçici koruma sağlarken, benzer bir statü değişikliğinin küresel sonuçlarını değerlendirmesi gerekiyor. Ayrıca, bu karar, göçmen akınlarının yönetiminde ülkelerin tek taraflı politikalarının risklerini ortaya koyuyor. Türkiye'nin, insan hakları ve geri göndermeme ilkesi çerçevesinde dengeli bir yaklaşım sergilemesi ve uluslararası işbirliğini güçlendirmesi önem taşıyor.