İran'ın en üst düzey dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in naaşı, bugün kutsal kent Kum'da düzenlenecek cenaze töreni öncesinde bu sabah erken saatlerde kente ulaştı. Devlet televizyonunun aktardığına göre, dün ülkenin başkenti Tahran'da gerçekleştirilen ve milyonlarca yaslının katıldığı büyük törenin ardından, bu sabah Kum'da da benzer bir dini merasim düzenlenecek. Hamaney'in naaşı, Şii İslam dünyasının en önemli dini merkezlerinden biri olan Kum'daki Fatima Masumeh Türbesi'ne getirildi. Törenin yerel saatle 09.00'da başlaması planlanıyor.
Üç günlük yas süreci ve defin hazırlıkları
Ayetullah Hamaney'in ölümü, 10 gün önce 85 yaşında geçirdiği kalp krizi sonucu gerçekleşti. İran yönetimi, liderin vefatının ardından ülkede üç günlük yas ilan etti. Cenaze törenleri kapsamında ilk olarak dün Tahran'da üniversite kampüsünde bir tören düzenlenmiş, ardından Hamaney'in naaşı halkın katılımına açık bir şekilde Tahran sokaklarında taşınmıştı. Bugünkü Kum töreninin ardından naaşın, yarın Meşhed kentindeki İmam Rıza Türbesi'ne götürülmesi ve orada defnedilmesi bekleniyor. Meşhed, Şiilikte en kutsal üçüncü şehir olarak kabul ediliyor.
İran devlet televizyonu, Kum'daki tören alanında geniş güvenlik önlemleri alındığını ve yüz binlerce kişinin katılmasının beklendiğini duyurdu. Yetkililer, törenler sırasında herhangi bir güvenlik zafiyeti yaşanmaması için kentin giriş ve çıkışlarında kontrolleri artırdı. Ayrıca, Hamaney'in sağlık durumuyla ilgili son haftalarda yayılan söylentilerin ardından, rejimin liderlik geçiş sürecini sorunsuz yönetmeye çalıştığı gözleniyor. Dini liderin yerine kimin geçeceği konusunda henüz resmi bir açıklama yapılmadı, ancak Uzmanlar Meclisi'nin önümüzdeki günlerde toplanarak yeni lideri seçmesi bekleniyor.
Bölgesel ve küresel yankılar
Ayetullah Hamaney'in ölümü, sadece İran'da değil, tüm Orta Doğu'da ve uluslararası arenada geniş yankı uyandırdı. Hamaney, 1989'dan bu yana İran'ın en güçlü figürü olarak ülkenin iç ve dış politikasını şekillendiren isimdi. Onun ölümü, İran'ın nükleer programı, bölgesel vekil güçlerle ilişkileri ve Batı'yla olan gerilimler açısından kritik bir dönemeç olarak değerlendiriliyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere Körfez ülkeleri, İran liderinin vefatına ilişkin başsağlığı mesajları yayımlarken, İsrail ise konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı. ABD Dışişleri Bakanlığı, Hamaney döneminde İran'ın bölgedeki istikrarsızlaştırıcı faaliyetlerine dikkat çekerek, yeni liderlikle birlikte İran'ın politikalarında bir değişiklik olup olmayacağının izleneceğini belirtti.
Uzmanlar, Hamaney sonrası dönemde İran'da iç iktidar mücadelelerinin artabileceğini ve bunun bölgesel güç dengelerini etkileyebileceğini öngörüyor. Özellikle Yemen'deki Husiler, Lübnan'daki Hizbullah ve Suriye'deki Rejim güçleri üzerinden yürütülen İran etkisinin, yeni liderle birlikte yeniden şekillenmesi bekleniyor. Ayrıca, Hamaney'in ölümüyle birlikte İran'da yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin de gecikebileceği konuşuluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran'ın en önemli komşularından biri olarak Hamaney'in ölümü sonrasında dikkatle izlenmesi gereken bir sürece girdi. İran'da yaşanacak olası bir iktidar boşluğu, Türkiye'nin güneydoğu sınırında yeni güvenlik riskleri doğurabilir. Türkiye, özellikle PKK ve diğer terör örgütlerinin İran'daki olası bir güç boşluğundan faydalanmaması için sınır güvenliğini artırmalıdır. Ayrıca, İran'la olan enerji ticareti ve bölgesel konulardaki işbirliği, yeni liderlikle yeniden müzakere edilmek zorunda kalabilir. Orta Doğu'daki istikrar arayışında Türkiye, İran'ın yeni lideriyle pragmatik bir diyalog geliştirmeli ve bölgesel krizlerde yapıcı rol oynamalıdır. Bu gelişme, Türk dış politikası açısından hem fırsatlar hem de riskler barındırmaktadır.