Barclays Plc Avrupa hisse senedi stratejisi başkanı Emmanuel Cau’ya göre, eylül ayının mevsimsel zayıflığı, yaklaşan ara seçimler, faiz oranlarındaki oynaklık ve beklenen yapay zeka (AI) halka arzları, hisse senedi yatırımcılarının portföylerindeki riski seçici olarak azaltması için güçlü bir gerekçe oluşturuyor. Cau, bu faktörlerin birleşiminin önümüzdeki dönemde piyasalarda dalgalanmayı artırabileceğine işaret ediyor.
Eylül mevsimselliği ve piyasa dinamikleri
Tarihsel olarak eylül ayı, hisse senedi piyasaları için yılın en zayıf aylarından biri olarak bilinir. Yatırımcılar yaz tatilinden dönerken, portföylerini yeniden dengelemeye başlar ve bu da satış baskısı yaratabilir. Barclays’in analizine göre, bu yıl eylül ayında ek risk faktörleri de devreye giriyor. Özellikle ABD’de yapılacak ara seçimler, siyasi belirsizliği artırarak piyasalarda oynaklığa yol açabilir. Tarihsel veriler, ara seçim yıllarında eylül ve ekim aylarının genellikle daha volatil geçtiğini gösteriyor.
Faiz oranlarındaki oynaklık da yatırımcıların iştahını azaltan bir diğer unsur. Merkez bankalarının para politikası adımları ve enflasyon verileri, tahvil piyasalarında dalgalanmaya neden olurken, hisse senedi değerlemelerini de baskılıyor. Cau, faiz belirsizliğinin özellikle büyüme hisselerinde sert hareketlere yol açabileceğini vurguluyor.
Son olarak, yapay zeka alanındaki şirketlerin halka arz (IPO) planları, piyasaya taze sermaye çekebileceği gibi, mevcut teknoloji hisselerinden çıkışı da tetikleyebilir. Yatırımcılar, yeni arz edilen AI şirketlerine yönelmek için portföylerindeki diğer hisseleri satabilir. Bu durum, özellikle değerlemesi yüksek teknoloji hisselerinde satış baskısı yaratabilir.
Küresel etkiler ve sektörel yansımalar
Barclays’in görüşü, küresel piyasalarda risk iştahının azalabileceğine dair bir sinyal olarak yorumlanıyor. Avrupa ve ABD piyasaları arasındaki güçlü korelasyon nedeniyle, olası bir risk azaltma dalgası Asya piyasalarına da yayılabilir. Özellikle gelişmekte olan ülkeler, sermaye akımlarındaki dalgalanmalardan olumsuz etkilenebilir. Cau’nun değerlendirmesi, yatırımcıların agresif pozisyonlardan kaçınıp daha savunmacı sektörlere yönelebileceğini ima ediyor.
Enerji, kamu hizmetleri ve temel tüketim gibi defansif sektörler, risk azaltma dönemlerinde genellikle daha iyi performans gösterir. Buna karşın teknoloji, finans ve döngüsel tüketim hisseleri satış baskısıyla karşılaşabilir. Yapay zeka halka arzlarının zamanlaması da piyasa dinamiklerini etkileyecek: Eğer arzlar beklenenden büyük ve cazip olursa, mevcut teknoloji devlerinden çıkış hızlanabilir.
Öte yandan, ara seçimlerin sonuçları da piyasa için kritik. Anketler, Kongre’de dengelerin değişebileceğine işaret ediyor. Seçim belirsizliği ortadan kalktığında, piyasalarda rahatlama rallisi görülebilir. Ancak seçim öncesi dönemde volatilite artışı kaçınılmaz görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel risk iştahındaki azalma, Türkiye gibi gelişmekte olan piyasalar için sermaye çıkışı riskini artırabilir. Yabancı yatırımcıların riskli varlıklardan kaçınması, TL üzerinde baskı yaratabilir ve Borsa İstanbul’da satış baskısına yol açabilir. Ayrıca, yapay zeka halka arzlarının yurt dışında yoğunlaşması, Türkiye’deki teknoloji şirketlerine olan ilgiyi azaltabilir. Ancak, Türkiye’nin kendi dinamikleri (faiz indirim döngüsü, yerel seçimler sonrası siyasi istikrar) bu etkileri dengeleyebilir. Yine de küresel dalgalanmalara karşı hazırlıklı olmakta fayda var.