Bangladeş, son yılların en ölümcül kızamık salgınıyla karşı karşıya. Ülke genelinde Mart ayından bu yana 1.002 çocuk kızamık nedeniyle hayatını kaybetti, yaklaşık 190 bin kişi ise virüsü kaptı. Sağlık yetkilileri, salgının hız kesmeden devam ettiğini ve aşı kampanyasının hedeflenen nüfusa ulaşamadığını belirtiyor.
Salgının arka planı ve yetersiz aşılama
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve UNICEF'in verilerine göre, Bangladeş'te kızamık aşısı kapsayıcılığı son yıllarda düzenli olarak düşüş gösteriyordu. 2020'de başlayan COVID-19 pandemisi, rutin aşılama hizmetlerini ciddi şekilde aksattı. Pandemi öncesinde yüzde 90'ın üzerinde olan ilk doz kızamık aşısı oranı, 2022'de yüzde 80'in altına geriledi. Bu düşüş, özellikle kırsal bölgelerde ve kamplarda yaşayan nüfus arasında bağışıklık açığını büyüttü.
Mart 2025'te ilk vakaların görülmesiyle başlayan salgın, hızla ülkenin büyük bölümüne yayıldı. Sağlık Bakanlığı'nın açıkladığı son verilere göre, toplam vaka sayısı 190 bine yaklaşırken, ölümlerin büyük çoğunluğu 5 yaş altı çocuklarda görüldü. Başkent Dakka ve çevresindeki kamplar ile Chattogram gibi yoğun nüfuslu bölgeler salgının merkez üssü haline geldi.
Hükümet, salgını kontrol altına almak için acil aşılama kampanyası başlattı. Ancak kampanya, lojistik zorluklar, sağlık personeli eksikliği ve aşı tereddüdü nedeniyle beklenen etkiyi yaratamadı. Yetkililer, özellikle Rohingya mülteci kamplarında yaşayan çocukların durumunun kritik olduğunu vurguluyor. Bu kamplarda hijyen koşullarının kötü olması ve kalabalık yaşam alanları salgını daha da körüklüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bangladeş'teki salgın, Güney Asya genelinde bir uyarı niteliği taşıyor. Komşu ülkeler Hindistan, Myanmar ve Nepal de benzer şekilde aşılama oranlarında düşüş yaşıyor. Dünya Sağlık Örgütü, 2023'te dünya genelinde kızamık vakalarında yüzde 79'luk bir artış olduğunu bildirmişti. Bu artış, pandemi sonrası aşılama hizmetlerinin yeniden yapılandırılmasındaki gecikmelerden kaynaklanıyor.
Uzmanlar, kızamığın son derece bulaşıcı bir hastalık olduğunu ve toplum bağışıklığının yüzde 95'in üzerinde olması gerektiğini hatırlatıyor. Bangladeş'te bu oranın çok altında kalınması, salgının daha da yayılmasına zemin hazırlıyor. Ayrıca, yetersiz beslenme ve altyapı sorunları, hastalığın ölümcül seyretmesinde önemli rol oynuyor.
Uluslararası yardım kuruluşları, Bangladeş'e acil destek çağrısı yapıyor. UNICEF ve WHO, aşı temini ve sağlık personeli eğitimi konusunda yardım teklif etti. Ancak ülkedeki siyasi istikrarsızlık ve ekonomik sıkıntılar, yardımların etkin dağıtımını zorlaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bangladeş'teki kızamık salgını, doğrudan Türkiye'yi etkilemese de küresel sağlık güvenliği açısından önemli bir uyarıdır. Türkiye, son yıllarda aşılama oranlarında düşüş yaşayan ülkeler arasında yer alıyor; bu durum benzer bir salgın riskini artırabilir. Ayrıca Türkiye, Rohingya mültecilerine yönelik insani yardımlarıyla bölgede aktif bir aktör. Salgının kontrol altına alınamaması, bölgesel istikrarsızlığı derinleştirerek Türkiye'nin insani diplomasi çabalarını zorlaştırabilir. Sağlık altyapısına yapılacak uluslararası destek, hem bölgesel hem de küresel sağlık güvenliği için kritik.