Bangladeş ve Hindistan, artan belgesiz göçmenlik geriliminin ortasında, ortak sınır boyunca işbirliğini derinleştirme kararı aldı. Cuma günü yayımlanan ortak bildiriye göre, iki ülke istihbarat paylaşımını ve koordineli devriyeleri iyileştirecek. Dakka, Hint makamlarını kaçak göçmenleri hedef almakla suçlarken, Yeni Delhi ise Bangladeş'ten gelen göç dalgasını kontrol altına almaya çalışıyor.
Göç Krizi ve Sınır Güvenliği
Bangladeş Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, Hindistan'ın Assam ve Batı Bengal eyaletlerinde Bangladeşli göçmenlere yönelik artan düşmanca söylem ve operasyonlardan rahatsızlık duyduklarını dile getirdi. Resmi verilere göre, son iki yılda sınırdan geri itilen Bangladeş vatandaşı sayısı %30 arttı. Hindistan ise terör ve uyuşturucu kaçakçılığı endişeleriyle sınır güvenliğini sıkılaştırdığını belirtiyor.
4.000 kilometreyi aşan Bangladeş-Hindistan sınırı, dünyanın en karmaşık sınır hatlarından biri. İki ülke arasında 1971'den bu yana süren işbirliği anlaşmalarına rağmen, sınır ötesi nüfus hareketleri siyasi bir sorun olmaya devam ediyor. 2015'teki Sınır Anlaşması ile yerleşim bölgelerinin takası yapılmış, ancak göç sorununa kalıcı çözüm bulunamamıştı.
Bölgesel ve Küresel Etkiler
Güney Asya'nın en büyük iki ekonomisi arasındaki bu gerilim, bölgesel istikrarı tehdit ediyor. Hindistan'ın Çin ile sınır anlaşmazlıkları ve Bangladeş'in Myanmar ile Rohingya krizi, iki ülkeyi ortak tehditlere karşı işbirliğine zorluyor. ABD ve Çin'in bölgedeki nüfuz mücadelesi, sınır güvenliği konularını daha da karmaşıklaştırıyor.
Uzmanlar, mevcut işbirliği adımlarının tansiyonu düşürmekle birlikte, yapısal sorunları çözmediğini belirtiyor. Bangladeş'teki ekonomik zorluklar ve Hindistan'daki milliyetçi politikalar, göçü tetikleyen temel faktörler olarak öne çıkıyor. İki ülke arasındaki ticaret hacmi 10 milyar doları aşarken, sınır güvenliği endişeleri ekonomik işbirliğini de olumsuz etkiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bangladeş-Hindistan sınır gerilimi, Türkiye'nin Güney Asya politikasını yakından ilgilendiriyor. Türkiye, her iki ülkeyle de güçlü ekonomik ve diplomatik bağlara sahip. Özellikle Bangladeş'teki Türk yatırımları (tekstil, savunma sanayii) ve Hindistan ile artan savunma işbirliği, bu krizde dengeli bir pozisyon almayı gerektiriyor. Ayrıca, Türkiye'nin kendi sınır güvenliği ve göç yönetimi politikaları açısından, iki ülkenin işbirliği modeli dikkatle izlenmeli. Bölgesel güç dengesi ve Çin'in etkisi, Türkiye'nin çok yönlü dış politikası için önemli fırsatlar ve riskler barındırıyor.