Dakar'da geleneksel bir balıkçı olan Mamadou Sarr, artık bir zamanlar olduğu gibi tek bir kilometre açığa çıkarak zengin bir sardalya ve mürekkep balığı avıyla dönemediğini anlatıyor. Senegal'in kıyı suları, nesiller boyunca babadan oğula geçen asil bir ticaretin sahnesiydi. Ancak bugün, bu zenginlik tükeniyor. Yasadışı, bildirilmeyen ve düzenlenmeyen (IUU) balıkçılık, küresel deniz ekosistemlerini tehdit ederken, Senegal özelinde küçük ölçekli balıkçıların geçim kaynağını yok ediyor. Şimdi, bilim insanları ve teknoloji şirketleri, bu sorunu çözmek için gemileri izleyen uydu sistemlerine ışık tutuyor.
Gelişmenin Arka Planı: Uydu Işıkları ve Balıkçı Tekneleri
Yasadışı balıkçılık, küresel okyanuslarda yılda 10 ila 23 milyar dolar arasında ekonomik kayba yol açıyor. Geleneksel olarak, gemilerin takibi için Otomatik Tanımlama Sistemi (AIS) kullanılıyor. Ancak bu sistem, yasadışı faaliyetlerde bulunan gemiler tarafından kolayca kapatılabiliyor. Yeni bir yaklaşım, gemilerin gece denizdeki yapay ışıklarını tespit eden uydu görüntülerine dayanıyor. NASA ve Avrupa Uzay Ajansı'nın (ESA) uyduları, özellikle Visible Infrared Imaging Radiometer Suite (VIIRS) sensörü sayesinde, okyanus yüzeyindeki ışık kaynaklarını algılayabiliyor.
Peki bu nasıl işliyor? Balıkçı tekneleri, özellikle kalamar ve uskumru gibi ışığa duyarlı türleri avlamak için güçlü ışıklar kullanıyor. Bu yapay ışıklar, uydulardan açıkça görülebiliyor. Araştırmacılar, bu verileri diğer gemi takip sistemleriyle (AIS ve VMS-Uzak Mesafe Takip Sistemi) karşılaştırarak, ışıkları tespit edilen ancak herhangi bir takip sinyali vermeyen gemileri belirliyor. Bu gemiler, büyük olasılıkla yasadışı balıkçılık yapan tekneler oluyor. Özellikle Orta ve Batı Afrika ülkeleri, Endonezya ve Güney Amerika sularında bu tekniğin başarıyla uygulandığı belirtiliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Senegal ve Batı Afrika için Kıyamet Senaryosu
Senegal, Batı Afrika'nın en zengin balıkçılık alanlarına sahip ülkelerinden biri. Ancak yasadışı avlanma, bu kaynakları hızla tüketiyor. Avrupa Birliği ve Çin'den gelen endüstriyel balıkçı filoları, bölgede yıllardır denetimsizce avlanıyor. Mamadou Sarr gibi geleneksel balıkçılar, artık geçimlerini sağlayamaz hale geldi. Senegal hükümeti, uydu teknolojisini kullanarak denetimleri artırmayı planlıyor. Bu, aynı zamanda Batı Afrika'da gıda güvenliği ve ekonomik istikrar için hayati önem taşıyor.
Küresel boyutta ise, yasadışı balıkçılıkla mücadele, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri'nin (SDG 14) bir parçası. Uydu tabanlı izleme sistemlerinin yaygınlaşması, sadece yasadışı faaliyetleri caydırmakla kalmıyor, aynı zamanda deniz biyolojik çeşitliliğini koruyarak iklim değişikliğiyle mücadelede de rol oynuyor. Sağlıklı okyanuslar, karbon tutulumu için kritik öneme sahip.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olarak balıkçılık sektöründe önemli bir aktördür. Akdeniz ve Ege'de yasadışı balıkçılık, özellikle Yunanistan ve diğer kıyıdaş ülkelerle zaman zaman gerilimlere yol açmaktadır. Uydu tabanlı izleme teknolojileri, Türkiye'nin kendi karasularında denetim kapasitesini artırabilir ve uluslararası sulardaki yükümlülüklerini yerine getirmesine katkı sağlayabilir. Ayrıca, Türkiye'nin insansız hava araçları (İHA) ve uzay teknolojilerindeki gelişmeleri (örneğin, Türksat uyduları) bu tür izleme sistemlerini entegre etmek için bir fırsat sunmaktadır. Küresel balık stoklarının korunması, Türkiye'nin ihracatı ve gıda güvenliği açısından da kritik olduğundan, bu gelişme Ankara'nın ilgisini çekmelidir.