Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Başkan Yardımcısı ve Başbakan Yardımcısı Şeyh Mansur bin Zayid El Nahyan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan'ı Abu Dabi'de kabul ederek bölgesel gelişmeleri ele aldı. WAM ajansının haberine göre görüşmede, Orta Doğu'daki son durum, güvenlik meseleleri ve ikili ilişkiler masaya yatırıldı. Zirve, iki Körfez ülkesi arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi açısından dikkat çekici.
Görüşmenin Arka Planı ve Katılımcılar
Şeyh Mansur bin Zayid, aynı zamanda BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid El Nahyan'ın kardeşi ve ülkenin fiili güç merkezlerinden biri. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ise 2019'dan bu yana görevde ve bölgesel diplomaside aktif rol alıyor. Görüşme, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın son dönemdeki bölgesel turunun bir parçası olarak değerlendiriliyor.
WAM'ın aktardığına göre, iki yetkili başta Yemen, İran nükleer anlaşması müzakereleri, Irak ve Suriye'deki gelişmeler olmak üzere bir dizi konuyu ele aldı. Ayrıca enerji piyasalarındaki dalgalanmalar ve OPEC+ çerçevesinde yapılan üretim kesintileri de gündeme geldi. Görüşmenin, iki ülkenin ortak çıkarlarını koruma ve bölgesel istikrarı sağlama hedefi taşıdığı belirtiliyor.
Abu Dabi'deki temas, son aylarda Körfez ülkeleri arasında artan diplomasi trafiğinin bir halkası. Suudi Arabistan ve BAE, özellikle ABD'nin bölgeden çekilme eğilimi gösterdiği bir dönemde güvenlik işbirliğini derinleştirmeye çalışıyor. İki ülke, 2021'de imzalanan El Ula Anlaşması ile Katar'a yönelik ablukayı kaldırmış ve Körfez İşbirliği Konseyi içindeki bölünmeyi onarmıştı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Görüşme, geniş bir bölgesel bağlamda gerçekleşiyor. İran'ın nükleer programına ilişkin müzakereler uzun süredir tıkanmış durumda. Suudi Arabistan ve BAE, İran ile doğrudan diyalog kanalları açmış olsa da, nükleer anlaşmanın yeniden canlandırılması konusunda temkinli. Yemen'deki iç savaşta Suudi liderliğindeki koalisyon ile Husiler arasındaki çatışmalar sürüyor; BAE ise Yemen'deki güney grupları desteklemekle eleştiriliyor. Görüşmede Yemen'deki ateşkes çabalarının ele alındığı tahmin ediliyor.
Öte yandan, iki ülke ekonomik olarak da yakınlaşıyor. Suudi Arabistan'ın Vizyon 2030 planı ve BAE'nin ekonomik çeşitlendirme stratejileri, yatırım ve ticaret işbirliğini gerektiriyor. Geçtiğimiz yıl iki ülke arasındaki ticaret hacmi 30 milyar doları aştı. Görüşmede, ortak yatırım fonları ve sanayi projeleri de ele alınmış olabilir.
ABD'nin bölgedeki askeri varlığını gözden geçirmesi, Körfez ülkelerini yeni güvenlik düzenlemeleri arayışına itiyor. Çin'in bölgedeki etkisini artırması da dengeleri değiştiriyor. Suudi Arabistan ve BAE, ABD ile ilişkilerini korurken Çin ve Rusya ile de angajmanı sürdürüyor. Bu görüşme, iki ülkenin bölgesel meselelerde ortak pozisyon belirleme çabası olarak okunabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Körfez ülkeleriyle son yıllarda ilişkilerini normalleştirme sürecinde. Suudi Arabistan ile 2022'de başlayan yumuşama, karşılıklı ziyaretler ve ticaret anlaşmalarıyla pekişti. BAE ile de 2021'den itibaren diplomatik ve ekonomik bağlar güçlendi; BAE, Türkiye'de büyük yatırımlar yapıyor. Bu görüşme, Körfez'deki dengelerin Türkiye'nin lehine olup olmadığını göstermesi açısından önemli. Suudi Arabistan ve BAE'nin bölgesel konularda ortak hareket etmesi, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü sınırlayabilir veya yeni işbirliği fırsatları yaratabilir. Özellikle enerji ve savunma sanayii alanlarında işbirliği potansiyeli var. Türkiye, Körfez sermayesini çekmek için bu tür temasları yakından izlemeli.