Sudan'ın orta kesimindeki stratejik öneme sahip el-Ubeyd kenti, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından desteklenen Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) yoğun kuşatması altında. Kent, aylardır süren çatışmalar ve abluka nedeniyle temel gıda, su ve ilaç sıkıntısı çekiyor. Birleşmiş Milletler, bölgede yaklaşık 800 bin kişinin insani yardıma muhtaç olduğunu belirtirken, yerel yetkililer kuşatma nedeniyle ölümlerin arttığını bildiriyor. HDK'nın kente yönelik saldırıları, Sudan Silahlı Kuvvetleri'nin (SAF) karşı saldırılarıyla şiddetlenirken, sivil halk çatışmaların ortasında mahsur kalmış durumda.
El-Ubeyd'in stratejik önemi ve çatışmaların seyri
El-Ubeyd, başkent Hartum'un yaklaşık 350 kilometre güneyinde yer alıyor ve Kuzey Kordofan eyaletinin başkenti konumunda. Kent, Sudan'ın en büyük hava üslerinden birine ev sahipliği yapması ve Hartum'u Darfur ile bağlayan ana ticaret yolları üzerinde bulunması nedeniyle stratejik öneme sahip. HDK, Nisan 2023'te başlayan SAF ile çatışmaların ardından kenti kuşatma altına aldı. Kaynaklara göre, HDK güçleri kentin çevresindeki köyleri kontrol ediyor ve merkeze giden tüm yolları kesmiş durumda. Sivil savunma ekipleri, kuşatma nedeniyle gıda fiyatlarının yüzde 300 oranında arttığını ve temel ihtiyaç maddelerine erişimin neredeyse imkansız hale geldiğini aktarıyor.
Çatışmaların başlangıcından bu yana binlerce sivil el-Ubeyd'den kaçarken, kentte kalanlar ise bombalama ve topçu atışları nedeniyle can güvenliği riski altında. Yerel sağlık yetkilileri, hastanelerin yetersiz kaldığını ve savaş yaralılarının tedavi edilemediğini belirtiyor. Uluslararası Kızılhaç Komitesi, bölgedeki insani durumu 'felaket' olarak tanımlarken, taraflara sivil altyapıyı koruma çağrısı yapıyor.
BAE'nin rolü ve uluslararası tepkiler
BAE'nin HDK'ya askeri ve mali destek sağladığı yönündeki iddialar, uluslararası toplumda tartışma yaratıyor. Birleşmiş Milletler'e sunulan raporlar, BAE'nin Çad üzerinden HDK'ya silah ve mühimmat sevk ettiğini öne sürüyor. BAE ise bu iddiaları reddederek, Sudan'daki krizin barışçıl çözümüne destek verdiğini savunuyor. ABD ve Avrupa Birliği, çatışmaların durdurulması ve insani yardımın ulaştırılması için taraflara baskı yaparken, Suudi Arabistan ve Türkiye'nin de dahil olduğu arabuluculuk girişimleri şu ana kadar somut bir sonuç vermedi.
El-Ubeyd'deki kuşatma, Sudan'da 2023'ten bu yana devam eden iç savaşın en kritik cephelerinden biri olarak öne çıkıyor. Savaşta şu ana kadar 20 binden fazla kişinin öldüğü, 10 milyona yakın kişinin yerinden edildiği tahmin ediliyor. BM, Sudan'ın dünyanın en büyük insani krizlerinden biriyle karşı karşıya olduğunu belirtirken, el-Ubeyd'deki durumun diğer bölgelere sıçramasından endişe ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sudan'daki çatışmalar, Türkiye'nin Afrika Boynuzu ve Kızıldeniz bölgesindeki çıkarlarını doğrudan etkiliyor. Türkiye, Sudan'da askeri üs ve yatırımlara sahip; ayrıca iki ülke arasında ticaret hacmi 500 milyon dolar seviyesinde. El-Ubeyd'in düşmesi, bölgedeki istikrarsızlığı derinleştirerek Türk şirketlerinin faaliyetlerini ve Türkiye'nin Sudan'daki diplomatik nüfuzunu zayıflatabilir. Ayrıca, çatışmaların Kızıldeniz ticaret yollarına etkisi, Türkiye'nin enerji ve lojistik koridorları açısından risk oluşturuyor. Türkiye'nin arabuluculuk çabaları, insani krizi hafifletirken kendi stratejik çıkarlarını da korumaya yönelik dengeli bir politika izlemesini gerektiriyor.