İsrail İnsan Hakları Bilgi Merkezi B'Tselem, dört gün önce Batı Şeria'nın güneyindeki El Halil kentinde bir İsrail askerinin, annesinin kucağındaki yedi aylık Filistinli bir bebeği vurduğunu gösteren bir video yayınladı. Görüntüler, olayın ciddiyetini bir kez daha gözler önüne sererken, uluslararası toplumdan tepkiler yükseldi. B'Tselem, videodaki askerin bebeği bilerek hedef aldığını iddia ediyor.
Gelişmenin arka planı
B'Tselem'e göre, olay 15 Şubat'ta El Halil'in H2 bölgesinde meydana geldi. Bölge, İsrail yönetimi altında ve Yahudi yerleşimciler ile Filistinliler arasında sık sık gerginlik yaşanıyor. Görüntülerde, bir İsrail askerinin bir evin önünde duran Filistinli bir kadına ve kucağındaki bebeğe doğru ateş ettiği görülüyor. Kadın, bebeği korumaya çalışırken yere düşüyor. B'Tselem, bebeğin yaralandığını ve hastaneye kaldırıldığını belirtiyor. İsrail ordusu olayla ilgili soruşturma başlattığını duyurdu ancak askerin Filistinliler tarafından atılan taşlara karşılık verdiğini iddia ediyor. B'Tselem ise bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, videoda taş atan kimsenin olmadığını savunuyor.
Filistin tarafı, olayı kınarken, bebeğin vurulmasının İsrail'in sistematik şiddetinin bir parçası olduğunu belirtti. Birleşmiş Milletler ise olayla ilgili bağımsız bir soruşturma çağrısı yaptı. İsrail insan hakları örgütleri, benzer olayların sık sık yaşandığını ve askerlerin hesap vermediğini ifade ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu olay, İsrail-Filistin sorununda tırmanan gerilimi bir kez daha gündeme taşıdı. Özellikle Ramazan ayı öncesinde yaşanan bu tür olaylar, bölgede yeni bir şiddet dalgasını tetikleyebilir. Batı Şeria'da yılbaşından bu yana İsrail askerleri ve yerleşimciler tarafından öldürülen Filistinli sayısı 70'i aşmış durumda. B'Tselem, İsrail ordusunun Batı Şeria'da sivillere karşı orantısız güç kullandığını ve bu durumun savaş suçu teşkil edebileceğini belirtiyor. Uluslararası hukuk örgütleri ve Avrupa Birliği, İsrail'i uluslararası hukuka uymaya çağırıyor. Ancak İsrail, bu tür suçlamaları genellikle reddediyor ve güvenlik gerekçelerini öne sürüyor.
Olay ayrıca, İsrail'in ABD ve diğer Batılı ülkelerle ilişkilerinde de bir sınav haline gelebilir. Biden yönetimi, Filistinli sivillerin korunması çağrısını yinelerken, İsrail'e askeri yardımını kesmemiş durumda. İnsan hakları örgütleri, ABD'nin İsrail'e verdiği desteği sorguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği güçlü destek ve İsrail'e yönelik eleştirel tutumuyla bu olayı yakından takip ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha önce benzer olaylarda sert tepki gösterirken, bu gelişmenin Türkiye-İsrail ilişkilerinde yeni bir krize yol açması muhtemel. Türkiye, Birleşmiş Milletler ve İslam İşbirliği Teşkilatı gibi platformlarda Filistin yanlısı politikalar izlemeye devam edecek. Ayrıca, Türk kamuoyunda Filistin'e duyulan sempatinin artması, hükümeti daha aktif bir rol almaya itebilir. Bu tür olaylar, bölgede kalıcı bir barışın sağlanması için uluslararası toplumun daha fazla çaba göstermesi gerektiğini ortaya koyuyor.