Avustralya Senatörü David Pocock, yapay zekâ devriminin enerji ihtiyacını karşılamak için inşa edilen veri merkezlerinin, ülkenin doğal kaynaklarını kullanması karşılığında adil bir vergi getirisi sağlaması gerektiğini belirtti. Pocock, The Guardian'da yayımlanan makalesinde, teknoloji devlerinin Avustralya'nın arazisini, enerjisini ve suyunu kullanarak AI altyapısı kurmasına izin verilirken, bu şirketlerin vergi kaçırmasına göz yumulmaması gerektiğini vurguladı. Senatör, geçmişte doğal gaz sektöründe yapılan hataların tekrarlanmaması çağrısında bulundu.
Veri merkezlerinin yükselişi ve kaynak tüketimi
Avustralya, küresel teknoloji devlerinin AI odaklı veri merkezleri için cazip bir hedef haline geldi. Microsoft, Amazon ve Google gibi şirketler, ülkenin geniş arazileri ve nispeten düşük enerji maliyetleri nedeniyle büyük ölçekli veri merkezleri inşa ediyor. Ancak bu tesisler, devasa miktarda elektrik ve su tüketiyor; soğutma sistemleri için günde milyonlarca litre su kullanılıyor. Pocock, bu kaynakların kamuya ait olduğunu ve özel şirketler tarafından kâr amacıyla kullanılmasının adil bir vergilendirme mekanizmasıyla dengelenmesi gerektiğini savunuyor.
Senatör, mevcut durumda teknoloji şirketlerinin Avustralya'da elde ettikleri gelir üzerinden çok düşük oranda vergi ödediklerini, hatta bazı durumlarda kârlarını düşük vergili ülkelere kaydırarak vergiden kaçındıklarını belirtiyor. Pocock, "Avustralyalılar, bu şirketlerin kendi kaynaklarımızı kullanarak milyarlarca dolar kazanmasına izin verirken, vergi gelirlerinden mahrum kalmamalı" ifadelerini kullandı.
Küresel boyut ve benzer tartışmalar
Bu tartışma yalnızca Avustralya'ya özgü değil. Dünya genelinde hükümetler, AI ve veri merkezi patlamasının enerji talebini karşılamak için fosil yakıtlara olan bağımlılığı artırabileceği endişesiyle karşı karşıya. Uluslararası Enerji Ajansı'na (IEA) göre, veri merkezleri ve AI'nın elektrik tüketimi 2026 yılına kadar iki katına çıkabilir. Bu durum, iklim değişikliği hedefleriyle çelişirken, aynı zamanda su kaynakları üzerinde de baskı oluşturuyor. Örneğin, Şili'deki veri merkezleri, su kıtlığı yaşanan bölgelerde yerel topluluklarla su paylaşımı konusunda çatışmalara yol açtı.
Pocock'un önerisi, Avustralya'nın doğal gaz sektöründe yaptığı hataya bir gönderme. Ülke, büyük gaz rezervlerini ihraç ederken, yerel fiyatların küresel piyasalardan etkilenmesine ve enerji krizine yol açan bir politika izlemişti. Benzer bir durumun veri merkezleri için de yaşanmaması adına, hükümetin şimdiden adil bir vergi ve düzenleme çerçevesi oluşturması gerektiği belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, özellikle İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlerde artan veri merkezi yatırımlarına tanık oluyor. AI ve bulut bilişimin yaygınlaşmasıyla birlikte, Türkiye'nin de enerji ve su kaynaklarının bu tesisler tarafından kullanımına yönelik bir vergi ve düzenleme politikası geliştirmesi önem taşıyor. Avustralya'daki tartışma, Türkiye için erken bir uyarı niteliğinde: Doğal kaynakların ticarileştirilmesinde kamu yararının gözetilmesi, sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu bir yaklaşım gerektiriyor. Ayrıca, Türkiye'nin enerji ithalatına bağımlılığı göz önüne alındığında, veri merkezlerinin yenilenebilir enerji kaynaklarıyla beslenmesine yönelik teşvikler, hem çevresel hem de ekonomik fayda sağlayabilir.