Avrupalı alüminyum üreticileri, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırganlığı sonrası uygulanan yaptırımlardaki boşluklardan yararlanarak Avrupa pazarına giren Rus alüminyumuna karşı Brüksel'i harekete geçmeye çağırıyor. Sektör temsilcileri, mevcut düzenlemelerin Rus alüminyumunun üçüncü ülkeler üzerinden AB'ye girişine izin verdiğini ve bunun yerel üreticileri haksız rekabetle karşı karşıya bıraktığını belirtiyor. Bu durum, Avrupa'nın stratejik hammaddelerde bağımsızlığını zayıflatırken, aynı zamanda Moskova'ya savaş finansmanı sağlıyor.
Rus alüminyumunun AB pazarına sızması
Avrupa Alüminyum Birliği'nin verilerine göre, Rus alüminyum ithalatı 2023'te bir önceki yıla göre yüzde 12 artarak 500 bin tona ulaştı. Bu rakam, AB'nin toplam alüminyum ithalatının yaklaşık yüzde 15'ine denk geliyor. Uzmanlar, artışın arkasında yaptırımlardaki boşlukların yanı sıra, Rusya'nın Çin ve Orta Asya ülkeleri üzerinden ürünlerini AB'ye sevk etmesini kolaylaştıran lojistik ağlar olduğunu söylüyor. Avrupalı üreticiler, bu durumun karbon ayak izi daha düşük olan yerel üretimi baltaladığını ve AB'nin Yeşil Mutabakat hedeflerine zarar verdiğini savunuyor.
AB Komisyonu'nun konuya ilişkin bir değerlendirme yapması beklenirken, bazı üye ülkeler Rus alüminyumuna tam ambargo uygulanmasına karşı çıkıyor. Bu ülkeler, ambargonun kendi sanayileri için maliyetleri artırabileceği ve alternatif tedarik kaynaklarının yetersiz olduğu gerekçesini öne sürüyor. Ancak sektör temsilcileri, kısa vadede maliyet artışı olsa da uzun vadede stratejik bağımsızlığın daha önemli olduğunu vurguluyor.
İlaç sektöründen yaşam bilimleri çağrısı
Bu gelişmeler yaşanırken, Avrupa ilaç sektörü de AB'den yaşam bilimleri fonlamasındaki açığı kapatmasını talep ediyor. Avrupa İlaç Endüstrileri ve Dernekleri Federasyonu'na (EFPIA) göre, AB'nin Ar-Ge harcamaları ABD ve Çin'in gerisinde kalıyor. 2022'de AB'de yaşam bilimleri alanına ayrılan kamu fonu 12 milyar avro iken, ABD'de bu rakam 45 milyar avroyu aştı. Sektör temsilcileri, bu farkın inovasyon ve rekabet gücü kaybına yol açacağı uyarısında bulunuyor. EFPIA, AB'nin Ufuk Avrupa programı bütçesinin en az iki katına çıkarılmasını ve biyoteknoloji gibi stratejik alanlara odaklanılmasını talep etti.
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, konuya dair yaptığı açıklamada yaşam bilimlerinin öncelikli alanlar arasında olduğunu belirtirken, üye ülkeler arasında bütçe artışı konusunda tam bir mutabakat bulunmuyor. Fonlama artışının özellikle sağlık krizlerine hazırlık ve nadir hastalıklarla mücadele gibi alanlarda kritik önem taşıdığı belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, dünyanın en büyük alüminyum üreticileri arasında yer almasa da, sektörde önemli bir oyuncudur. Rus alüminyumuna yönelik AB yaptırımlarının sıkılaştırılması, Türkiye'nin alüminyum ihracatı için yeni fırsatlar yaratabilir. AB pazarına girmek isteyen Türk üreticiler, Rusya'dan boşalan talebi karşılayabilir. Ayrıca, AB'nin yaşam bilimleri fonlamasını artırması, Türkiye'nin de bu alandaki Ar-Ge yatırımlarını hızlandırması için bir teşvik oluşturabilir. Türkiye, AB fonlarına erişim konusunda müzakere sürecinde olup, bu gelişmeleri yakından takip etmektedir.