Avrupa Birliği'nin hava yolu yolcu haklarını düzenleyen EC261 tüzüğü, son yıllarda artan yorum farklılıkları ve mahkeme kararlarıyla sessiz bir erozyona uğruyor. Tazminat miktarlarının sembolik seviyelere çekilmesi, düzenlemenin temel amacı olan tüketici koruma ve şirket hesap verebilirliğini tehdit ediyor. Uzmanlar, bu eğilimin sadece yolcuları değil, aynı zamanda adil rekabet ortamını da olumsuz etkilediğini belirtiyor.
EC261 Neden Önemliydi?
2004 yılında yürürlüğe giren EC261, AB içinde ve dışında seyahat eden yolculara gecikme, iptal ve fazla rezervasyon durumlarında 250 ila 600 avro arasında tazminat ödenmesini zorunlu kılıyordu. Bu düzenleme, havayolu şirketlerini operasyonel disipline zorlarken, yolcuların mağduriyetini gidermeyi hedefliyordu. Ancak son yıllarda, özellikle 'olağanüstü durum' istisnasının geniş yorumlanmasıyla, birçok tazminat talebi reddediliyor. Avrupa Adalet Divanı'nın bazı kararları, tazminatın caydırıcılık işlevini sorgularken, miktarların da enflasyon karşısında erimesine neden oldu.
2023'te yayımlanan bir raporda, EC261 kapsamındaki tazminat başvurularının yalnızca yüzde 30'unun olumlu sonuçlandığı belirtildi. Ayrıca, havayolu şirketlerinin tazminatı ödememek için uzun yasal süreçlere başvurması, yolcuların hak arama maliyetini artırıyor. Tüketici dernekleri, düzenlemenin güncellenmesi ve tazminat miktarlarının enflasyona endekslenmesi çağrısında bulunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
EC261, dünya genelinde hava yolu yolcu hakları için bir referans noktası olarak kabul ediliyor. Benzer düzenlemeler Kanada, Hindistan ve bazı Latin Amerika ülkelerinde de uygulanıyor. Ancak AB'deki bu erozyon, küresel standardın zayıflamasına yol açabilir. Özellikle ABD'de hava yolu şirketlerinin tazminat yükümlülükleri daha sınırlıyken, AB'nin uyguladığı katı kurallar rekabet avantajı sağlıyor. Uzmanlar, EC261'nin etkisizleşmesi halinde, taşıyıcıların operasyonel kaliteyi düşürebileceğini, bunun da yolcu memnuniyetini ve güvenliğini tehdit edebileceğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, AB ile havacılık alanında yakın iş birliği yürütmekte ve Türk Hava Yolları gibi taşıyıcılar AB rotalarında EC261'ye tabidir. Bu düzenlemenin zayıflaması, Türk yolcuların hak kaybına uğramasına neden olabileceği gibi, Türk taşıyıcıların AB'deki rekabet gücünü de etkileyebilir. Ayrıca Türkiye'nin AB ile Gümrük Birliği ve vize serbestisi müzakerelerinde havacılık hakları önemli bir başlıktır. EC261'nin evrimi, Türk dış politikasında uyum sürecini etkileyebilir.