Avrupa genelinde yapılan yeni bir bilimsel çalışma, mutfaklarda yaygın olarak kullanılan doğalgaz ocaklarının, lösemi ve diğer kan kanserleriyle doğrudan bağlantılı olduğu bilinen benzen (benzol) gazını sızdırdığını ortaya koydu. Araştırma, özellikle kapalı alanlarda ve yetersiz havalandırma koşullarında bu sızıntının ciddi sağlık tehditleri oluşturabileceğini vurguluyor. Bulgular, Avrupa'da yaklaşık 100 milyon hanede kullanılan doğalgaz ocaklarının yalnızca yanma sırasında değil, kapalı konumdayken dahi benzen yaydığını gösteriyor.
Benzen Maruziyeti ve Sağlık Riskleri
Stanford Üniversitesi ve Avrupa Çevre Ajansı (EEA) iş birliğiyle yürütülen çalışma, İtalya, Almanya, Fransa, Hollanda ve İspanya’daki 100'den fazla evde ölçümler yaptı. Sonuçlara göre, doğalgaz ocaklarının bulunduğu mutfaklarda benzen seviyesi, Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) belirlediği güvenli sınırın ortalama 2,5 kat üzerinde çıktı. Özellikle kış aylarında pencerelerin kapalı tutulması ve havalandırma eksikliği bu oranı 5 kata kadar yükseltiyor.
Benzen, uluslararası kanser ajansı IARC tarafından 'Grup 1 Kanserojen' olarak sınıflandırılıyor. Uzun süreli maruziyet, akut myeloid lösemi (AML) ve multipl miyelom gibi kan kanserlerinin yanı sıra solunum yolu rahatsızlıklarına da yol açabiliyor. Araştırmacılar, gaz ocaklarının kullanılmadığı anlarda bile sızdırdığı benzenin, ev içi hava kirliliğinin en önemli kaynaklarından biri haline geldiğine dikkat çekiyor.
Küresel Boyut ve Enerji Politikalarına Etkisi
Bu bulgular, Avrupa Birliği'nin 'Yeşil Mutabakat' hedefleri kapsamında fosil yakıt kullanımını azaltma çabalarıyla da örtüşüyor. AB, 2027 yılına kadar yeni binalarda doğalgaz altyapısını yasaklamayı planlarken, mevcut binalar için de dönüşüm teşvikleri sunuyor. Ancak enerji krizi ve artan elektrik fiyatları, birçok haneyi doğalgaza bağımlı kılmaya devam ediyor. ABD’de geçen yıl yapılan benzer bir çalışma da doğalgaz ocaklarının benzen sızdırdığını kanıtlamış, California eyaleti yeni binalarda gazlı ocakları yasaklama kararı almıştı.
Uzmanlar, bireysel düzeyde mutfakların sık sık havalandırılması ve davlumbaz kullanımının yanı sıra, indüksiyonlu ocaklara geçişin teşvik edilmesi gerektiğini belirtiyor. Endüstriyel önlemler arasında ise gaz kaçaklarının önlenmesi ve daha sıkı standartlar belirlenmesi öne çıkıyor. EEA yetkilileri, mevcut doğalgaz altyapısının modellenmesi ve risk haritalarının oluşturulması için acil eylem planı hazırlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, konutlarda doğalgaz kullanımında Avrupa’da ilk sıralarda yer alıyor. Enerji Bakanlığı verilerine göre ülke genelinde 15 milyondan fazla abone bulunuyor. Bu çalışmanın sonuçları, Türkiye'deki milyonlarca hanede de benzer sağlık risklerinin mevcut olabileceğini gösteriyor. Özellikle kış aylarında havalandırmanın kısıtlı olduğu bölgelerde, iç mekan hava kalitesinin iyileştirilmesi için kamu spotları ve denetim mekanizmaları devreye sokulmalı. Ayrıca, Türkiye’nin enerji dönüşümü hedefleri kapsamında elektrikli ocaklara geçişi teşvik eden politikalar geliştirmesi, hem sağlık hem de iklim politikaları açısından kritik önem taşıyor.