Avrupa genelinde etkili olan sıcak hava dalgası, sıcaklıkların 40 santigrat dereceye yaklaşmasıyla seyahat kaosuna yol açarken, İtalyan yetkililer 21 Haziran için sekiz kentte kırmızı alarm verdi. Son günlerde termometrelerin 35 derecenin üzerini göstermesi üzerine başta Roma, Milano, Napoli ve Floransa olmak üzere birçok kentte acil durum önlemleri alındı. Aşırı sıcaklar, başta yaşlılar ve kronik hastalığı bulunanlar olmak üzere hassas gruplar için ciddi sağlık riski oluştururken, turistik bölgelerde de ziyaretçi akışını olumsuz etkiliyor.
Sıcak hava dalgasının arka planı
İtalya Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan kırmızı alarm, sıcaklıkların en yüksek seviyeye ulaştığı Bolzano, Brescia, Floransa, Frosinone, Latina, Milano, Napoli ve Venedik kentlerini kapsıyor. Yetkililer, özellikle öğle saatlerinde dışarı çıkılmaması, bol su tüketilmesi ve güneşten korunulması çağrısında bulundu. Sıcak hava dalgası, Afrika kökenli bir yüksek basınç sistemi olan 'Charon' (Kayron) ve önceki dalga 'Cerbère' (Kerber) nedeniyle daha da şiddetleniyor. Meteoroloji uzmanları, bu sistemlerin Akdeniz üzerinden Avrupa'ya taşıdığı sıcak hava kütlelerinin, kıtanın güney ve orta kesimlerinde etkili olduğunu belirtiyor. İtalya'da geçen hafta sonu sıcaklıklar 45 dereceye kadar yükselirken, sağlık yetkilileri sıcak çarpması nedeniyle hastanelere başvuranların sayısında artış olduğunu açıkladı.
Sıcak hava dalgası yalnızca İtalya ile sınırlı kalmıyor; İspanya, Yunanistan ve Fransa'nın bazı bölgelerinde de termometreler 40 derecenin üzerini gösteriyor. Yunanistan'da Atina ve Selanik kentlerinde sıcaklıklar 42 dereceye ulaşırken, yetkililer turistik adalarda su kesintileri yaşanabileceği uyarısında bulundu. Kıbrıs'ın başkenti Lefkoşa'da ise sıcaklık 44 dereceyi aşarak rekor kırdı. Fransa'da 15 bölge için turuncu alarm verilirken, Paris'te düzenlenen bazı açık hava etkinlikleri iptal edildi. İspanya'da ise Endülüs ve Katalonya bölgelerinde sıcaklık 44 dereceye yaklaşırken, orman yangını riski nedeniyle tarım arazilerine giriş yasaklandı.
Bölgesel ve küresel boyut
Avrupa'daki bu aşırı sıcaklar, yaz aylarında ciddi bir iklim krizi sinyali veriyor. Bilim insanları, iklim değişikliğinin neden olduğu sıcak hava dalgalarının daha sık ve yoğun hale geldiğini vurguluyor. Avrupa Birliği'nin Copernicus İklim Değişikliği Servisi, geçen yıl Avrupa'da sıcaklıkların sanayi öncesi döneme kıyasla 2,3 derece daha yüksek olduğunu bildirmişti. Bu durum, sadece sağlık ve turizm sektörlerini değil, aynı zamanda tarım üretimini de tehdit ediyor. İtalya'da buğday, mısır ve üzüm başta olmak üzere birçok ürünün veriminde düşüş beklenirken, Avrupa genelinde kuraklık endişeleri artıyor. Seyahat sektörü ise sıcaklar nedeniyle iptaller ve rota değişiklikleriyle karşı karşıya; havayolu şirketleri daha sık bakım ve uçuş iptalleri duyururken, demir yolu hatlarında rayların genleşmesi sonucu hız sınırlamaları getiriliyor.
İtalya Başbakanlık Ofisi, aşırı sıcaklarla mücadele için bir kriz masası oluşturdu. Kriz masasının ilk toplantısında, enerji tüketimini azaltmak amacıyla kamu binalarında klimaların belirli saatlerde kısıtlanması, hastanelerde acil durum ekiplerinin güçlendirilmesi ve evsizler için soğutma merkezlerinin açılması gibi kararlar alındı. Vatandaşlar, günün en sıcak saatlerinde (11.00-16.00) dışarı çıkmamaları konusunda uyarılırken, belediyeler park ve bahçelere ücretsiz su sebilleri yerleştirdi. Turistlerin yoğun olduğu Kolezyum, Pompeii ve Venedik Kanalları gibi mekanların bazı bölümleri geçici olarak kapatıldı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Avrupa'yı etkisi altına alan bu sıcak hava dalgası, Türkiye için de kritik bir uyarı niteliği taşıyor. Özellikle yaz aylarında benzer sıcaklıkların yaşandığı Ege ve Akdeniz kıyıları, turizm sezonunun ortasında bu durumdan etkilenebilir. Türkiye'nin yoğun turist aldığı İtalya, Yunanistan ve İspanya'daki aksaklıklar, Türk tur operatörleri ve havayolu şirketlerinin de seyahat planlarını gözden geçirmesine neden olabilir. Ayrıca, Türkiye'nin tarım sektörü, özellikle de zeytin, üzüm ve pamuk gibi ürünlerde benzer kuraklık riskiyle karşı karşıya. Bu gelişme, Türkiye'nin iklim değişikliğine uyum politikalarını hızlandırması gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor.