Avrupa Parlamentosu, geçen yıl imzalanan bir ticaret anlaşması kapsamında birçok Amerikan ürününe uygulanan gümrük tarifelerinin düşürülmesini onayladı. Karar, ABD Başkanı Donald Trump'ın Avrupa Birliği'ne (AB) anlaşmanın kendi tarafını yerine getirmesi için 4 Temmuz'a kadar süre tanımasının ardından alındı. Oylamada 463 lehte, 137 aleyhte ve 42 çekimser oy kullanıldı. Anlaşma, ABD'nin Avrupa'ya ihraç ettiği ıstakoz, elektronik ürünler, ilaçlar ve kimyasallar gibi kalemlerdeki tarifelerin kaldırılmasını veya önemli ölçüde azaltılmasını öngörüyor. AB ise karşılığında ABD'nin Avrupa'dan ithal ettiği bazı ürünlerdeki ticaret engellerini hafifletme taahhüdünde bulunmuştu.
Anlaşmanın arka planı ve küresel boyutu
Söz konusu anlaşma, Trump yönetiminin başlattığı ticaret savaşlarının bir parçası olarak 2023 yılında imzalanmıştı. ABD, Çin'e yönelik ek gümrük vergileri uygularken, Avrupa ile de karşılıklı tarife artışları yaşanmıştı. 2023 yılı sonunda varılan bu mutabakat, iki taraf arasındaki ticaret gerilimini azaltmayı hedefliyordu. Ancak anlaşmanın onay süreci AB bürokrasisinde beklenenden uzun sürdü. Trump yönetimi, Avrupa Parlamentosu'nun onayını birkaç kez gecikme olarak nitelendirerek, AB'ye '4 Temmuz Bağımsızlık Günü'ne kadar anlaşmayı onaylaması yönünde baskı yapmıştı. ABD Ticaret Temsilcisi Robert Lighthizer, oylama öncesi yaptığı açıklamada, anlaşmanın onaylanmasının iki taraf için de 'kazan-kazan' durumu yaratacağını belirtti. Anlaşma kapsamında AB, Amerikan ıstakozuna uygulanan yüzde 8'lik tarifeyi sıfırlayacak; ayrıca elektronik cihazlar, tıbbi cihazlar ve bazı kimyasallarda da indirime gidecek. ABD ise Avrupa'dan ithal edilen çelik ve alüminyum ürünlerine yönelik ek vergileri kademeli olarak azaltma sözü verdi. Bununla birlikte, anlaşmanın kapsamı sınırlı kalırken, daha kapsamlı bir transatlantik ticaret anlaşmasına kapı araladığı yorumları yapılıyor.
Avrupa Parlamentosu'nun onayı, özellikle ABD'den ıstakoz ithal eden İrlanda, Fransa ve İspanya gibi ülkeler için olumlu karşılandı. Ancak bazı Avrupalı çiftçiler ve çevre örgütleri, anlaşmanın AB'nin gıda güvenliği ve çevre standartlarını zayıflatabileceği endişesini dile getirdi. Anlaşmaya muhalefet eden sol görüşlü milletvekilleri, ABD'nin tarım ürünlerinde kullandığı bazı kimyasalların Avrupa'da yasak olduğunu hatırlatarak, anlaşmanın bu standartları tehdit ettiğini savundu. Buna karşılık, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, anlaşmanın 'standartlardan taviz vermediğini' vurguladı. Öte yandan, anlaşmanın onaylanması, ABD ve AB arasında devam eden diğer ticari uyuşmazlıkların çözümüne de olumlu katkı sağlayabilir. Özellikle Boeing-Airbus sübvansiyonları ve dijital hizmet vergileri konusunda henüz bir uzlaşma sağlanamadı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu anlaşma, ABD ve AB arasındaki ticaret gerilimini azaltırken, Türkiye'nin her iki tarafla da olan ticari ilişkilerini dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, AB ile Gümrük Birliği anlaşmasına sahip olmakla birlikte, ABD ile de ikili ticaretini artırma çabasındadır. ABD-AB ticaret anlaşması, özellikle tekstil ve otomotiv gibi sektörlerde Türkiye'nin rekabet avantajını bir miktar azaltabilir; çünkü ABD ürünleri AB pazarında daha uygun koşullarla rekabet edecektir. Öte yandan, transatlantik ticaretin canlanması, küresel ekonomik büyümeyi destekleyerek Türkiye'nin ihracat pazarlarına da olumlu yansıyabilir. Türkiye, anlaşmanın ardından ABD ile kendi ticaret müzakerelerini hızlandırma fırsatı bulabilir. Ankara'nın, ABD ile benzer bir ticaret kolaylaştırma anlaşması için girişimlerde bulunması beklenebilir.