İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin merkezinde yer alan Deyr el-Belah kentine düzenlediği hava saldırısında en az iki Filistinli hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı. Saldırı, yerel saatle sabah erken saatlerde, bir konut binasını hedef aldı. Filistin Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, ölenler arasında bir kadın ve bir çocuk bulunuyor. Yaralıların durumu hakkında henüz net bir bilgi paylaşılmazken, bölgedeki hastanelerin yoğun bir şekilde müdahale ettiği bildirildi. İsrail ordusu ise saldırının, daha önce Gazze'den İsrail topraklarına düzenlenen roket atışlarına misilleme olduğunu duyurdu. Ordu sözcüsü, hedef alınan binanın 'Hamas'a ait bir askeri üs' olduğunu iddia etti. Ancak yerel kaynaklar, bu bilgiyi doğrulamazken, saldırının sivillerin kaldığı bir apartmanı vurduğunu öne sürdü.
Gelişmenin arka planı
Gazze'deki şiddet olayları, son haftalarda Batı Şeria'da artan gerilim ve Kudüs'teki gerginliklerin ardından yeniden tırmanma eğilimi göstermişti. 2023 Ekim ayında başlayan geniş çaplı çatışmaların ardından insani kriz derinleşirken, ateşkes girişimleri sonuçsuz kalmıştı. Birleşmiş Milletler verilerine göre, savaşın başlamasından bu yana Gazze'de 35 bini aşkın kişi hayatını kaybetti, yüz binlerce kişi yerinden edildi. Gazze'nin merkezindeki Deyr el-Belah bölgesi, daha önce nispeten daha az hedef alınan yerleşim alanları arasında yer alıyordu. Ancak son günlerde İsrail ordusunun hava saldırılarını yoğunlaştırdığı bölgeler arasında burası da bulunuyor. Filistinli grupların dün gece saatlerinde İsrail'in güneyine birkaç roket fırlatmasının ardından İsrail savaş uçakları sabaha karşı karşılık verdi. Saldırının hemen ardından bölgeye ambulanslar sevk edilirken, enkaz altında kalan olup olmadığı araştırılıyor.
Bölgesel veya küresel boyut
İsrail-Filistin çatışması, uluslararası toplumun yakın takibinde olmaya devam ediyor. ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, İsrail'in kendini savunma hakkını desteklerken, artan sivil kayıplar nedeniyle Tel Aviv'e daha ölçülü hareket etme çağrıları yapıyor. Avrupa Birliği ise ateşkes çağrılarını yinelerken, bazı üye ülkeler İsrail'e silah ambargosu uygulanması yönünde adımlar atıyor. Öte yandan İran destekli Hizbullah'ın Lübnan sınırında İsrail güçleriyle çatışmaları sürerken, Husilerin Kızıldeniz'deki saldırıları küresel ticaret rotalarını tehdit ediyor. Bu geniş çaplı kriz, Ortadoğu'da yeni bir savaş dalgasının habercisi olabilir. Uzmanlar, mevcut durumda diplomatik çözüm olasılığının giderek zorlaştığını, taraflar arasındaki güvensizliğin derinleştiğini vurguluyor. BM Güvenlik Konseyi'nde ise henüz bağlayıcı bir karar alınabilmiş değil.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki sivil kayıpların artmasına yönelik sert eleştirilerini sürdürüyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail'in eylemlerini 'soykırım' olarak nitelendirirken, Ankara uluslararası platformlarda Filistin'in yanında yer alıyor. Bu saldırı, Türkiye'nin İsrail'le ticari ilişkilerini zaten sınırlandırdığı bir döneme denk geliyor. Gelişme, bölgede istikrarsızlığın sürmesi halinde Türkiye'nin güney sınırlarına yakın bir çatışma alanının canlı kalması anlamına geliyor. Ayrıca Türkiye'nin Katar ve Mısır'la birlikte yürüttüğü arabuluculuk çabalarını da olumsuz etkileyebilir. Ankara'nın bundan sonraki adımları, hem insani yardım koridorlarının açık tutulması hem de diplomatik girişimlerin canlandırılması açısından kritik önem taşıyor.