GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Orta Doğu

Avrupa bildirgesi: Sığınmacı korumaları zayıflayabilir

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
Avrupa bildirgesi: Sığınmacı korumaları zayıflayabilir
🇹🇷
📡 Alternatif/Bölgesel Medya
Kaynak perspektifi: Türk Devlet Haber Ajansı
🇹🇷 Türk Devlet Haber Ajansı
Çeviri Kaynağı
Com — Bu haber, Com'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

Avrupa Konseyi'nin (CoE) mayıs ayında yayımladığı yeni bir bildirge, insan hakları kurallarının sığınmacı ve göçmen vakalarında nasıl uygulanacağını yeniden tanımlamayı hedefliyor. Ancak sivil toplum örgütleri, bu adımın uluslararası koruma standartlarını zayıflatabileceği ve Avrupa'nın sığınmacılara yönelik politikasında geri adım anlamına gelebileceği uyarısında bulunuyor. Bildirge, özellikle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 3. maddesi olan işkence ve kötü muamele yasağı kapsamındaki korumaları daraltma riski taşıyor.

Bildirgenin arka planı ve hedefleri

Avrupa Konseyi'ne bağlı 46 üye ülkenin temsilcilerinden oluşan Bakanlar Komitesi tarafından hazırlanan bildirge, AİHS'nin göç bağlamında yorumlanmasına açıklık getirmeyi amaçlıyor. Konsey yetkilileri, son yıllarda artan düzensiz göç dalgaları ve sınır güvenliği endişeleri nedeniyle üye ülkelerin farklı uygulamalarının hukuki belirsizlik yarattığını belirtiyor. Bildirgede, devletlerin göç politikalarını belirleme hakkı ile bireylerin temel hakları arasında denge kurulması gerektiği vurgulanıyor. Ancak insan hakları örgütleri, metnin 'geri gönderme yasağı' ilkesini (non-refoulement) önemli ölçüde esnettiğini savunuyor.

Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) gibi kuruluşlar, bildirgenin özellikle sınır dışı etme ve geri gönderme işlemlerinde devletlere daha geniş takdir yetkisi tanıdığını belirtiyor. HRW'nin Brüksel direktörü Yolanda van den Berg, 'Bildirge, bazı durumlarda sığınmacıların şiddet veya zulüm riski altındaki ülkelere geri gönderilmesine kapı aralıyor' dedi. Açıklamada, özellikle güvenli üçüncü ülke kavramının genişletilmesinin, sığınmacıların korunmasız bölgelere sevk edilmesine yol açabileceği uyarısı yapıldı.

Avrupa Konseyi ise bildirgenin AİHS'nin uygulanmasını standartlaştırmak için hazırlandığını ve devletlerin keyfi uygulamalarını engelleyeceğini savunuyor. Konsey sözcüsü, 'Amaç, üye ülkelerin ulusal güvenlik endişeleri ile insan hakları yükümlülükleri arasında daha net bir çizgi çekmek' ifadelerini kullandı. Ancak eleştirmenler, metnin yargısal içtihatlardan ziyade siyasi bir uzlaşıyı yansıttığını ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) kararlarıyla çelişebileceğini öne sürüyor.

Bölgesel ve küresel boyut

Bildirge, Avrupa'da yükselen göçmen karşıtı siyasi söylemle aynı döneme denk geliyor. Özellikle İtalya, Macaristan ve Polonya gibi ülkeler, sığınmacı kotası ve sınır kontrolleri konusunda Avrupa Birliği'yle sık sık karşı karşıya geliyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) ise bildirgenin, 'güvenli üçüncü ülke' kavramını genişleterek mültecilerin hukuki başvuru yollarını daraltabileceği endişesini taşıyor. Küresel ölçekte, benzer girişimler Avustralya ve Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkelerde de gözlemleniyor. Analistler, Avrupa Konseyi'nin bu hamlesinin, diğer bölgelerdeki insan hakları standartları üzerinde domino etkisi yaratabileceğini belirtiyor. Orta Doğu ve Afrika'dan gelen yoğun göç akışıyla başa çıkmaya çalışan Türkiye, Yunanistan ve Libya gibi ülkelerdeki uygulamalar da bu bildirgenin etkisi altında kalabilir.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Avrupa Konseyi'nin bu bildirgesi, Türkiye'yi doğrudan bağlamamakla birlikte, bölgesel güvenlik ve göç politikaları üzerinde dolaylı etkiler yaratabilir. Türkiye, 2016 AB-Türkiye Mutabakatı kapsamında düzensiz göçle mücadelede kilit rol oynuyor. Bildirgenin 'güvenli üçüncü ülke' tanımını genişletmesi, Türkiye'nin sığınmacıları kabul etme yükümlülüklerini artırabilir. Ayrıca, Ankara'nın Suriyeli mültecilere yönelik politikası, AİHM kararlarına tabi olduğu için Metin'in Avrupa içtihadında yaratacağı değişiklikler, Türk mahkemelerinin mülteci davalarında referans aldığı ilkeleri etkileyebilir. Kısacası, bildirge Avrupa'da insan haklarını aşındırırsa, Türkiye'nin sığınmacı yükü artabilir ve hak savunuculuğu daha da zorlaşabilir.

Etiketler:
Avrupa Konseyisığınmacıinsan haklarıgöç politikasıAİHS

İlgili Haberler

Polanski ve Corbyn'den İsrail ordusunda görev yapan İngilizlerin takip edilmesi çağrısı
Orta Doğu

Polanski ve Corbyn'den İsrail ordusunda görev yapan İngilizlerin takip edilmesi çağrısı

4 dk önce

İsrail'in Lübnan'da hedefli saldırıları toplumsal bölünmeleri derinleştiriyor
Orta Doğu

İsrail'in Lübnan'da hedefli saldırıları toplumsal bölünmeleri derinleştiriyor

4 dk önce

Netanyahu'dan ABD askeri yardımına son: 'Benim planım
Orta Doğu

Netanyahu'dan ABD askeri yardımına son: 'Benim planım

5 dk önce

Hizbullah liderinden kapsamlı ateşkes ve İsrail'in çekilmesi talebi
Orta Doğu

Hizbullah liderinden kapsamlı ateşkes ve İsrail'in çekilmesi talebi

7 dk önce