Asya'da hisse senedi ve tahvil piyasaları Perşembe günü düşüşe hazırlanıyor. Wall Street'teki kayıpları takip eden Asya piyasalarında, petrol fiyatlarındaki yükseliş ve ABD'den gelen beklenenden güçlü ekonomik veriler enflasyon endişelerini artırarak faiz artırımı beklentilerini güçlendirdi. Japonya piyasalarının yeniden açılmasıyla birlikte, üç haftanın en düşük seviyesine yaklaşan yen yakından izlenecek.
Küresel Piyasalarda Satış Dalgası
Wall Street'te yaşanan satış dalgası, Asya piyasalarına da yansıdı. ABD'de açıklanan ekonomik verilerin beklentilerin üzerinde gelmesi, yatırımcıların Fed'in faiz artırımlarını daha agresif bir şekilde sürdürebileceği yönündeki beklentilerini artırdı. Özellikle istihdam ve tüketici harcamalarına ilişkin veriler, ekonominin soğumadığını gösterdi. Bu durum, enflasyonun kalıcı olabileceği endişelerini beraberinde getirdi.
Petrol fiyatlarındaki yükseliş de enflasyon baskılarını artıran bir diğer faktör oldu. OPEC+ ülkelerinin arz kısıntılarını sürdürmesi ve jeopolitik gerilimlerin etkisiyle Brent petrolü varil başına 90 doların üzerine çıktı. Enerji fiyatlarındaki bu artış, küresel enflasyonun düşüş eğilimini sekteye uğratabilir.
Asya'da Japonya Merkez Bankası'nın (BOJ) ultra gevşek para politikasını ne zaman terk edeceği belirsizliğini koruyor. Yen, üç haftanın en düşük seviyesine yaklaşırken, Japonya piyasalarının tatil sonrası açılmasıyla birlikte döviz kurlarında hareketlilik bekleniyor. Çin'de ise ekonomik toparlanmanın zayıf seyretmesi, bölge piyasaları üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor.
Merkez Bankalarının Zorlu İkilemi
Küresel merkez bankaları, bir yandan enflasyonu kontrol altına almaya çalışırken diğer yandan ekonomik büyümeyi destekleme baskısı altında. Fed'in faiz artırım döngüsünü ne zaman sonlandıracağı belirsizliğini korurken, Avrupa Merkez Bankası ve İngiltere Merkez Bankası da benzer bir ikilemle karşı karşıya. Asya'da ise Çin Merkez Bankası, ekonomiyi canlandırmak için faiz indirimlerine gidebilir.
Tahvil piyasalarında da satış baskısı hakim. ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,5'in üzerine çıkarak yatırımcıları güvenli liman arayışına itti. Asya tahvilleri de bu gelişmeden olumsuz etkilendi. Japonya'da 10 yıllık devlet tahvili faizi, BOJ'un getiri eğrisi kontrol politikasında değişiklik yapabileceği spekülasyonlarıyla dalgalandı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel piyasalardaki bu dalgalanma, Türkiye ekonomisi için de önemli sonuçlar doğurabilir. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, Türkiye'nin enerji ithalat faturasını artırarak cari açık üzerinde baskı oluşturacaktır. ABD'deki güçlü veriler ve Fed'in faiz artırım beklentileri, doların global olarak güçlenmesine neden olarak TL üzerinde değer kaybı baskısı yaratabilir. Ayrıca, küresel risk iştahının azalması, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akışını olumsuz etkileyebilir. Türkiye'nin enflasyonla mücadelesi ve para politikası kararları, bu küresel konjonktürde daha da kritik hale geliyor.