Asya borsalarının, Wall Street'te yaşanan sert satış dalgasının ardından düşüşle açılması beklenirken, petrol fiyatları artan Orta Doğu geriliminin etkisiyle iki ay sonra ilk kez varil başına 100 doların üzerine çıktı. Yatırımcılar, bölgedeki çatışmaların tırmanmasıyla yeniden canlanan enflasyon korkuları ve bunun merkez bankalarının para politikaları üzerindeki olası etkilerini değerlendiriyor. Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 4,4, Hong Kong'da Hang Seng yüzde 3,2 ve Avustralya'da ASX 200 yüzde 2,6 değer kaybetti. Küresel piyasalardaki bu dalgalanma, yatırımcıların güvenli liman arayışını hızlandırdı.
Petrol fiyatlarındaki yükselişin arka planı
Petrol fiyatları, İsrail ile Hamas arasındaki çatışmaların bölgesel bir savaşa dönüşme riskinin artmasıyla birlikte yükselişe geçti. Brent tipi ham petrolün varil fiyatı, bugün erken işlemlerde 100,50 doları görerek iki ayın en yüksek seviyesine ulaştı. ABD hafif ham petrolü (WTI) de yüzde 2,8 artışla 95,80 dolara çıktı. Analistler, İran'ın çatışmalara doğrudan müdahil olması durumunda petrol fiyatlarının 120-130 dolar bandına kadar yükselebileceği uyarısında bulunuyor.
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve müttefiklerinin (OPEC+) üretim kısıntıları da arz endişelerini körüklüyor. Suudi Arabistan ve Rusya'nın öncülüğünde uygulanan günlük 1,3 milyon varillik ek kesinti, küresel petrol piyasasında arz-talep dengesini sıkılaştırdı. ABD Enerji Enformasyon İdaresi'nin (EIA) verilerine göre, ABD ham petrol stokları geçen hafta 4,5 milyon varil azaldı. Bu düşüş, piyasanın beklediği 2,2 milyon varillik azalışın oldukça üzerinde gerçekleşti.
Küresel piyasalara yansımaları
Wall Street'te S&P 500 endeksi yüzde 3,8, Nasdaq Bileşik Endeksi ise yüzde 4,5 değer kaybetti. Teknoloji hisseleri, enflasyonun ve faiz oranlarının daha uzun süre yüksek kalacağı endişesiyle özellikle sert satışlarla karşılaştı. Apple, Microsoft ve Amazon hisseleri yüzde 5'in üzerinde düştü. ABD 10 yıllık tahvil faizi, yatırımcıların güvenli liman tahvillere yönelmesiyle 8 baz puan gerileyerek yüzde 4,53'e indi. Dolar endeksi (DXY) ise yüzde 0,7 artışla 107,6'ya yükseldi. Altın fiyatları da ons başına 2.750 dolara çıkarak rekor seviyeye yaklaştı.
Avrupa borsaları da dün günü düşüşle kapattı. Stoxx 600 endeksi yüzde 2,1, Almanya DAX yüzde 2,4 ve Fransa CAC 40 yüzde 2,2 geriledi. Asya'da bugün açıklanan verilere göre, Japonya'nın ihracatı Eylül ayında yıllık bazda yüzde 1,7 artarak beklentilerin altında kaldı. Çin Merkez Bankası ise piyasaları desteklemek için faiz oranlarını sürpriz bir şekilde sabit tuttu. Analistler, Çin'deki ekonomik yavaşlamanın küresel büyüme üzerindeki etkilerini yakından izliyor.
Orta Doğu'da artan jeopolitik riskler
İsrail'in Gazze'ye yönelik operasyonları, Hamas'ın 7 Ekim'de başlattığı saldırılara misilleme olarak 20 gündür devam ediyor. Çatışmalarda şu ana kadar 5.000'den fazla kişi hayatını kaybetti. ABD ve İran destekli gruplar arasında Suriye ve Irak'ta da çatışmalar yaşanıyor. ABD Savunma Bakanlığı, bölgeye iki uçak gemisi ve savaş uçakları gönderdi. İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emirabdullahian, bugün yaptığı açıklamada, "Gazze'ye yönelik saldırılar devam ederse savaşın cepheleri genişleyebilir" dedi. Bu açıklamalar, petrol yataklarına yakın bölgelerde arz kesintisi riskini artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Petrol fiyatlarındaki bu yükseliş, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ekonomiler üzerinde doğrudan baskı oluşturuyor. Türkiye'nin yıllık petrol ithalatı yaklaşık 50 milyar dolar; 10 dolarlık bir varil artışı, yıllık enerji faturasına 5-7 milyar dolar ek yük getirebilir. Bu durum, zaten yüksek olan cari açığı daha da büyütebilir ve enflasyonla mücadeleyi zorlaştırabilir. Orta Doğu'daki çatışmaların Türkiye'nin ticaret koridorlarına ve enerji güvenliğine etkisi de endişe verici. Türkiye, Mosul-Ceyhan boru hattının kapalı olması ve bölgesel istikrarsızlık nedeniyle enerji tedarik rotalarını çeşitlendirme ihtiyacı duyuyor. Öte yandan, çatışmaların sona ermesi için diplomatik girişimlerde bulunan Türkiye, bölgesel bir kriz yönetiminde aktif rol üstleniyor. Krizin derinleşmesi, Türkiye'nin enerji maliyetlerini artırırken, dış politikada arabuluculuk rolünü öne çıkarıyor.