ABD Başkanı Donald Trump'ın geçen yıl Los Angeles'ta federal mülkleri korumak için Ulusal Muhafız birliklerini görevlendirmesinin üzerinden bir yıl geçerken, yeni bir rapor askeri personelin iç güvenlik operasyonlarında kullanılmasının ciddi riskler taşıdığına dikkat çekiyor. Just Security adlı araştırma kuruluşunun yayımladığı kapsamlı rapor, askeri birliklerin sivil polis görevlerine yönlendirilmesinin olayları tırmandırdığını, toplumda hayal kırıklığı yarattığını ve siyasallaşmayı artırdığını belirtiyor.
Arka Plan: Ulusal Muhafızların LA'deki Görevi
Trump yönetimi, Haziran 2020'de George Floyd'un polis tarafından öldürülmesinin ardından patlak veren protestolar sırasında, federal binaları korumak amacıyla Ulusal Muhafız birliklerini Los Angeles'a sevk etmişti. O dönemde Başkan Trump, eyalet valilerinin yetersiz kaldığını iddiya ederek federal müdahaleyi meşrulaştırmıştı. Ancak raporda, bu tür müdahalelerin yasal çerçevesinin belirsiz olduğu ve uzun vadede demokratik kurumlara zarar verdiği vurgulanıyor.
Ünlü hukuk profesörü ve eski hükümet yetkililerinin katkıda bulunduğu 100 sayfalık rapor, iki ana bulgu üzerinde duruyor: (1) Askeri personelin sivil olaylara müdahalesi, şiddetin tırmanmasına yol açıyor; (2) Bu durum, askerin tarafsızlığını zedeliyor ve kamuoyunda kutuplaşmayı artırıyor. Örnek olarak Washington DC'deki müdahaleler de inceleniyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'de askeri birliklerin sivil polislik yapması, ülkenin iç işleri gibi görünse de, NATO ve diğer ittifaklarda benzer tartışmaları tetikleyebilir. Özellikle Avrupa'da, Fransa'da sıkıyönetim uygulamaları ve Türkiye'deki olağanüstü hal dönemleri akıllara geliyor. Rapor, bu eğilimin küresel çapta demokratik normları aşındırdığını savunuyor. Ayrıca, Çin ve Rusya’nın bu tür müdahaleleri kendi iç politikalarında meşrulaştırma aracı olarak kullanabileceği uyarısı yapılıyor.
Raporun yayımlanması, ABD Kongresi'nde de yankı buldu. Demokrat vekiller, Posse Comitatus Yasası'nın (askerin sivil otoriteye tabi olmasını düzenleyen yasa) gevşetilmesine karşı çıkarken, Cumhuriyetçiler federal polis gücünün genişletilmesini savunuyor. Bu tartışma, 2024 başkanlık seçimleri öncesinde daha da alevlenebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de askerin iç güvenlik operasyonlarında kullanılması, Türkiye için doğrudan bir bağlantı içermese de, küresel normlar açısından önemli bir emsal oluşturuyor. Türkiye, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından olağanüstü hal ilan etmiş ve güvenlik güçlerinin yetkilerini artırmıştı. Bu gelişme, demokratik ülkelerde kriz yönetiminin sınırlarını tartışmaya açıyor. Türkiye'nin NATO müttefiki olarak, ittifak içinde sivillerin askerileştirilmesi konusunda daha net standartlar belirlenmesine katkı sağlaması mümkün. Ayrıca, benzer bir uygulama Kürt bölgelerinde PKK ile mücadele çerçevesinde gündeme gelmişti; bu nedenle rapor, orantılılık ilkesi açısından dikkate alınmalı.