İngiltere ve Galler'de denetimli serbestlik görevlilerinin aşırı iş yükü nedeniyle eski hükümlülerin yeterince denetlenemediği ve bu durumun halkı doğrudan riske attığı bildirildi. Sendika, denetimli serbestlik yöneticilerine güvensizlik oyu verirken, grev dahil endüstriyel eylemleri gündeme getirdi. Napo sendikasının yaptığı açıklamaya göre, denetimli serbestlik memurları, olması gerekenden çok daha fazla vakayla ilgilenmek zorunda kalıyor ve bu da suçluların yeniden suç işleme riskini artırıyor.
Gelişmenin arka planı
Napo sendikası, yaptığı açıklamada, denetimli serbestlik hizmetlerinin “kırılma noktasında” olduğunu ve personel eksikliği ile artan iş yükünün kamu güvenliğini tehdit ettiğini vurguladı. Sendika, denetimli serbestlik yöneticilerine karşı güvensizlik önergesi verirken, hükümeti acil önlem almaya çağırdı. Aksi takdirde, grev ve diğer endüstriyel eylemlerin kaçınılmaz olacağı uyarısında bulunuldu.
İngiltere ve Galler'de denetimli serbestlik hizmetleri, cezaevinden tahliye edilen veya toplum içinde ceza infazına tabi tutulan bireylerin takibinden sorumlu. Ancak son yıllarda bütçe kesintileri ve personel sayısındaki azalma nedeniyle sistem ciddi bir yük altına girdi. Memurlar, ortalama olarak önerilen vaka sayısının iki katından fazla vakayla ilgileniyor. Bu da risk değerlendirmelerinin yetersiz kalmasına ve denetimlerin aksamasına yol açıyor.
Sendikanın tepkisi ve hükümete çağrı
Napo Genel Sekreteri Ian Lawrence, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Denetimli serbestlik görevlileri, olması gerekenden çok daha fazla vaka yükü altında eziliyor. Bu sadece personelin sağlığını tehdit etmekle kalmıyor, aynı zamanda toplumu ciddi bir riske maruz bırakıyor” dedi. Lawrence, hükümetin acilen denetimli serbestlik hizmetlerine yatırım yapması ve personel sayısını artırması gerektiğini belirtti.
Öte yandan, hükümet sözcüsü, denetimli serbestlik hizmetlerinin iyileştirilmesi için çalışmalar yapıldığını, ancak sendikanın iddialarının abartılı olduğunu savundu. Sözcü, yeni alımlarla personel sayısının artırıldığını ve teknolojik yatırımlarla süreçlerin daha verimli hale getirildiğini ifade etti. Ancak sendika, bu açıklamaların gerçeği yansıtmadığını ve sahadaki durumun giderek kötüleştiğini söylüyor.
Küresel boyut ve benzer sorunlar
Denetimli serbestlik hizmetlerindeki bu sorun yalnızca İngiltere ve Galler’e özgü değil. ABD, Kanada ve Avrupa'nın birçok ülkesinde benzer şikayetler dile getiriliyor. Pandemi sonrası artan suç oranları ve bütçe darboğazları, bu hizmetlerin üzerindeki baskıyı artırdı. Uzmanlar, denetimli serbestlik sisteminin etkili işlemesinin, suçla mücadelede cezaevi kapasitesi kadar önemli olduğunu vurguluyor.
Birleşik Krallık'ta cezaevi nüfusunun azaltılmasına yönelik reformlar kapsamında, düşük riskli suçluların toplum içinde denetlenmesi teşvik ediliyor. Ancak bu politika, denetimli serbestlik memurlarına daha fazla yük bindiriyor. Profesyoneller, bu hizmetlerin yetersiz finanse edilmesi halinde reformun başarısız olacağı ve güvenlik zaafiyetine yol açacağı görüşünde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de denetimli serbestlik sistemi, özellikle son yıllarda cezaevi nüfusunun azaltılması amacıyla yaygınlaştırılmaktadır. İngiltere ve Galler'de yaşanan sorunlar, bu sistemin etkin bir şekilde işlemesi için gerekli insan kaynağı ve finansmanın sağlanmasının ne kadar kritik olduğunu göstermektedir. Türk yetkililer, benzer aksaklıkların yaşanmaması için denetimli serbestlik hizmetlerine yeterli yatırım yapmalı ve personel sayısını artırmalıdır. Aksi takdirde, denetim yetersizliği suç oranlarının artmasına ve kamu güvenliğinin tehlikeye girmesine neden olabilir. Bu bağlamda, Türkiye'nin denetimli serbestlik politikalarını gözden geçirmesi ve uluslararası deneyimlerden faydalanması önerilmektedir.