Arnavutluk'un güney kıyısında, koruma altındaki bir sulak alanın yakınında eski ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı Jared Kushner'ın ortak olduğu bir lüks tatil köyü projesi, çevreciler ve yerel halkın tepkisini çekiyor. “Arnavutluk satılık değil” sloganıyla bir araya gelen protestocular, projenin bölgenin eşsiz ekosistemine ve binlerce flamingoya zarar vereceğini savunuyor. Proje, 2024 yılında duyuruldu ve inşaatın 2025 başında başlaması planlanıyor. Ancak çevre örgütleri, projenin yüzlerce hektarlık bakir kumsalı ve her yıl bölgede yuva yapan veya göç eden flamingo popülasyonunu tehdit ettiğini belirtiyor.
Gelişmenin arka planı: Yatırım mı, ekolojik felaket mi?
Jared Kushner'ın kurucusu olduğu Affinity Partners adlı özel sermaye fonu, Arnavutluk hükümetiyle yapılan anlaşma kapsamında Zvërnec ve Narta lagünleri yakınında beş yıldızlı bir otel, golf sahası ve yüzlerce lüks villa inşa etmeyi planlıyor. Projenin toplam değeri 1 milyar dolar olarak açıklandı. Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, yatırımı ülkenin turizm potansiyelini artıracak stratejik bir hamle olarak savunurken, çevreciler projenin çevresel etki değerlendirmesinin yetersiz olduğunu iddia ediyor.
Bölge, Akdeniz'in en önemli kuş göç yollarından biri üzerinde bulunuyor. Her yıl yaklaşık 10 bin flamingo, Narta Lagünü'nde ürüyor ve burada besleniyor. Ayrıca, Caretta caretta deniz kaplumbağaları ve nesli tükenmekte olan Akdeniz fokları gibi türler de bölgede yaşıyor. Çevre aktivistleri, projenin inşaatı sırasında oluşacak gürültü ve ışık kirliliğinin yanı sıra atık su yönetimindeki olası sorunların ekosistemi geri dönülemez şekilde bozacağı konusunda uyarıyor.
Protestolar, başkent Tiran başta olmak üzere ülke genelinde sürüyor. Geçtiğimiz hafta sonu düzenlenen gösteriye binlerce kişi katıldı. Arnavutluk'un en büyük muhalefet partisi Demokrat Parti de projeye karşı çıkarken, hükümetin ulusal çıkarları gözetmediğini öne sürüyor. Ancak Başbakan Rama, projenin 5 bin kişiye istihdam sağlayacağını ve ülke ekonomisine can vereceğini belirterek eleştirilere yanıt veriyor.
Uluslararası Doğa Koruma Birliği (IUCN) ve Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) gibi kuruluşlar, Arnavutluk hükümetine projenin iptal edilmesi çağrısında bulundu. AB Komşuluk ve Genişleme Komiseri Oliver Várhelyi de Arnavutluk'un AB üyelik sürecinde çevre standartlarına uyumun önemine vurgu yaparak, projenin 'Avrupa Yeşil Mutabakatı' hedefleriyle çeliştiğini ifade etti.
Bölgesel ve küresel boyut
Kushner'ın bu yatırımı, Balkanlar'da artan ABD etkisinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Trump yönetiminde baş danışmanlık yapan Kushner, eski görevi döneminde Kosova-Sırbistan arasındaki ekonomik normalleşme anlaşmasına da aracılık etmişti. Şimdi ise Arnavutluk'taki bu projeyle bölgedeki nüfuzunu ticari bir boyuta taşıyor. Ancak çevreciler, bu tür yatırımların uzun vadede Arnavutluk'un doğal varlıklarını tüketerek turizm gelirlerine zarar vereceğini savunuyor.
Benzer bir tartışma, Hırvatistan'ın Adriyatik kıyısında Trump Organization'ın planladığı otel projesinde de yaşanmıştı. Bu tür lüks turizm projeleri, bölgenin ekolojik dengesini bozması ve yerel halkı dışlaması nedeniyle eleştiriliyor. Arnavutluk'taki proje ise özellikle koruma altındaki bir alana yapılması planlandığı için daha fazla dikkat çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, benzer şekilde kıyı ve sulak alanlarında çevre-turizm dengesi sorunları yaşayan bir ülke. Arnavutluk'taki bu vaka, Türkiye'nin özellikle Akdeniz ve Ege kıyılarında planlanan büyük ölçekli turizm projelerinin ekosisteme etkileri konusunda ders niteliğinde. Ayrıca, Batı Balkanlar'da ABD'nin artan ekonomik nüfuzu, Türkiye'nin bölgedeki geleneksel etkisini dengeleyebilir. Türkiye, Arnavutluk ile tarihi, kültürel ve ekonomik bağlara sahip; bu tür çevresel krizler, iki ülke arasındaki iş birliğinin çevre politikalarını da kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğini gösteriyor.