ABD'de yaklaşan ara seçimler öncesinde yapılan son anketler, Başkan Donald Trump'ın İran'a yönelik politikalarının seçmen nezdinde ciddi bir erime yaşadığını ortaya koyuyor. CNN'in baş veri analisti Harry Enten, ara seçimlerde oy kullanması beklenen seçmenlerin yalnızca yüzde 29'unun Trump'ın İran yönetimini onayladığını açıkladı. Bu oran, 2020 başkanlık seçimlerinden bu yana yaşanan en düşük destek seviyesine işaret ediyor. Enten, "İki yıl içinde 24 puanlık bir düşüşten bahsediyoruz" diyerek dikkat çekici bir tabloyu gözler önüne serdi.
Anket Verileri ve Düşüşün Boyutu
CNN tarafından yayınlanan ve SSRS araştırma şirketi tarafından yürütülen anket, 3-6 Kasım tarihleri arasında 1.003 kayıtlı seçmenle telefon ve çevrimiçi olarak gerçekleştirildi. Anketin hata payı artı eksi 3,7 puan olarak hesaplanırken, sonuçlar ara seçimlerde oy kullanma ihtimali yüksek olan seçmenlerin nabzını tutuyor. Verilere göre, bu kritik seçmen grubunun yalnızca yüzde 29'u Trump'ın İran politikasını onaylarken, yüzde 59'u onaylamadığını belirtti. Kalan yüzde 12 ise kararsız olduğunu ifade etti.
Harry Enten, bu rakamların önemine vurgu yaparak, "İki yıl önce aynı dönemde yapılan anketlerde onay oranı yüzde 53 civarındaydı. Bugün yüzde 29'a geriledi. Bu, Amerikan siyasetinde ender görülen bir düşüş trendi" dedi. Özellikle bağımsız seçmenler arasında desteğin yalnızca yüzde 18'de kalması, Trump yönetiminin İran politikasının merkez sağ seçmen dışında büyük bir karşılık bulmadığını gösteriyor.
Neden Bu Kadar Düşük? Arka Plan ve Nedenler
Trump'ın İran politikasının temelini, 2018 yılında İran nükleer anlaşmasından (JCPOA) tek taraflı çekilmesi ve 'maksimum baskı' stratejisi oluşturuyor. Bu politika, İran'a yönelik ekonomik yaptırımların artırılmasını ve ülkenin petrol ihracatını hedef alıyor. Ancak bu hamleler, ülke içinde ve uluslararası alanda ciddi eleştirilere yol açtı. Avrupa Birliği ve diğer anlaşma taraflarının itirazlarına rağmen uygulanan yaptırımlar, İran ekonomisini zora sokarken, bölgedeki gerilimi de tırmandırdı.
İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerine yeniden başlaması ve uluslararası denetimlerin sınırlandırılması, Trump yönetiminin politikalarının sonuçları olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu durumun Orta Doğu'da istikrarsızlığı artırdığını ve ABD'nin ittifak sistemine zarar verdiğini savunuyor. Ayrıca, İran'ın Amerikan üslerine ve Suudi Arabistan'daki petrol tesislerine yönelik saldırıları, bölgesel bir çatışma riskini de beraberinde getirdi.
Seçmenlerin büyük bir bölümü, bu politikaların ABD'nin uluslararası itibarını zedelediğini ve başarısız olduğunu düşünüyor. Anket verilerine göre, "ABD'nin İran politikasının etkili olduğunu" düşünenlerin oranı yalnızca yüzde 22 seviyesinde. Bu da, Trump'ın İran'a yönelik sert tutumunun gözle görülür bir sonuç üretmediği algısını güçlendiriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Trump'ın İran politikası, sadece ABD iç siyasetini etkilemekle kalmıyor, aynı zamanda Orta Doğu'daki güç dengelerini de değiştiriyor. İran'a yönelik artan baskı, Suudi Arabistan ve İsrail gibi bölgesel aktörlerle ABD'nin ilişkilerini güçlendirirken, İran'ın Rusya ve Çin ile yakınlaşmasını hızlandırdı. Bu durum, bölgede yeni bir kutuplaşma yaratıyor.
Uluslararası arenada ise, ABD'nin tek taraflı kararları Avrupa ülkeleriyle ilişkilerde gerginliğe neden oldu. JCPOA'nın korunması için çaba gösteren Avrupalı liderler, Trump yönetiminin politikalarını sürekli olarak eleştirdi. Bu anlaşmazlık, transatlantik ittifakında derin çatlaklara yol açtı. ABD'nin İran politikası yüzünden Avrupa ile yaşanan bu gerilim, NATO içinde de sorunlara kaynaklık ediyor.
Diğer yandan, İran'ın nükleer programındaki işgalci adımları ve devam eden müzakerelerin durması, nükleer silahlanma konusunda ciddi endişeleri artırıyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) raporları, İran'ın yüksek düzeyde uranyum zenginleştirdiğini ortaya koyarken, bu durum bölgede bir silahlanma yarışını tetikleyebilir.
Seçimlere kısa bir süre kala, Trump'ın İran politikasının seçmenler üzerindeki etkisi, Cumhuriyetçilerin ara seçimlerdeki performansını belirleyebilecek unsurlar arasında görülüyor. Uzmanlar, İran meselesinin yanı sıra ekonomi ve göç gibi konuların da seçmenin oyunu etkileyeceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin İran politikasındaki bu düşüş, Türkiye açısından dolaylı ama önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, İran ile enerji ticaretini sürdürürken, ABD yaptırımları nedeniyle sık sık ikilemler yaşıyor. Trump'ın politikalarına onayın azalması, gelecekte İran'a yönelik sert yaklaşımın yumuşaması ihtimalini gündeme getirebilir. Bu durum, Türkiye'nin enerji ithalatında elini rahatlatabilir ve bölgesel ticaretini olumlu etkileyebilir. Ayrıca, ABD-İran geriliminin düşmesi, Orta Doğu'da istikrarı artırabilir ve Türkiye'nin güvenlik kaygılarını azaltabilir. Ancak, politikadaki belirsizlikler ve Kongre'nin tutumu, bu senaryonun gerçekleşmesini engelleyebilecek faktörler olarak öne çıkıyor.