Appalachia bölgesinde küresel ısınmanın tetiklediği aşırı yağışlar ve buna bağlı sellerin, opioid kullanımına bağlı ölümlerde artışa yol açtığı ortaya çıktı. Yale Üniversitesi araştırmacılarının yürüttüğü yeni bir çalışma, sel felaketlerinin yaşandığı bölgelerde aşırı doz vakalarının önemli ölçüde yükseldiğini gösteriyor. Araştırma, 2020-2022 yılları arasında Appalachia'nın çeşitli eyaletlerinde meydana gelen 11 büyük sel olayını inceledi. Sel bölgelerinde, felaketin ardından iki hafta içinde opioid kaynaklı ölümlerin yüzde 18 oranında arttığı tespit edildi.
Sellerin Opioid Krizi Üzerindeki Etkisi
Appalachia, Amerika Birleşik Devletleri'nde opioid salgınından en fazla etkilenen bölgelerden biri olarak biliniyor. Bölgede reçeteli ağrı kesicilere erişimin kolay olması ve işsizlik gibi ekonomik faktörler, bağımlılık oranlarını yüksek tutuyor. Küresel ısınmanın beraberinde getirdiği şiddetli yağışlar ve seller, bu hassas durumu daha da kötüleştiriyor. Araştırmacılar, sellerin sağlık hizmetlerine erişimi kesintiye uğrattığını, bağımlılık tedavi merkezlerinin kapanmasına yol açtığını ve strese bağlı olarak madde kullanımını artırdığını belirtiyor.
Çalışma kapsamında, selin vurduğu bölgelerdeki sağlık kayıtları incelendi. Özellikle selden sonraki ilk iki haftada, aşırı doz vakalarının hızla arttığı gözlemlendi. Uzmanlar, sel bölgelerinde temiz içme suyu ve ilaçlara erişimin azalmasının, bağımlıların yasa dışı yollardan daha güçlü opioidler temin etmesine neden olabileceğini ifade ediyor. Ayrıca, sel felaketleri sonrası artan işsizlik ve evsizlik gibi sosyal sorunlar da bağımlılığı tetikleyen faktörler arasında sayılıyor.
İklim Değişikliği ve Sağlık Krizleri Arasındaki Bağlantı
Appalachia'daki bu durum, iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki karmaşık etkilerine işaret ediyor. Artan sıcaklıklar ve değişen yağış rejimleri, yalnızca fiziksel sağlığı değil, aynı zamanda ruh sağlığını ve bağımlılıkla mücadeleyi de etkiliyor. Dünya genelinde benzer bulgulara rastlanıyor; örneğin, Kasırga Maria sonrası Porto Riko'da opioid kullanımında artış yaşanmıştı. Uzmanlar, bu tür doğal afetlerin madde kullanım bozukluklarını derinleştirdiğine ve kırılgan topluluklarda kalıcı hasarlara yol açtığına dikkat çekiyor.
Appalachia'da durum daha vahim çünkü bölge zaten kronik bir opioid kriziyle boğuşuyor. 1990'lardan bu yana bölgede ağrı kesici reçetelerinde patlama yaşanmış, ardından eroin ve fentanil gibi daha güçlü maddelere geçiş hızlanmıştı. Bugün, Amerika'da önlenebilir ölüm nedenleri arasında ilk sıralarda yer alan aşırı doz vakaları, Appalachia'da ulusal ortalamanın çok üzerinde seyrediyor. Araştırma, iklim değişikliğiyle mücadelede sağlık politikalarının da entegre edilmesi gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Appalachia'da sel ve opioid ölümleri arasındaki bağlantı, Türkiye için de önemli dersler içeriyor. Ülkemizde son yıllarda artan sel felaketleri, özellikle Karadeniz Bölgesi'nde can ve mal kaybına yol açarken, madde bağımlılığı oranları da düşük olmamakla birlikte bölgesel farklılıklar gösteriyor. İklim değişikliğinin doğal afetlerin sıklığını ve şiddetini artırması beklenirken, bu tür krizlerin bağımlılıkla mücadele politikalarını da etkileyeceği öngörülebilir. Türkiye'nin afet yönetimi planlarına sağlık hizmetlerinin sürekliliğini ve bağımlılık tedavi merkezlerinin korunmasını dahil etmesi, gelecekteki olası krizlere karşı hazırlıklı olmayı sağlayabilir.