ABD'de yapılan yeni bir kamuoyu araştırması, yapay zekanın (YZ) işgücü piyasası üzerindeki etkisine ilişkin toplumdaki kaygının boyutunu ortaya koydu. Reuters ve Ipsos tarafından 3-8 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilen ankete katılan 4 bin 531 kişinin yüzde 53'ü, yapay zekanın kendilerinin ya da hanelerindeki bir başka bireyin işini kaybetmesine neden olacağından endişe duyduğunu ifade etti. Bu oran, teknolojinin hızla yaygınlaşması ve otomasyonun birçok sektörde rutin işleri üstlenmeye başlamasıyla birlikte Amerikalıların geleceğe dair belirsizliklerini gözler önüne seriyor.
Anketin ayrıntıları ve katılımcıların profili
Anket sonuçlarına göre, yapay zeka kaynaklı iş kaybı endişesi, demografik gruplar arasında farklılık gösteriyor. Gelir düzeyi daha düşük olan katılımcılar, yüksek gelirlilere kıyasla daha fazla kaygı taşırken, genç nesiller (18-34 yaş) arasında endişe oranı yüzde 60'ı buluyor. Buna karşın 55 yaş üstü katılımcılarda bu oran yüzde 45'e düşüyor. Eğitim seviyesi de önemli bir faktör: üniversite mezunlarının yüzde 48'i endişeli iken, lise mezunlarında bu oran yüzde 57'ye çıkıyor. Cinsiyet açısından kadınlar (yüzde 56), erkeklere (yüzde 49) kıyasla daha fazla kaygılı. Ankette ayrıca katılımcıların yüzde 68'i, yapay zekanın iş dünyasında etik sorunlara yol açabileceğini düşünüyor. Sadece yüzde 22'si ise yapay zekanın hayatlarını olumlu yönde etkileyeceğine inanıyor.
Yapay zeka ve işgücü piyasası: küresel bir endişe
Yapay zekanın istihdam üzerindeki etkisi yalnızca ABD'de değil, dünya genelinde tartışılıyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Ekonomik Forumu gibi kuruluşların raporları, önümüzdeki on yıl içinde küresel işgücünün yüzde 30 ila 40'ının yapay zeka ve otomasyon nedeniyle dönüşüm geçireceğini öngörüyor. Özellikle beyaz yakalı işler (veri girişi, muhasebe, hukuk danışmanlığı) ve müşteri hizmetleri gibi alanlar risk altında. Ancak yapay zeka aynı zamanda yeni iş alanları da yaratıyor: yapay zeka mühendisliği, veri bilimi ve etik danışmanlığı gibi roller. Uzmanlar, işgücünün beceri dönüşümüne (upskilling) yatırım yapılması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de yapay zeka kaynaklı iş kaybı endişeleri giderek artıyor. Özellikle çağrı merkezleri, bankacılık ve perakende sektörlerinde otomasyon yaygınlaşırken, benzer kaygıların Türkiye'de de yüksek olması bekleniyor. Ancak Türkiye'nin genç nüfusu ve eğitim sisteminin dijital dönüşüme uyum hızı, bu sürecin yönetiminde kritik rol oynayacak. ABD'deki bu anket, Türkiye'deki politika yapıcılar için bir uyarı niteliği taşıyor: işgücünün geleceğe hazırlanması, sosyal güvenlik ağlarının güçlendirilmesi ve yapay zeka okuryazarlığının artırılması acil ihtiyaçlar arasında. Aksi halde, teknolojik dönüşüm fırsat olmaktan çıkıp toplumsal bir krize dönüşebilir.