Yeni bir kamuoyu yoklaması, ABD Başkanı Donald Trump'ın ikinci döneminin 18. ayında, başkanlık seçimleri için kritik öneme sahip tüm eyaletlerde onay oranının negatif seyrettiğini ortaya koydu. Anket sonuçlarına göre Trump, 2020 seçimlerine damga vuran Michigan, Pensilvanya, Wisconsin, Georgia, Arizona ve Nevada gibi eyaletlerde yüzde 50'nin altında bir performans sergiliyor. Bu durum, Kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçi Parti için endişe verici bir tablo çiziyor.
Trump'ın Onay Oranları Eyalet Eyalet Düşüşte
Morning Consult tarafından gerçekleştirilen ve 27 Temmuz-2 Ağustos tarihleri arasında her eyalette en az 500 kayıtlı seçmenle yapılan ankete göre, Trump'ın ulusal onay oranı yüzde 44'te kalırken, onaylamama oranı yüzde 54'e ulaştı. Başkanın en düşük performans gösterdiği eyaletler arasında Kaliforniya (yüzde 38 onay) ve New York (yüzde 37 onay) gibi geleneksel olarak Demokrat Parti'nin güçlü olduğu bölgeler yer alırken, en yüksek onayı yüzde 62 ile Batı Virginia'da aldı. Ancak dikkat çekici olan, 2020'de büyük çekişmelere sahne olan salıncak eyaletlerdeki tablo. Michigan'da onay oranı yüzde 43, Pensilvanya'da yüzde 44, Wisconsin'de yüzde 45, Georgia'da yüzde 46, Arizona'da yüzde 45 ve Nevada'da yüzde 42 olarak ölçüldü. Bu eyaletlerin tamamında Trump'ı onaylamayanların oranı yüzde 50'nin üzerinde.
Anket, özellikle başkanın ekonomi yönetimine duyulan güvenin azaldığına işaret ediyor. Trump'ın enflasyon ve istihdam politikaları, seçmenlerin yalnızca yüzde 38'i tarafından onaylanırken, bu oran salıncak eyaletlerde daha da düşüyor. Uzmanlar, bu durumun Cumhuriyetçi Parti'nin ara seçim stratejisini doğrudan etkileyeceğini belirtiyor. Zira 2018'deki ilk dönem ara seçimlerinde de benzer bir trend yaşanmış ve Demokratlar Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu elde etmişti.
Siyasi Yansımalar ve 2024 Sinyalleri
Trump'ın düşen onay oranları, yalnızca ara seçimler için değil, aynı zamanda 2024 başkanlık seçimleri için de önemli sinyaller veriyor. Eğer başkan, bu kritik eyaletlerdeki desteğini artıramazsa, yeniden seçilme şansı ciddi şekilde azalacak. Öte yandan, Demokrat Parti'nin potansiyel adaylarından Vali Ron DeSantis gibi isimler, Trump'ın zayıfladığı bölgelerde kendi popülaritelerini artırma fırsatı yakalıyor. Florida'da yüzde 48 onay oranına sahip olan DeSantis, özellikle Güney eyaletlerinde Trump'ın yerini alabilecek bir figür olarak öne çıkıyor.
Anketin bir diğer çarpıcı sonucu ise, bağımsız seçmenler arasında Trump'ın onay oranının yalnızca yüzde 35 olması. Bağımsızlar, Amerikan siyasetinde kilit rol oynuyor ve bu grubun desteğini kaybetmek, Trump'ın seçim hesaplarını altüst edebilir. Michigan, Pensilvanya ve Wisconsin gibi eyaletlerde bağımsızların oyları belirleyici oluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD Başkanı Trump'ın düşen onay oranları, Türkiye-ABD ilişkileri açısından iki yönlü bir anlam taşıyor. Birincisi, Trump'ın iç siyasette zayıflaması, dış politikada daha öngörülemez adımlar atmasına yol açabilir; bu da Türkiye'nin Suriye, Doğu Akdeniz ve savunma sanayii gibi konularda ABD ile yaşadığı gerilimleri artırabilir. İkincisi, ara seçimlerde Demokratların güçlenmesi, Kongre'nin Türkiye'ye yönelik tutumunu sertleştirebilir; özellikle S-400 ve insan hakları konularında yeni yaptırım kararları gündeme gelebilir. Ancak Trump'ın zayıfladığı bir ortamda, Türkiye'nin ABD ile ilişkilerde daha dengeli bir yaklaşım benimsemesi ve Avrupa ülkeleriyle alternatif ittifakları güçlendirmesi stratejik bir önem kazanıyor.