Londra merkezli Public First araştırma şirketinin yayımladığı yeni bir anket, İngiltere'de aşırı sağcı popülist Nigel Farage'ın 'anti-düzen' söylemine ve Reform UK partisinin erken seçim stratejisine karşı seçmenler arasında yaygın bir şüphe olduğunu ortaya koydu. Anket, Farage'ın geçtiğimiz haftalarda Avam Kamarası'nda bir sandalye kazanmak için tetiklediği ara seçim kararının, halk nezdinde beklenen ilgiyi görmediğini gösteriyor. Public First verilerine göre, seçmenlerin yalnızca %12'si Farage'ın 'sisteme karşı savaş' anlatısına inanırken, %68'i bu söylemi 'inandırıcı bulmadığını' ifade etti. Bu durum, Brexit referandumu sonrası yükselişe geçen popülist dalganın İngiltere'de yavaş yavaş sönmekte olduğu yorumlarına yol açtı.
Farage'ın Erken Seçim Hamlesi Neden İşe Yaramadı?
Reform UK lideri Nigel Farage, geçtiğimiz ay İngiltere'nin kuzeydoğusundaki Hartlepool seçim bölgesinde bir ara seçim yapılmasını sağlamak için meclisteki tek milletvekilini istifaya zorlamıştı. Amaç, partisinin ana akım siyasete karşı bir protesto oyu alarak büyüyebileceğini göstermekti. Ancak Public First'ün saha araştırması, Hartlepool seçmenlerinin %54'ünün Farage'ın hamlesini 'siyasi bir oyun' olarak nitelendirdiğini gösteriyor. Ankete katılanların yalnızca %18'i, Farage'ın 'işçi sınıfının sesi olma' iddiasını gerçekçi bulurken, %37'si Reform UK'i 'aşırı sağcı bir hareket' olarak tanımladı. Araştırmada dikkat çeken bir diğer bulgu ise, 2019 seçimlerinde Muhafazakar Parti'ye oy veren seçmenlerin yalnızca %7'sinin bugün Farage'ı destekleme eğiliminde olması. Bu, Muhafazakarların Brexit sonrası sağ kanadını korumayı başardığını gösteriyor.
İngiltere'de Popülizm Dalgası Neden Zayıflıyor?
Uzmanlar, İngiltere'de popülist dalganın zayıflamasını birkaç faktöre bağlıyor. Birincisi, Brexit sonrası yaşanan ekonomik zorluklar ve yüksek enflasyon, seçmenleri radikal çözümlerden uzaklaştırdı. İkincisi, ana akım siyasi partilerin (özellikle İşçi Partisi'nin) popülist söylemleri emmesi ve kısmen benimsemesi, Farage gibi figürlerin 'tek alternatif' olma avantajını ortadan kaldırdı. Üçüncüsü ise, İngiliz seçmenlerin siyasi istikrarı tercih etmesi. Public First anketine göre, seçmenlerin %61'i 'politikacılardan memnun olmasam da sistemi yıkmak istemiyorum' görüşünü savunurken, bu oran Farage'ın 'ateşle oynama' söylemine destek verenlerde %15'e düşüyor. Ayrıca, İngiltere'nin Rusya-Ukrayna savaşında oynadığı aktif rol ve NATO'ya bağlılık gibi dış politika konuları, seçmenlerin daha güvenilir ellerde olma arayışını güçlendirdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Her ne kadar doğrudan Türkiye'yi ilgilendiren bir gelişme olmasa da, İngiltere'de popülizmin gerilemesi küresel çapta aşırı sağ hareketlerin seyri açısından önemli bir sinyal. Brexit sonrası İngiltere'nin Türkiye ile ticari ve stratejik ilişkilerinde daha rasyonel bir çizgiye dönmesi, Ankara'nın Londra'dan beklentilerini olumlu etkileyebilir. Ayrıca, Farage'ın zayıflaması, Avrupa'da yükselen sağ popülizme karşı Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinde daha istikrarlı bir muhatap bulmasına katkı sağlayabilir.