ABD Senatosu’nun etkili isimlerinden Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham’ın ani vefatı, Ukrayna’ya yönelik askeri ve diplomatik desteğin geleceği konusunda soru işaretleri yarattı. Başkan Donald Trump’ın Ukrayna politikasında kilit bir rol oynayan Graham, özellikle Kiev yönetimine silah sevkiyatı ve Rusya’ya yönelik yaptırımların sıkılaştırılması konularında Kongre’deki en güçlü seslerden biriydi. Onun yokluğunda, Ukrayna’nın ABD’den aldığı desteğin azalabileceği endişesi hem Washington’da hem de Kiev’de tartışılıyor.
Graham’ın Ukrayna politikasındaki rolü
Lindsey Graham, Trump yönetiminin Ukrayna konusunda Cumhuriyetçi Parti içindeki en sadık müttefiklerinden biriydi. 2023’te Kiev’i ziyaret ederek Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile bir araya gelmiş ve “Ukrayna’yı asla yalnız bırakmayacağız” mesajı vermişti. Senato Silahlı Hizmetler Komitesi üyesi olarak, Ukrayna’ya 40 milyar dolarlık ek yardım paketinin onaylanmasında kritik oy kullanmıştı. Ayrıca Rusya’ya yönelik enerji yaptırımlarının genişletilmesi için hazırlanan yasa tasarısının arkasındaki isimlerden biriydi. Onun liderliğindeki bir grup Cumhuriyetçi senatör, Ukrayna’ya F-16 savaş uçaklarının tedarik sürecini hızlandırmak için Beyaz Saray’a baskı yapıyordu.
Graham’ın ölümü, özellikle Cumhuriyetçi Parti’nin geleneksel olarak Ukrayna yanlısı kanadını zayıflatabilir. Parti içinde giderek güçlenen “müdahale karşıtı” söylem, Graham’ın yokluğunda daha da belirgin hale gelebilir. Bazı analistler, Trump’ın Ukrayna konusunda daha temkinli bir tutum benimseyebileceğini, hatta Rusya ile müzakere masasına oturabileceğini öne sürüyor. Ancak Pentagon ve Dışişleri Bakanlığı’ndaki bürokratik yapı, Ukrayna’ya yönelik mevcut yardım akışının en azından kısa vadede devam edeceğini sinyalini veriyor.
Küresel yansımalar ve Avrupa’nın rolü
Graham’sız bir ABD Senatosu, Avrupa’daki müttefikler için de endişe kaynağı. AB ve NATO ülkeleri, ABD’nin Ukrayna’ya verdiği desteğin azalması durumunda kendi üzerlerindeki yükün artacağını biliyor. Özellikle Almanya ve Fransa, Ukrayna’ya daha fazla askeri malzeme ve mali yardım göndermek zorunda kalabilir. Ancak Avrupa Birliği’nin kendi içindeki bütçe tartışmaları ve Macaristan gibi ülkelerin direnci, bu artışı zorlaştıracak. Öte yandan Rusya, Graham’ın ölümünü Batı’nın Ukrayna konusundaki kararlılığının sorgulanması için propaganda fırsatı olarak kullanabilir. Kremlin yakınlarındaki bazı yorumcular, bu durumun ABD’nin “Ukrayna yorgunluğunun” bir işareti olduğunu iddia ediyor.
Ukrayna cephesinde ise durum kritik. Son haftalarda Harkiv ve Donetsk bölgelerinde Rus güçlerinin ilerleyişi sürüyor. Ukrayna ordusu, özellikle hava savunma sistemleri ve topçu mühimmatı konusunda acil ihtiyaç içinde. Graham’ın kaybı, bu ihtiyaçların Kongre’de savunulması noktasında bir boşluk yaratabilir. Ancak Biden yönetimi, Kongre’deki Cumhuriyetçilerin de desteğiyle Ukrayna’ya 6 milyar dolarlık yeni bir yardım paketi için çalışmalara başladı. Bu paketin onaylanması halinde, Graham’ın yokluğunun kısa vadede etkisi sınırlı kalabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Lindsey Graham’ın ölümü, Ankara’nın Ukrayna politikasını doğrudan etkilemese de bölgesel dinamikler açısından dikkatle izlenmeli. Graham, Türkiye’nin S-400 hava savunma sistemi alımına karşı çıkan ve Ankara’ya CAATSA yaptırımlarının uygulanmasını savunan bir isimdi. Onun yokluğu, ABD-Türkiye ilişkilerinde bir yumuşama potansiyeli barındırabilir. Ancak asıl belirleyici faktör, Ukrayna’ya desteğin azalmasının Karadeniz güvenliğine etkisi olacak. Türkiye, Montrö Boğazlar Sözleşmesi uyarınca Karadeniz’deki askeri dengenin korunmasına önem veriyor. ABD’nin Ukrayna’ya desteğinin azalması, Rusya’nın bölgedeki askeri varlığını artırmasına neden olabilir ve bu da Türkiye’nin çıkarına uygun değil. Ayrıca, Ukrayna ile imzalanan insansız hava aracı anlaşmaları ve savunma iş birliği, ABD desteğindeki olası bir azalmadan etkilenebilir. Ankara, bu nedenle Avrupa’yla koordinasyonu güçlendirerek Ukrayna’nın savunma kapasitesini korumaya yönelik alternatif yollar arayabilir.