Reuters ve Ipsos tarafından yapılan bir kamuoyu yoklaması, Amerikalıların dörtte beşinin ABD'nin İran ile savaşının uzun bir süre devam edeceğini beklediğini ortaya koydu. Anket, çatışmaların yoğunlaştığı ve ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın Basra Körfezi'ndeki deniz ticaretini ablukaya aldığını duyurduğu bir dönemde gerçekleştirildi. Bu gelişme, bölgedeki tansiyonun daha da yükselmesine ve küresel enerji piyasalarında belirsizliğin artmasına neden oldu.
Anketin Ayrıntıları ve Savaşın Seyri
Reuters/Ipsos anketi, 12-13 Temmuz tarihleri arasında 1.234 Amerikalı yetişkinle online olarak yapıldı. Katılımcıların yüzde 78'i ABD'nin İran ile olan askeri angajmanının 'uzun süreceğini' belirtirken, sadece yüzde 12'si çatışmaların 'kısa sürede sona ereceğini' düşündü. Trump yönetimi, İran'ın petrol ihracatını sıfırlamayı hedefleyen 'azami baskı' politikasını sürdürürken, İran da Körfez'deki tankerlere yönelik saldırılarıyla karşılık veriyor. Pentagon, ABD savaş gemilerinin bölgedeki devriyelerini artırdığını ve İran'a ait insansız hava araçlarını düşürdüğünü açıkladı. Uzmanlar, iki ülke arasındaki doğrudan bir çatışmanın bölgesel bir savaşa dönüşme riski taşıdığı konusunda uyarıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD-İran gerginliği, sadece Orta Doğu'yu değil, küresel enerji güvenliğini de tehdit ediyor. Basra Körfezi, dünya petrolünün yaklaşık üçte birinin geçtiği stratejik bir su yolu. Trump'ın abluka kararı, petrol fiyatlarını varil başına 70 doların üzerine çıkarırken, Asya ve Avrupa ülkeleri alternatif tedarik rotaları arayışına girdi. İran, buna karşılık Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidinde bulunuyor. Bu durum, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ABD müttefiklerini de endişelendiriyor. Çin ve Rusya, çatışmanın diplomatik yollarla çözülmesi çağrısı yaparken, Birleşmiş Milletler acil bir ateşkes talep ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem İran'a komşu olması hem de enerji ihtiyacının büyük kısmını ithal etmesi nedeniyle bu çatışmadan doğrudan etkileniyor. Körfez'de olası bir abluka, Türkiye'nin petrol ve doğalgaz tedarikinde aksamalara yol açabilir, enerji fiyatlarını yükseltebilir. Ayrıca, ABD'nin bölgedeki askeri varlığını artırması, Türkiye'nin güvenlik çıkarlarıyla çelişen adımlar olarak değerlendiriliyor. Ankara, hem Washington hem de Tahran'la diyalog kanallarını açık tutarak, çatışmanın yayılmasını engellemeye çalışıyor. Ekonomik olarak ise, artan petrol fiyatları cari açığı daha da büyütebilir. Bu nedenle Türkiye, diplomatik çözüm arayışlarını desteklemekte ve tansiyonun düşürülmesi için arabuluculuk rolü üstlenmektedir.