Amerika Birleşik Devletleri, 4 Temmuz 2026'da 250. kuruluş yıl dönümünü kutlamaya hazırlanırken, ilk resmi kutlamaların Pasifik'teki Guam adasında yapılacağı açıklandı. Beyaz Saray ve Guam Valiliği tarafından yapılan ortak açıklamaya göre, Amerikan bağımsızlığının simgesel olarak ilk kez Guam'da anılması, adanın ABD için stratejik ve tarihi önemini vurguluyor. Yetkililer, bu tercihin Guam'ın Amerikan ulusal güvenliğindeki kritik rolünü ve ada halkının ülkeye yaptığı katkıları onurlandırmayı amaçladığını belirtti.
Guam'ın Stratejik Önemi ve Tarihi Bağlamı
Guam, Büyük Okyanus'un batısında, Japonya, Filipinler ve Avustralya arasında yer alan bir ABD toprağıdır. 1898'de İspanya-Amerika Savaşı sonrasında ABD kontrolüne geçen ada, II. Dünya Savaşı'nda Japon işgaline uğramış ve 1944'te ABD tarafından geri alınmıştır. Günümüzde Guam, ABD'nin Pasifik'teki en önemli askeri üslerinden birine ev sahipliği yapmaktadır. Andersen Hava Üssü ve Deniz Üssü Guam, ABD Hava Kuvvetleri ve Donanması için kritik lojistik ve operasyonel merkezlerdir. Özellikle Çin'in artan askeri varlığı karşısında Guam, ABD'nin Asya-Pasifik stratejisinde yay gerginliğini koruyan bir kilit taşıdır. Adada yaklaşık 170 bin kişi yaşamakta olup, bunların büyük çoğunluğu ABD vatandaşıdır. Ancak Guam'ın ABD Kongresi'nde oy hakkı bulunmamakta, bu da adanın siyasi statüsünü tartışmalı kılmaktadır.
Guam'ın 250. yıl kutlamalarına ev sahipliği yapması, sadece sembolik bir jest değil, aynı zamanda ABD'nin Hint-Pasifik bölgesine verdiği önemi yeniden teyit etmektedir. Kutlamalar kapsamında askeri geçit törenleri, kültürel festivaller ve havai fişek gösterileri planlanmaktadır. ABD Savunma Bakanlığı, etkinlikler sırasında bölgedeki tatbikatlarını artıracağını ve müttefiklerle koordinasyon içinde olacağını duyurdu. Bu adım, Çin'in Tayvan ve Güney Çin Denizi'ndeki iddialarına karşı ABD'nin caydırıcılık mesajı olarak yorumlanıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Çin Reaksiyonu ve Hint-Pasifik Dinamikleri
Guam'daki kutlamalar, ABD-Çin rekabetinin yoğunlaştığı bir döneme denk geliyor. Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Her ülkenin kendi egemenlik sınırları içinde kutlama yapması doğaldır, ancak bu tür eylemlerin bölgesel gerginliği artırmaması gerekir" ifadelerini kullandı. Uzmanlar, ABD'nin Guam'ı öne çıkarmasının Çin'e karşı bir meydan okuma olduğunu ve iki ülke arasındaki stratejik rekabetin derinleştiğini belirtiyor. Guam, aynı zamanda ABD'nin nükleer caydırıcılık kapasitesinin önemli bir parçası olan B-2 ve B-52 bombardıman uçaklarına ev sahipliği yapıyor. Son yıllarda ABD, adanın füze savunma sistemlerini güçlendirirken, Çin ise Guam'ı vurabilecek menzildeki füze ve deniz varlıklarını artırıyor. Bu bağlamda Guam, sadece bir kutlama mekanı değil, aynı zamanda süper güçler arasındaki asimetrik dengenin test edildiği bir alan olarak öne çıkıyor.
Öte yandan, Guam'ın yerli halkı olan Çamorrolar, kendi kaderini tayin hakkı ve tam vatandaşlık taleplerini yineleyerek kutlamaları protesto edebileceklerini sinyalledi. Ada aktivistleri, ABD'nin 250 yıllık tarihinde Guam'ın sömürge statüsünün devam etmesini eleştiriyor. Ancak ABD yönetimi, kutlamaların adanın ABD'ye bağlılığını ve ortak geleceğini pekiştireceğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Guam'daki kutlamalar Türkiye'yi doğrudan ilgilendirmese de, ABD'nin Asya-Pasifik'teki askeri yığınağı ve Çin ile rekabeti, küresel güç dengelerini etkilemektedir. Türkiye, ABD ile müttefiklik ilişkisinde özellikle F-35 ve S-400 krizleri sonrası hassas bir dönemden geçerken, Guam'daki bu sembolik hamle, ABD'nin odağının Asya'ya kaydığını teyit etmektedir. Bu durum, Türkiye'nin NATO içindeki konumunu ve alternatif savunma işbirlikleri arayışını (örneğin, yerli savunma sanayii) daha da önemli hale getirebilir. Ayrıca, ABD'nin Pasifik'teki angajmanı arttıkça Ortadoğu'da boşluk oluşması riski, Türkiye'nin bölgesel politikasında daha proaktif olmasını gerektirebilir.