Brezilya Amazonu'nda ormansızlaşma, bu yıl sonunda şimdiye kadarki en düşük seviyeye ulaşma yolunda ilerliyor. Hükümet verileri, 2024 yılının ilk yarısında orman kaybının bir önceki yıla göre %30 oranında azaldığını gösteriyor. Resmi kaynaklar bu başarıyı, yasadışı ağaç kesimi ve arazi gaspına karşı artırılan denetim ve cezai yaptırımlara bağlıyor. Uydu görüntüleriyle desteklenen verilere göre, Ocak-Ağustos döneminde Amazon'da yok edilen orman alanı yaklaşık 4,000 kilometrekare olarak gerçekleşti; bu, 2012'den bu yana aynı dönem için kaydedilen en düşük değer.
Gelişmenin arka planı: Yeni hükümetin politikaları
Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva, Ocak 2023'te göreve geldikten sonra çevre koruma politikalarını köklü biçimde değiştirdi. Selefi Jair Bolsonaro döneminde Amazon'daki ormansızlaşma, 2000'li yılların ortasından bu yana en yüksek seviyelere fırlamıştı. Lula, seçim kampanyasında Amazon'un korunmasını öncelikli hedef olarak belirlemiş, göreve başlar başlamaz da Çevre Bakanlığı'nın bütçesini artırmış ve yasadışı faaliyetlerle mücadele birimlerini yeniden yapılandırmıştı.
Hükümetin attığı adımlar arasında, uydu izleme sistemlerinin geliştirilmesi, orman içindeki yasadışı altın madenlerine yönelik operasyonlar ve tarım arazisi açmak amacıyla orman yakılmasına karşı ağır para cezaları getirilmesi yer alıyor. Brezilya Çevre Bakanı Marina Silva, ormansızlaşmadaki düşüşün yalnızca başlangıç olduğunu, hedeflerinin 2030 yılına kadar sıfır ormansızlaşmaya ulaşmak olduğunu söyledi.
Bölgesel ve küresel boyut: Amazon'un geleceği
Amazon yağmur ormanları, dünyadaki kara yüzeyinin yaklaşık %6'sını kaplıyor ve küresel karbon emiliminin önemli bir kısmını sağlıyor. Ormansızlaşmanın azalması, iklim değişikliğiyle mücadele açısından kritik öneme sahip. Uzmanlar, Amazon'un yok olması durumunda, bölgenin karbon yutaklarından karbon kaynağına dönüşebileceği ve küresel ısınmayı hızlandırabileceği uyarısında bulunuyor.
Brezilya'nın bu başarısı, uluslararası toplumda takdirle karşılandı. Avrupa Birliği, Amazon Fonu'na yapacağı katkıyı artırmayı değerlendirirken, Norveç ve Almanya gibi ülkeler desteğini sürdüreceklerini açıkladı. Ancak bazı çevre örgütleri, ormansızlaşmadaki düşüşün kalıcı olması için yapısal reformların ve yasal düzenlemelerin güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Özellikle tarım ve hayvancılık sektörünün baskısı, yasadışı faaliyetlerin tamamen durdurulmasını zorlaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Amazon'daki ormansızlaşmanın azalması, küresel iklim hedefleri açısından olumlu bir sinyal olsa da Türkiye'ye doğrudan bir yansıması sınırlı. Türkiye, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında Paris Anlaşması'na taraf olmuş ve 2053 net sıfır emisyon hedefini belirlemiş durumda. Amazon'un korunması, küresel karbon dengesi ve hava sirkülasyonu üzerinde etkili olduğu için dolaylı yoldan Türkiye'deki tarım verimliliği ve su kaynaklarını da etkileyebilir. Ayrıca Brezilya ile ticari ilişkilerde çevre standartlarının yükselmesi, Türkiye'ye yapılan tarım ve hammadde ihracatında yeni düzenlemeleri gündeme getirebilir.